Duygularımız karışık, boğazlarımız düğüm, ne desek yetersiz.
Ama seni şu gülüşünle, yani her zamanki halinle hatırlayacak olmak çok güzel.
Ne mutlu ki seni tanıdım, yan yana çalıştık, güldük, güldük ve hep güldük.
İyi ki varsın. Çok seviliyorsun, hep sevileceksin.
#Cerenİskit
📢 Boğaziçi’de öğrencilerin direnişi kazandı!
EspressoLab bayiliği olan Ethos Kafe, günlerdir süren direnişin ardından kapatılıyor.
Üniversitelerimizde ranta açılmış, sermayeye açılmış kafeleri tek tek kovacağız!
Aybüke Pusat'a destek olan Rumi dizisinin senaristi Ali Aydın, bu tepkisinden sonra dizisi yayından kaldırılınca TRT'nin başında olan Mehmet Zahid Sobacı'ya hayatının dersini vermiş. Korku duvarları aşıldı artık herkes konuşacak.
Polis günlerdir bütün ülkenin gözleri önünde gençlere işkence ediyor, özellikle genç kadınları hedef alıyor. Yaşları 18-25’i geçmeyen kadınlara ağır düzeyde şiddet uygulanıyor, çıplak arama dayatması yapılıyor!
Aynı polis, genç kadınlara saldıran cihatçı örgüt İBDA-C üyelerine ise “Yapmayın Allah Aşkına” demekten başka bir şey yapmıyor!
İçişleri Bakanı @AliYerlikaya'ya soruyoruz:
📌 Demokratik eylemlerde bulunan ve kolluğa karşı savunmasız olan genç kadınlara hiçbir sebep yokken kaskla, copla ve yumrukla vuran, plastik mermiyle yaralayan, karakolda çıplak aramaya maruz bırakan kolluk görevlileri bu emri ve gücü nereden almaktadır?
📌İçişleri Bakanlığı özellikle genç kadınlara işkence edilmesi emri mi vermektedir?
📌Genç kadınlara ağır işkence eden polis, kadınlara saldıran cihatçı örgüt IBDA-C üyelerine neden bu kadar müsamahakardır? Silahsız genç kadınlar, insanlık düşmanı bu örgütten daha mı tehlikelidir?
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Ticaret Bakanlığı açıklamasından neler anlıyoruz? açıklamadaki tüm ifadelerin doğru olduğunu (yeni yalanlar içermediğini) varsayarak yorumlayacağım.
Kısıtlama kapsamında 1019 ürün olduğunu sanırım ilk kez açıklamış oldular. İsrail ordusunun kullandığı ürünler de dahil olmak üzere, 1019 ürünün sevkiyatına Gazze'ye saldırı başladıktan ancak 6 ay sonra kısıtlama geldiğini öğrenmiş oluyoruz.
Kısıtlama kararı ticaretin kesilmesi anlamına gelmediği gibi, kısıtlama kapsamındaki ürün sevkiyatlarının da son bulmadığını anlıyoruz. Gümrük tescili önceden yapılmış ürünlerin sevkiyatı, bugünkü çimento örneğinde olduğu gibi, devam ediyor. Bu sevkiyatların hacmini ve ne zamana kadar devam edeceğini bilmiyoruz.
İsrail ile ticaretin kamuoyunda tartışıldığı günden beri resmi kaynaklarca ve iktidar medyası eliyle dile getirilen çeşitli iddialardan ("ticaret yok", "özel sektöre müdahale edilemez", "kamu kuruluşları ticaret yapmıyor", "TÜİK verileri fotomontaj", "malzemeler Filistinlilere gidiyor" vb) vazgeçildiğini, 6 ay boyunca İsrail ile ticaretin kesintisiz sürdüğünü ve yalanlarla örtülmeye çalışıldığını daha net görmüş oluyoruz.
Ticaret Bakanlığı, İsrail'e giden çimento yüklü gemilerin gümrük tescilinin önceden yapıldığını, bu nedenle sevkiyatların devam ettiğini, ancak 9 Nisan'dan sonra yeni tescil yapılmadığını açıkladı.
https://t.co/GBNP8uIUWN
Bize yalan söylediler.
Maalesef, Ticaret Bakanlığı'nın "İsrail ile ticareti kısıtlama" açıklamasının gerçeği yansıtmadığını tespit etmiş bulunuyorum. Aşağıda kanıtları sunuyorum.
Bildiğiniz gibi, İsrail'e düzenli gönderdiğimiz ürünlerden biri çimento idi. Hatta şöyle de diyebiliriz, İsrail'in neredeyse bütün çimento ihtiyacını biz karşılıyoruz.
Ticaret Bakanlığı'nın 9 Nisan'da duyurduğu İsrail ile ticareti kısıtlama kararının içeriğinde 54 ürün listelenmiş ve Çimento bu listede yer almıştı. Bugün net olarak görüyor ve gösteriyorum ki, resmi açıklamaya rağmen, İsrail'e çimento göndermeye devam ediyoruz.
Düzenli Çimento gönderen şirketlerden biri de Sabancı Holding'e bağlı Akçansa. Dün Çanakkale'deki Akçansa limanından kalkan Kazime Ana adlı Türk gemisi şu an Ege Denizinde yoluna devam ediyor ve istikameti İsrail. İki gün sonra Aşdod limanına varıp çimentoyu teslim edecek.
Akçansa'dan çok sayıda gemi İsrail'e çimento taşıyor. Kazime Ana bunlardan sadece biri ve şimdiye dek 168 kez İsrail'e sevkiyat yapmış. Çanakkale - Aşdod arasında düzenli olarak gidip geliyor.
Verdiğim tüm bilgiler uluslararası deniz trafiği kayıtlarından teyit edilebilir. Ekran görüntülerini de paylaştım.
Bilgilerin netliği karşısında @ticaret bakanlığının ya da gönderici şirket @akcansa'nın bir yalanlamaya yelteneceğini düşünmüyorum ancak herhangi bir açıklama yaparlarsa burada paylaşacağımı bilmenizi istiyorum.
Toplum adına Ticaret Bakanı @omerbolatTR'dan şunu talep ediyorum: Bu ikiyüzlülüğe ve halkı kandırmaya artık son verin. Listelediğiniz ürünler dahil olmak üzere İsrail ile ticaretin devam ettiğini açıkça söyleyin. Yaptırım uyguluyorsanız da gerçekten uygulayın. Uyguluyormuş gibi yapmayın.
Bunun aynı zamanda medya savaşı oldugunu not edelim. İsrail, 91’de Irak’tan atılan füzelerin önlenmesinde yüzde 95 başarı elde ettiğini söylese de sonraki çalışmalarda bunun yüzde 5 olduğu ortaya çıkmış
Gazze’ye BM’yi bile sokmayan İsrail’de vurulan yerlere medya da giremez
Son derece sembolik bir görüntü… En tepeden, tarih sahnesinden gözlüyoruz olan biteni. Siyasal İslamcılığın kapitalizm karşısındaki iflasını izliyoruz.
Bildiğiniz gibi yerli tohumu yok edip çiftçiyi israil ve diğer yabancı tohumlara mecbur bıraktılar. Peki, İsrail'in dev tarım şirketi Haifa'nın Türkiye ayağı Agrosel firmasının sahibi kim? Milletvekili Hilmi Durgun. Yanlışım varsa düzeltin lütfen @hlmdrgn.
Halkımızı “kimlikçilik kurbanı” ve “irrasyonel” görmek isteyenlerin, benim tahlillerime ve benzerlerine itiraz ederken kullandıkları temel argüman şuydu:
Ekonomi 2023’te de kötüydü. Tepki olsa o zaman olurdu.
@umitak bir ekonomist gözüyle bu argümanı çürütmüş.
Halkın açık bir yoksullukla sınandığı ve bunun tepkiye dönüştüğü, Yeniden Refah Partisi'nin Türkiye'de üçüncü olduğu bir seçimde sosyalist partiler anlamlı bir varlık gösteremiyorsa züğürt tesellisi aramaya ve güdük başarı hikâyeleri yazmaya gerek yok.