¿Por qué no hay cobertura mediática de la digna lucha del pueblo Boliviano? #FuerzaBolivia
No veo los grandes encabezados ni las grandes notas en televisión como cuando se trata de la narrativa de involucrar al gobierno con el narco, que desde Washington les ordenan.
Esto es la dignidad de un pueblo que a sido vejado y saqueado desde tiempos de la conquista, seguimos siendo carne de cañon para los intereses de los gringos, los medios mienten y engañan pero tenemos hoy la oportunidad de que el mundo lo sepa.
Benditas Redes Sociales hagan su magia 💥💥💥💥
@Basaranaksu_ Mucadelenizi Partiler üstü olacağınız günün özlemiyle destekliyorum, engellenen sesinizin tum somurulenlere, farkinda olmayanlara, bana dokunmadigi surece sorun yok diyenlere ulaşmasını diliyorum.
İngiliz psikiyatrist Sami Timimi, özellikle çocuklarda DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tanısını ve bunun arkasındaki küresel mekanizmayı deşifre ederken, ana akım psikiyatrinin bilimsel değil, kültürel, ekonomik ve politik bir kontrol mekanizması olduğunu savunur.
Timimi, DEHB gibi tanıların iddia edildiği gibi net, evrensel ve nesnel nörolojik ya da genetik temelleri olmadığını defalarca ortaya koymuştur. Laboratuvarda doğrulanabilen (bir diyabet ya da tümör gibi) biyolojik bir belirteç yoktur. Timimi'ye göre, ana akım psikiyatri somut, sosyo-ekonomik ve çevresel sorunları çözemediği veya çözmek işine gelmediği için suçu doğrudan beynin kimyasına atar. Çocuktaki "hayatta kalma parçalanmasını" nörolojik bir kusur olarak dosyalamak bilimin değil ideolojinin bir tercihidir.
Ve Timimi, batı merkezli psikiyatri pratiklerinin dünyaya yayılmasını "kültürel emperyalizm" ve "ruh sağlığının McDonaldlaşması" olarak tanımlar.
Yani nasıl ki fast-food zincirleri dünyanın her yerinde aynı standart köfteyi satıyorsa küresel kapitalizm de her kültürdeki ve her sınıftaki çocuğun davranışını aynı tanı kılavuzlarıyla (DSM) standartlaştırmak ister.
Böylece bağlamdan koparma olur yani bir çocuğun dikkatinin dağılması evdeki geçim kaygısından, okul sisteminin sıkıcılığından ya da sınıfsal güvensizlikten kaynaklanıyor olabilir. Timimi, tanı koyma eyleminin bu "bağlamı" (context) tamamen yok ettiğini söyler. Çocuğun hayat hikayesi yerini donuk bir semptom listesine bırakır.
Ama Timimi'nin en güçlü argümanlarından biri de modern eğitim sistemi ve kapitalist iş gücü piyasasının beklentileriyle ilgilidir. Okullar, çocuklardan saatlerce sessizce oturmalarını, odaklanmalarını ve itaat etmelerini bekler. Sınıfsal kaosun ortasındaki bir çocuğun bu yapay "steril" ortama uyum sağlaması çok daha zordur. Timimi, psikiyatrinin burada bir "sosyal kontrol ajanı" gibi çalıştığını belirtir. Sisteme ayak uyduramayan, performansı düşen çocuk "hasta" ilan edilerek ilaçla (örneğin Ritalin, Concerta ile) törpülenir. Böylece çocuk sisteme uyumlu, uslu bir nesne haline getirilirken, okulun ve sistemin kendi yapısal bozukluğu sorgulanmaktan kurtulur.
Özetle Timimi der ki: Çocukları etiketlemek ve ilaçla "tamir etmeye" çalışmak, yetişkinlerin ve sistemin kendi sorumluluğundan kaçma yöntemidir. Çocuğun zihnindeki parçalanma bir hastalık değil, içinde bulunduğu hastalıklı ve adaletsiz koşullara verdiği son derece insani, anlamlı bir tepkidir. Faturayı çocuğun beynine kesmek, asıl suçlu olan sosyo-ekonomik düzeni koruma kalkanına almaktır.
@cemilebayraktr Şefkat yasama bakışın turnusolu sanki, tanımayanlarin ( ki cogu kavram icin ayni) şahit olduklarında kendi dar dünyalarını tehdit edecek bir dil gibi algilayanlari,
dogal-olmasi gerekenin yerine tasarlanmiş tüm iktidarlari rahatsız ediyor.
Verdiğiniz rahatsızlıkla cok yaşayın.
"Engelli" diye ve özellikle "Kürt ve engelli" diye aşağaladığınız bu kız bütün engelleri yıkmış ve sizin o pis "engelli zihniyetinize" gülümseyerek cevap veriyor.
Şu küçük kızın hayata tutunma azmi karşısında yıkılacaksınız. Onun gülüşünden daha çok ilham alacağız.
Riskli binalarda oturan kiracılara belediyeler evden çıkması için süre veriyor ya da kirasını ödeyemediği için ev sahibi çıkartıyor ama gidecek yerleri yok. Evler çok pahalı depozit, komisyoncu vs. güvencesiz çalışan bir aile için ödemesi çok zor. Biraz önce bu durumda olan 2 aile ile görüştüm birinde evde bebek var, diğerinde okuyan çocuklar var ve yalnız anne ikisi de. Buna çözüm yok memlekette sosyal konut yok, geçici kalacağın bir kamuya ait konut yok, çocuğun okulu var, düşünen yok, derin yoksulluğu takip izleme dediğim şey böyle bir şey. Bugün dokunmadığın anda o aile parçalanıyor, ne okul kalıyor ortada ne aile, ne de çocuk her biri dağılıyor, yokluk sistemi yarın değiştireceğin vaadini beklemeyecek kadar derin... #DerinYoksulluk