Taksicileri korumak için:
Amerika Birleşik Devletlerinde olduğu gibi yolcu ve şöför arasına kalkan yapılmalı. Ücret küçük bir kutucuktan verilmeli. Yolcu ve Şöför arasına Metal levha konulmalı.
How should you talk to children about #COP27 & the #ClimateCrisis? If you want some tips then do consider registering for this online talk tonight by @parents_4future.
https://t.co/3RdSmVrZVK
Türkiye'de balina var!
Deniz Memelileri Araştırma Derneği olarak Akdeniz'de yürüttüğümüz araştırma seferinden yepyeni görüntüler. Size Kaş ve Fethiye sularındaki ispermeçet balinalarından selam getirdik!
@DMADforNature
Kılıçdaroğlu’nda liderlik vasfı yok teziniz çöktü mü merak ediyorum?
Yıllardır grup toplantısını takip etmiş ve izlemiş birisi olarak size şu kadarını söyleyebilirim Kılıçdaroğlu gördüğünüzden de daha da donanımlı bir sakin güçtür.
Yarattıkları algı operasyonlarıyla medyada yer alan kesip kırptıkları sakarlıkları oldu; belki de ilk kez Kılıçdaroğlu’nu tanıyanlarınız da oldu.
Unutmayın ki siyasal İslamla mücadele zordur, hiçbir etik değer ve ahlaki şeylerle mücadele edemezsiniz.
Bu seçimi kazanabiliriz ve kazanacağ��z.
28 Mayıs, Erdoğan - Kılıçdaroğlu mücadelesi değildir.
28 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci yüzyılında yönünü belirleme seçimidir.
28 Mayıs, laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti Türkiye ile insan onuruna yakışır özgür yurttaşlık mı, yoksa şeriatçı, anti laik, anti demokratik, sadakacı, keyfi devlet Türkiye ile insan onuruna aykırı biat ettirilen, boyun eğdirilen yurttaşlık mı seçiminin mücadelesidir.
28 Mayıs, adayların önemsiz kişisel zafer ve kayıplarından bağımsız, koca bir ulusun kaderini, rejimin geleceğini belirleyecektir. Konuyu Erdoğan - Kılıçdaroğlu rekabeti kalıbından çıkarıp Türk ulusunun geleceği bağlamında görmek gerekir.
Bu nedenle; laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti Atatürk Türkiyesi'ni, parlamenter demokrasisini geri isteyen herkes şimdi, şu anda ve derhal amasız ve fakatsız, önköşulsuz, hiçbir şart öne sürmeden Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı etrafında birleşmeli ve çevresini de buna ikna etmek için çalışmalara başlamalıdır.
Diğer seçenek, Meclis'teki çoğunluğu kaybettiğimiz gibi, Cumhurbaşkanlığı'nı da kaybetmemize yol açar ki bu Cumhuriyet rejiminin ve alıştığımız hayatın sonu olur. Eğer Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı'nı kazanırsa, bu ucube sistem sayesinde Meclis'i kaybetmiş olmamız da anlamını yitirecektir.
Bundan sonra, son 10 gün içinde yapmamız gerekenler;
Erdoğan'ın bunca yanlışın ve olumsuzluğun üstüne aslında bu kadar çok oy alamaması gereken yerlerden nasıl bu kadar oy alabildiği araştırılmalıdır. Bunların sosyolojik sebebleri bulunmalı, karşı hamleler geliştirilmeli ve halkın her kesimine bildiğini zannettiğinin doğrusu gösterilmelidir. Yanlış algıları doğru bilgilerle değiştirilmeli ve Erdoğan'a oy vermemeleri konusunda ikna edilmelidir.
Usulsüzlük yapılan sandıklar ve çalınan oylar tespit edilip, aynı sandıklarda, aynı yöntemlerle aynı oyunların kurulması ve seçimin çalınması engellenmelidir.
Bu seçimi kazanabiliriz ve kazanacağız çünkü iktidar her ne kadar devletin bütün imkanlarını, gücünü, bütçesini, baskısını kullanarak seçime girse de, asıl ihtiyacı olan ve sahip olamadığı tek şeye biz sahibiz; gerçeğe.
Gerçeğin gücü devlet destekli yalanın gücünü yener, eğer biz bu yalanları halkımızın kandırılmış, aldatılmış, algılarıyla oynanmış kesimlerine anlatmayı başarabilirsek.
Bence herkes, yakın çevresini 28 Mayıs'ta mutlaka oy vermesi, oyuna ve sandığına sahip çıkması için motive etmelidir. Çevresindeki AKP'lilere de, Cumhuriyet'in çökertilmesinin, küçük bir azgın azınlık hariç bütün Türk milleti için korkunç sonuçları olacağını anlatmalı, göstermeli ve bu büyük yanlıştan dönmeye ikna etmelidir.
28 Mayıs'ta gerçek demokrasinin işletilmesini sağlamak hepimizin en büyük sorumluluğudur. En önemli konu sandıkların güvenliğidir. Seçim güvenliği için çalışan Türkiye Gönüllülerinin ve Oy ve Ötesi'nin hala çeşitli bölgelerde insan gücüne ihtiyacı var ve sizlerin desteğini bekliyor.
28 Mayıs'ta, daha güçlü Türkiye Gönüllüleri ve Oy ve Ötesi organizasyonlarıyla bu seçimi daha kolay kazanabiliriz.
https://t.co/ooHyNcjbRw ve https://t.co/zo6eXIWTsy üzerinden siz de seçim güvenliğine destek olabilir, oylarınıza ve hepimizin oylarına sahip çıkabilir, gerçek demokrasinin kazanmasını sağlayabilirsiniz.
Bir Doçent 24 bin tl. İşçi memur (şoför) 33 bin tl maaş alıyor. Şoför çok almıyor, yanlış anlaşılmasın Akademisyene hakaret ediliyor! Bu mu akademisyenin hakettigi değer. Bu mu bilim? Bence, hükümet Akademisyen maaşlarını bilmiyor? Sn.@vedatbilgn lütfen inceleyin #akademikZam
Belki en çok gelen soru budur: tip’in baraj sorunu var mı? Milletvekili çıkartmak için tip’in %7 oy alması mı gerekiyor, gönlüm sizde ama barajı geçemezseniz oyum boşa gider diye korkuyorum vb.
TİP’in baraj sorunu yok arkadaşlar. Kısaca anlattım #seçim2023#halkinkampanyasi#tip
tip hatay milletvekili sevgili @barisatay , partinin güçlü olduğu hatay ili adaylığından cezaevindeki arkadaşımız @CanAtalay1 için çekilmiş..
ama yetmemiş, antalya'dan aday olacakken de ilk sırayı turizm işçisi @YunusBasaranTip 'a bırakmış..
böyle koltuk kavgası alkışlanır..
Almanya’da Türk işçileri ile Türkiye’deki Suriyelileri karşılaştıranlara soralım. Türk işçileri Alman gençlerini öldürdü mü? Türkler ve Almanlar böyle sokak kavgaları yaptılar mı? Zafer Partisi gelecek, sığınmacılar gidecek. @zaferpartisi@DrSinanOgan@oz_vecdet
Birinci Dünya Sorunları:
İtalya kayak merkezi Monte Cimone de küresel ısınmaya yenik düşenlerden. Suni kar yapmak için 5 milyon euro harcamışlar ancak hiç bir işe yaramamış. Zira yapay kar makinesi ile havaya salınan su parçacıklarının donması için havanın eksi derecelerde olması gerekiyor.
Fellow PhD students seeking to have an impact, I highly recommend @HoffmanAndy's new book: The Engaged Scholar. "The generational shift is already underway for bringing this notion into greater clarity." Andy once told me to "keep that fire alive." I encourage you to do the same.
İnternet’ten ucuz uçak bileti almak istiyorsanız, tarayıcınızın “gizli modunu” kullanın. Çünkü aynı siteyi birden fazla kez ziyaret ederseniz sistem sizi tanır ve fiyatları yükseltir.
'Suriyeliler' diye topluca sınıflandırdıklarımız, tek tek hikâyesi olan büyük küçük insanlar. @cnrcbk'un kısa belgeseli bunu çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Haberdeki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/75ehvmXrcL