Lisans mezuniyet ortalaması şüphesiz önemli ama bireysel okumalarla beslenmemiş ortalama, patlamaya hazır bir balondur. Bir şekilde başladığınız y lisansın daha ders döneminde patlar. Ortalamanızı makul tutun; okuyun, dil öğrenin ve sosyalleşin gençler.
@loverofthestnbl Uzun anlatmak lazım ama kısacası şu: Beklentiyi azaltın, her hoca Mahmut hoca değil. İlişkinizi simbiyotik kurmayın, zira işi siz yapacaksınız. Gündemsiz gitmeyin ve en başta seçerken ünvana değil iletişim gücü ve ulaşılırlığa bakın imkan varsa. Ve ilgisizliği avantaja çevirin.
Hiç bir danışman, çalışmayan, bir düzen kurmayan, uzun sürelerle irtibata geçmeyen öğrencinin peşinde koşmaz. Danışmanla ilişki profesyonel başlar ancak bazı aşamalar aşılınca güçlenip bağa dönüşür. O sebeple lütfen danışmanınızla düzenli bir ağ kurun, bağ sonra.
Öğrenciler için de hocalar için de öz eleştirisini yapmadan muhatabı eleştirmek fazla kolaycılık. Mevcut durumda herkesin önce kendi eksiğini gidermesi önemli. Zira herkesin haklı olduğu yerde kimse haklı değildir. Ve unutmadan teklifsiz tenkit sadece tahrip eder.
@zsysn@dogaoztturk Bu size bir isyan ve tepki hakkı doğurur. Yasal haklarınız açık, gidin ve danışman değişimi talep edin. Sanılanın aksine danışman ile öğrenci arasında bir patronaj ya da kölelik ilişkisi yoktur. Pragmatik bir bağ inşa etmek çok daha profesyonel ve az yorucudur.
İyi insanların en büyük sorunu kötülüğe "neden" aramak. Halbuki kötü, kötüdür işte, bu kadar. Kötünün kötülük için bir sebebe ihtiyacı yok, sadece yapar. Bunu anla ve herşeye rağmen devam et, yorma kendini anlamak için. Bunu erken çözen çok daha az yorulur.
Akademide de edebiyatta da iyi yazmanın en önemli yolu seni sürekli pohpohlayan değil objektif şekilde eleştirebilen donanımlı arkadaşlar ya da hocalar edinmektir. En az iki tane. İmla, yazım ve dahi literatür bilirse tadından yenmez. Sana "mükemmmel" olmuş diyenden dost olmazzz!
Hocalarım; akademi hayalleri kuran öğrencilere, öncelikle sağlam bir sinir sistemine ve onları uzun sayılabilecek bir süre destekleyecek aile ya da maddi güce sahip olmaları gerektiğini anlatalım. Bu ikisi yoksa gerisi artık çok zor.
Çok fazla hakemlik yapıyorum ve gördüğüm en büyük sorunlardan biri araştırma makalesi iddiasındaki çalışmaların gereksiz uzun olması. 30-40 sayfadan aşağı makale okumuyorum neredeyse. En az 10 sayfası gereksiz dolgu. Yapmayın etmeyin...
Nurettin Topçu'nun "yazmak yazarak öğrenilir" dediği noktada yazmak için birilerinin icazetini beklemeyin. Yazın ve bir an önce eleştirilin. Sonra yazmaya ya da yazmamaya karar verin dostlar.