Sınanmadığınız hayatın yargılayanı olmayın.
Sanki ülkenin her kurumu liyakata göre iş veriyormuş gibi, eş dost akraba ile kontenjan doldurulmuyormuş gibi, birinci-ikinci sevgililer belediyelerde işe alınmıyormuş gibi işsiz insanlara akıl vermeniz beni çok rahatsız ediyor.
Herkesin koşulları aynı değil. Aynı şehirde, aynı yaşta olup bambaşka hayatlar yaşayan insanlar var. Kimisi torpille bir kapıdan girerken, kimisi o kapının önünden defalarca geri çevriliyor.
“Çalışsaydı olurdu” demek kolay. Ama herkes aynı başlangıç çizgisinde değil. Kimi yarışa birkaç metre önden başlıyor, kimi ayağına bağlanan yükle yürümeye çalışıyor.
Bu yüzden kimse kimsenin mücadelesini küçümsemesin. İnsanların hayatına dışarıdan bakıp hüküm vermek yerine, biraz susup anlamaya çalışmak daha kıymetli.
Bu or evlatları bilseki idam edilecek veyahut kısasa kısas olacak bunu yapabilir mi? Sanmıyorum. 15-20 yıl arası hapis cezası verilir, 4-5 yıl sonra da salırlar bu veledi zinayı
İzmir Çiğli'de 26 yaşındaki Gözde Akbaba, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Lokman isimli erkek tarafından kendi evinin önünde pusu kurularak bacağından vuruldu.
2 gün yoğun bakımda kalan genç kadın hayatını kaybetti...
yardıma gider üzerine ev taşıdı masrafı çoktur diye yemeği biz ısmalardık çünkü neoliberal politikaların bireyselcilik masallarına inanıp kendini çok önemli biri sanan orrçocukları değiliz
Tolga Turan: “Evlenmeye kalksan tek başınasın. Sosyal medyayı bir açıyorsun, ‘birileri’ kilo kilo altın takıyor.
Sen şehirli oldun ama birileri aşiretiyle seni korkutmaya çalışıyor değil mi?
O kaçakçılıktan voleyi vurmuş eşkıyanın oğlu, sen gazi torunusun ama bugün gelişmemiş İç Anadolu köylüsü sen oldun.
Üniversite mezun olmana rağmen böyle bakıyorlar sana, ‘Allah’ın yörüğü’ diyorlar. Sanat filmi ayağına doğuya gidip kıçlarından mağduriyet uydurmayı biliyorlar.
2,5 milyon TL’ye araba ilanı görüyorsun, içinden ‘kim alıyor bu arabaları’ diyorsun.
Türkiye’de Türkleri zorunlu bir fakirlik içinde tutup sırtımızdan beslenen çıkar grupları var. İşte Türk’ün sorunu budur.
Kendi ülkende görünmez ve dışlanan olmak.
Sen kimsenin umrunda değilsin.”
⚠️ Jahrein’den Türkler için eşit vatandaşlık talebi:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”