Biz birer birer ölürüz; fakat başladığımız bütün süreçler bizimle birlikte ölmez. İnsan sonludur, fakat insanın nedenselliği kendi ömrünün sınırlarıyla zorunlu olarak sonlanmaz.İnsan gelecekte bulunmadan da geleceğin oluşumuna katılabilir. Kemal Pir gibi.
Türkiye de ceza evlerinde insanların katledildiğini bilmiyormusunuz, yoksa siz de muhalifleri yok eden iç infazlardan mı yanasınız? Binlerce iç infazın meşruluğunu savunanlara karşı nasıl muhalif olacaksınız? Belki de Bafil Talabani haklı, Kim bilir?
Öcalan, Perinçek ile benzer şekilde Demirtaş’ın DEM Parti'den uzaklaştırıldığını düşünüyor; ancak Demirtaş’ın “Sayın Öcalan” övgüleri dışında başka bir söylemi bulunmuyor.
Benim arkadaşlarım ölüm orucunda bile devlete hizmet etmeye hazırım demedi. Onur diye bir kavram var, onur insanın kendi kendine dürüst olmasıdır. PKK diye bir örgütlenme hiçbir zaman olmadı. 16 Temmuz 1980 Kemal Pir Öcalan a yazdığı mektubu bul oku.
@caglar2006 Ayıp sana utanmıyor musun? Senin bütün arkadaşların şehit oldu ya da cezaevinde senin mantığına göre sen yaşadığına göre senin Özel harp dairesinden olan biri olman gerekir !
SİYASETİN DOĞASI
Seçmen, vaatlere inanarak iktidar verir; sonuçlara bakarak o iktidarı geri alır.
Siyasetçilerin en büyük yanılgısı, kendilerine verilen desteği kişisel sadakatle karıştırmalarıdır. Oysa demokratik toplumlarda seçmen desteği bir mülkiyet değil, yenilenmesi gereken bir güvendir.;
ve güvenin kaybedilmesi, çoğu zaman seçim kaybından önce başlar.
Bir liderin siyasal çöküşü, rakipleri güçlendiğinde değil, kendi seçmenleri artık onun söyledikleriyle yaptıkları arasındaki çelişkiyi görmezden gelmeyi reddettiğinde başlar.
Özel harp dairesinin hazırladığı metinlere inanmak doğru değil. İsteklerimiz ve zorunluluklarımızı birbirine karşırmamalıyız. Esirlerin düşüncelerine esirdir. Özgür olmayan insanlar, özgür olamazlar. Bu gerçeği yaşam bize son 27 yılda defalarca ispatladı.
Serok Aponun “Demokratik Entegrasyon” modeli Kürtlerin temel üç talebini olmazsa olmaz görüyor
1.Kürt varlığının kimliğinin anayasal ve yasal tanınması.
2.Kürtlerin kendi kendini yönetmesi /yerel yönetimler
3.Anadil,kültür,eğitim konularınında yetki
https://t.co/DzZ9EgtZa0
📌 Macaristan’da Orban
📌 Brezilya’da Bolsonaro
📌 Sırbistan’da Vucic
📌 İsrail’de Netanyahu
📌Şimdi de Trump ve MAGA siyasetinin ağır yenilgisi otoriterliğin kesin yenilgisinden çok, onun siyasal ve toplumsal maliyetlerinin görünür hâle gelmesi olarak okunmalıdır. Demokratik güçler yalnızca otoriter liderleri eleştirerek değil, yurttaşlara ekonomik güvence, adalet, liyakat ve inandırıcı bir gelecek sunarak başarılı olabilirler. Asıl tarihsel kırılma, güçlü liderlere duyulan ihtiyacın yerini güçlü kurumlara duyulan güvenin almasıyla gerçekleşecektir. Çünkü otoriterliğin gerçek alternatifi başka bir lider değil, kimsenin hukukun üzerine çıkamadığı demokratik bir düzendir.
Bir anlatı yanlış olabilir ama etkin olabilir. Bir tarihsel gerçeklik doğru olabilir ama uzun süre toplumsal görünürlük kazanamayabilir. Bir kurum hukuken varlığını sürdürebilir ama demokratik meşruiyeti tartışmalı olabilir.
Uydurulmuş Derin Zaman ile Bastırılmış Derin Zaman arasında güçlü bir ilişki kurulabilir. Resmî tarihsel anlatıyla çelişen belgelerin, toplulukların veya olayların kamusal görünürlüğü sınırlandırıldığında, uydurulmuş anlatının toplumsal etkinliği artabilir.
Uydurulmuş Derin Zaman
Uydurulmuş Derin Zaman, siyasal iktidarın geçmişe ilişkin belirli olayları, kökenleri ve süreklilikleri yeniden kurgulayarak kendi varlığını tarihsel bakımdan doğal, zorunlu veya meşru göstermeye çalıştığı zamansal örgütlenme biçimidir.
Bir toplumun tarihsel derinliği, yalnızca bugün hatırladığı geçmişten ibaret değildir. Henüz öğrenmediği, eksik bildiği ve araştırılmadığı için değerlendiremediği geçmiş de, korunmuş izleri üzerinden, onun gelecekteki tarihsel bilincini değiştirebilme kapasitesi taşır.
Yazarak hisseden, yazarak düşünen, yazarak yaşayan, insanlığın ortak değerlerini işleyen, zihnimize güneşi çizen, bizi gizemli yolculuklara çıkaran kalem erbabına selam olsun. İyi ki varlar.🌺
İstanbul Barosu Başkanlığına seçilen Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ı ve yönetimini tebrik ediyorum.
Cumhuriyet’in değerleri ve Anayasa’nın güvencesindeki haklarımız için yürüttüğümüz ortak mücadelenin bu dönemde daha da güçlenmesini diliyorum.
Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere seçilmiş belediye başkanlarına, gazetecilere ve muhalif seslere yönelik baskılar karşısında baromuzun sesini daha gür duymak; ifade özgürlüğünü, savunma hakkını ve millet iradesini birlikte savunmak hepimize güç verecektir.
Kim için olursa olsun adaletsizliğe ve hukuksuzluğa birlikte itiraz edeceğimiz, dayanışmayı ve adalet umudunu büyüteceğimiz bir dönem olsun. Baromuza hayırlı olsun.. @CA_iletisim@umitkocasakal_@istbarosu
“Sınıfsal çelişkilerle parçalanmış bir toplumda, hiçbir zaman sınıflar dışı veya sınıflar üstü bir ideoloji olamaz. Bu nedenle, sosyalist ideolojinin her türlü küçümsenmesi, ondan her türlü uzaklaşma, burjuva ideolojisinin güçlendirilmesi anlamına gelir"
(V. İ. Lenin )
Rusya asla düşmanınız olmadı ve asla olmayacak!
Avrupa'nın hammaddelerine veya zenginliğine sahip olmak istemiyoruz; bizimkiler var. Sizin hammaddelerinize kesinlikle ihtiyacımız yok.
Rusya, hammaddeler açısından dünyanın en zengin ülkesidir.
Ne toprağınızı ne de topraklarınızı istiyoruz.
Haritada Rusya'nın büyüklüğüne bakın. Bütün Avrupa'dan iki kat daha büyük. Sizin toprağınız bize ne fayda sağlar? Onunla ne yaparız?
Neden Rusya'nın Avrupa'nın düşmanı olduğunu düşünüyorsunuz?
Rusya size hiç zarar verdi mi?
Size gaz ve hammaddeleri 'arkadaşlarınızın' talep ettiği fiyatların altında sattık mı? EVET
Rusya, Nazilerden kurtulmak için İkinci Dünya Savaşı'nda 20 milyon insanı feda etti mi? EVET
Rusya, COVID-19 salgını sırasında Avrupa'ya yardım eden ilk ülke miydi? EVET
Avrupa'yı yangınlar ve doğal afetler sırasında yardım ettik mi? EVET
Rusya onlara ne yaptı ki bu kadar nefret ediyorlar?
Rusya düşmanınız değil; gerçek düşmanlarınız sizin liderleriniz, sizi yönetenler. "
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Vladimirovich Putin.
@VartanHalis Capitalism did not create commodities; rather, by combining pre-existing commodity relations with the commodification of labor power, capital accumulation, and market dependence, it transformed them into one of the components of a historically distinct system of social reproducti
Meta is not merely an object in circulation, but a relationship that, under certain conditions, links the different timeframes of production and social reproduction.
Yayına ilişkin iki düzeltme
1. Meta kavramı üzerine
Metanın kelimenin tam anlamıyla, yani kapitalist üretim tarzına özgü gelişmiş ve genelleşmiş biçimiyle ortaya çıkışı kapitalizmde gerçekleşir. Kapitalizm öncesi toplumlarda da eşya üretimi ve değişimi bulunmakla birlikte, meta toplumsal üretimin belirleyici ve egemen biçimi değildir. Dolayısıyla burada kastedilen, metanın tarihsel olarak ilk kez kapitalizmde ortaya çıktığıdır.
2. İlkel komünal toplumda özel mülkiyet üzerine
İlkel komünal toplumda özel mülkiyetin mümkün olmadığı yönündeki ifadem mutlak anlamda anlaşılmamalıdır. Burada söz konusu olan, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin genel ve egemen toplumsal ilişki olmamasıdır. Özel mülkiyetin çıkışı ve gelisimi tarihsel olduğundan, ilkel komünal toplumun çözülme aşamalarında özel mülkiyet biçimlerinin gelişmesi de mümkündür. Ki onu da sonlandıran özel mülkiyet oldu. Dolayısıyla söz konusu ifade, istisnasız bir yasak ya da olanaksızlığı değil, toplumun genel örgütlenme biçimini anlatmaktadır. Özel mülkiyetin sıçramalı bir nokta ile sınıfsız toplumun sonunu getirmesi başka bir yazının konusu olsun.