@radyotrafik srampasında kaza sol şeritten sağ şeride alınmış trafik ekibi başlarında yedi tane araba saydım yanlış olmadıysa ama trafik büyükçekmece düzlük’teki ara köprüden itibaren çok ağır akıyor
Evet, unutulmasın…
Kılıçdaroğlu’na yönelen her eleştiri, partinin geçmişine, geleceğine, değerlerine değil…
Onun şahsi hatalarına, yönetim anlayışına, yok ettiği onca umuda, kaybolan yıllaradır…
Ve eleştiri saldırı değildir…
Her eleştiriyi “dış güçler, hainler, düşmanlar, teröristler” diye pazarlayanlardan farkınız ne?
Evet, unutulmasın…
Kimse CHP’nin değerlerine saldırmıyor…
Tam aksine, o değerlerin yeniden ayağa kalkması için…
Bu yenilgi alışkanlığını, bu sırça köşkü parçalamaya çalışıyor!
Evet, unutulmasın…
CHP, tarih boyunca…
Hiçbir genel başkanını müesses nizamın dokunulmazı ilan etmedi…
Hiçbir dönem, eleştirilemez, sorgulanamaz, hesap veremez bir lider kültüne teslim olmadı…
Evet, unutulmasın…
Parti içi eleştiriyi hainlik sayan zihniyet…
Asıl partiyi felakete sürükleyen zihniyettir.
Evet, unutulmasın…
Demokrasiye gerçekten inanan, rasyonel düşünebilen, sorgulama kabiliyeti olan insanlar kayıtsız şartsız lidere değil ilkelere, değerlere, demokrasiye bağlıdır!
Evet, unutulmasın…
Eleştirenler susmadığı için bugün hala umut var…
Evet evet, unutulmasın…
Kılıçdaroğlu’na dokunulmazlık zırhı örmeye çalışanlar:
Partinin kaybettiği 13 seçimi…
Mühürsüz oyları…
Ekmek için Ekmeleddin’i…
Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz oylamalarını…
Altılı Masa kaosunu…
Ve son kaybedilen büyük seçimi…
Unuturuz mu sandınız bunları?
Unutmadık!
Ever, unutulmasın…
Her “Sakın eleştirmeyin ha!” diyen aslında bir sonraki kaybın sebebidir…
Evet, unutulmasın…
Bu “saldırı” diye yaftalama çabası asıl utançtır!
Evet, unutulmasın…
Sadakat yanlışa sessiz kalmak değil doğruyu haykırmakla olur…
Evet, unutulmasın…
Biz susmayıp, haykıracağız…
Her yerde yüzünüze yüzünüze söyleyeceğiz bunları…
Sokakta, sosyal medyada, alışverişte, pazarda, tatilde vs. nerede karşılaşırsak…
Çünkü biz…
Her seçimde sandıkta hayal kırıklığı yaşayan milyonlarız…
Çünkü biz…
Sandıklarda görev alan, aç susuz sabahlayan, çuvaldaki bir oyu korumak için çuvallar üstünde harap düşen, yaşlıları, engellileri sırtında sandığa taşıyan, öğrenciler oy kullanabilsin diye dayanışıp otobüs biletleri almak için para denkleştiren, şehirler, ülkeler değiştirip umut edip sürekli aynı hüsranı yaşayanlarız…
Biz, “Artık yeter!” diye isyan edenleriz!
Evet, unutulmasın…
Bu parti Atatürk’ün partisidir…
Birilerinin seçim kaybetme rekorlarıyla özdeşleşecek kadar da sahipsiz değildir…
Evet, unutulmasın…
“CHP’nin vicdanlı neferleri” diyen sen ve senin gibiler şunu bilin ki;
Asıl vicdan…
Bu kadar mağlubiyete rağmen…
“Aman liderimiz üzülmesin” diye susanlarda değil yüzüne gerçekleri söyleyenlerde olur…
Kral çıplak demektir vicdan!
“Kral çıplak!” demeye kimse cesaret edemediği için bu kadar çıplak, umutsuz, yarınsız kaldık…
KRAL ÇIPLAK!!!
Evet, unutulmasın…
Bu parti…
Bir şahsın duygusal iniş çıkışlarına…
“Ben gidersem parti biter” hezeyanlarına teslim olmayacak kadar köklüdür!
Evet, unutulmasın…
Bir siyasi parti…
Bir kişinin hatalarını örtenlerin değil…
Doğruyu söyleyenlerin sayesinde ayakta kalır, yoluna devam eder, umut olur, yarın olur, kendini yeniler…
Ve evet evet, unutulmasın…
SUSMAYACAĞIZ!
Çünkü biz bu partinin, her seferinde umutlanıp, son 13 yıldır yaşadığı en büyük travmanın tanıklarıyız…
UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN!
Sağlık sorunları belli olan, kalp hastalığı nedeniyle hapishane koşullarında bulunması hayati tehlike oluşturan, suçsuz olduğuna tüm kalbimizle inandığımız kardeşimiz, ilim insanı Mahir Polat’ı hâlâ hapiste tutuyorsunuz. Mahir Polat’ı serbest bırakın.
Pırıl pırıl gençlerimiz, bayramı ailelerinden uzakta, hapishanede geçirdiler. Serbest bırakın bu tertemiz gençleri, gitsinler sınavlarına girsinler. Kimsenin meşru haklarını elinden almayın. Yazıktır, günahtır.
Bu vahşi ihtiras, adaletten başka her anlama gelen bu öfke, bu nefret neden? Kime yaranmak için bu kötü uygulamalara devam ediyorsunuz?
Yüce Türk yargısına verdiğiniz zarar, artık çok ileri boyuta ulaştı. Hakkaniyetli tüm yargı mensuplarından milletimiz adına açıklama, tepki bekliyoruz.
AKP seçmeni zannediyor ki; bu kadar insan, Ekrem İmamoğlu yargılandığı için sokakta.
Hayır.
Depremzedelere parayla çadır satan Kızılay Başkanını yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi şirketinden, kendi bakanlığına, fahiş fiyata dezenfektan satan Ticaret Bakanı’nı yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi parti yöneticinizin “Ankara’yı parsel parsel sattı” dediği Melih Gökçek’i yargılamadığınız için sokaktayız.
Muhaliflere ‘terörist’ yaftası vururken, bebek katilini Gazi Meclis’e davet ettiğiniz için sokaktayız.
Foyalarınızı ortaya çıkartan gazetecileri hapse tıkarken, ekranlarda iftira üstüne iftira atan, hakaret üstüne hakaret eden maymunları mükafatlandırdığınız için sokaktayız.
Sarıklı, cübbeli amirali jet hızıyla emekli ederken Cumhuriyet’e bağlılık yemini eden teğmenleri ihraç ettiğiniz için sokaktayız.
Vatandaşın belini ek vergilerle bükerken 5 müteahhitinizin milyarlarca liralık vergi borcunu affettiğiniz için sokaktayız.
Yüzlerce suç kaydı bulunan çete üyeleri elini kolunu sallayarak dolaşırken Ümit Özdağ’ı tutukladığınız için sokaktayız.
Evimizde oturken yazıp çizerek, video çekerek de derdimizi anlatmaya çalıştık ama duymadınız.
Sesimizi duyun diye sokaktayız.
Bayağı objektif bir yorum yapayım. Ekrem karşıtları da yorumlayabilir.
Diyelim ki benim 15 yıldır tanıdığım ve hiçbir falsosunu görmediğim @ekrem_imamoglu kötü niyetli. Hükümet bütün birimleri ile Ekrem’in ve bütün yakın çevresinin üzerinde nefes aldırmıyorken, her gün ayrı bir denetlemeye tabi tutuluyorken kendi şirketiyle bunları yapması için süzme derecede gerizekalı olması gerekmez mi?
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Ekrem İmamoğlu ya da Mansur Yavaş!
Hangisi olursa adaylıklarını sonuna kadar destekliyorum.
Zaman birlik olma zamanı. Yanlışa yanlış dedik yine deriz.
Şimdi yanlışları elbirliği ile düzeltme doğruları artırma zamanı.