📍*Erdem Atay:
🔹Ali Mahir Başarır'la ilgili geçen de hani şey yapmıştım ya... meyhande eğleniyor bir gün sonra da Kıbrıs'a gitmiş bu arkadaş. Bakın, size onun bilgilerini de anlatayım.
🔹Ali Mahir Başarır, Kıbrıs'ta Concorde Otel'de ne yapıyordu orada? Ne yapıyordun? Yani acaba arkadaşların hakkında fezlekeler verilirken, 'Çerçeve yasaya evet' dedikten sonra bir gün sonra Bodrum'a, Bodrum'dan bir gün sonra Kıbrıs'a... Ben merak ediyorum ya, bu para nereden geliyor?
🔹Şimdi burada Ankara'dasınız. Ankara'dan uçuyorsunuz uçakla Bodrum'a, gidiyorsunuz yemek yiyorsunuz içiyorsunuz orada kalıyorsunuz. Sadece gittiniz, geldiniz, orada yemek yediniz; 30 bin, 40 bin, 50 bin lira. Döndünüz abi uçakla Kıbrıs'a. Orada yediniz, içtiniz, oynadınız bir sürü rulet mulet falan... Bunlar kaç lira? Abi sonra tekrar dönüyorsunuz.
🔹Nasıl bir hayatınız var ya sizin? Sizin nasıl bir hayatınız var? Sonra 'Yok ekonomi, ocak yanıyor, bilmem tencereler yanıyor' falan filan... Bırakın bu ayakları ya.
Belediye başkan adayı olmak için 15 milyon euro veren adam gelince fazlasını çalarım nasılsa diye veriyor.
Alan adam da seni çeşmenin başına oturtuyorum şimdi peşin ver sonra fazlasını çal diye alıyor.
CHP (yeni parti) çarkı böyle işliyor.
-
Ekrem İmamoğlu Muhittin Böcek
Cüneyt Özdemir Kitabın Ortasından Konuşmuş Helal Olsun
“Ya Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçilseydi?
Bir düşünsenize, nasıl bir ülkede yaşıyorduk? Nasıl büyük bir felaketten dönmüşüz!
O zaman birçok kişi üzülmüştü, hayal kırıklığına uğramıştı ama her şerde bir hayır varmış.
Düşünün Türkiye toz duman olurdu şu an. Hele böyle çalkantılı bir dönemde.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün CHP’yi yönettiği gibi Türkiye’yi yönettiğini düşünsenize. Büyük bir beladan dönmüşüz.”
Can Ataklı:
Gerçeği suratınıza söyleyince neden bu kadar öfkeleniyorsunuz?
Ekrem İmamoğlu CHP'yi satın almaya kalktı kardeşim. Hakkında da bir sürü yolsuzluk dosyası var. Cumhurbaşkanı olacağım diye tutturdu, siyasetin canına okudu.
📌 *Yılmaz Özdil:
🔶*Şimdi bakın bu Menderes Belediye Başkanı olan arkadaş aslında vasıfsız eleman ya. Evet yani kimse kusura bakmasın ama vasıfsız eleman olduğu için iş bulamıyor. İş bulamadığı için nasıl ayarlıyorsa bir bankada özel güvenlik elemanı oluyor.* Evet, yani özel güvenlik elbette yani her yapılan iş namuslu bir iş, namusunla yaptığın sürece her iş kutsaldır, şüphesiz. Ama bakın bir belediye başkanından söz ediyoruz.
Adam bir özel bankada özel güvenlik elemanı olarak işe giriyor. Sonra belediyeye geçiyor. İZSU'da, yani İstanbul'daki İSKİ gibi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi... Özel güvenlik oluyor. Yani İZSU'nun kapısında duruyor adam özel güvenlik.
Sonra diyor ki: 'Benim belediyede tanıdıklarım var, isterseniz her şeyi hallederim' falan diyor. Muhtarlığa da aday oluyor. 2019 yerel seçimlerinde Menderes ilçesinde Cüneytbey Mahallesi... Cüneytbey Mahallesi'ne muhtar oluyor.
*2023'te CHP'de Genel Başkan değişiyor. Özgür Özel Genel Başkan oluyor. 2024 yerel seçimi geliyor, şak! Ya adeta sihirli değnek değiyor, Özgür Özel enteresan ötesi bir şekilde bu özel güvenlik görevlisi olarak belediyenin kapısında duran bu vasıfsız arkadaşı, 'İstanbul Büyükşehir'i bile yönetir diyerek, yani Ekrem İmamoğlu'yla eşit tutarak, İçişleri Bakanlığı'nı bile yönetir' diyerek Menderes Belediye Başkanı yapıyor. Nasıl? Mucize değil mi?*
Şimdi herkes diyor ki: 'Ya bunları nereden buldular bu kadar?' Abi 2024'ten beri kendimizi yırtıyoruz burada ya! Bunları belediye başkanı diye milletin önüne koydular.
Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçiminde iki aday vardı.
İkisinin de adı ve soyadı belliydi.
Buna rağmen bu oy geçersiz sayıldıysa, kamuoyunun şu soruyu sorması gerekir:
Gerçekten seçmenin iradesi mi korunuyor, yoksa kurallar farklı yorumlanarak farklı bir sonuç mu ortaya çıkarılıyor?
Üstelik bugün tartışılan yalnızca bu oyun geçerliliği de değil.
Bu oyun hangi usulle geçersiz sayıldığı da ayrı bir tartışma konusu hâline gelmiş durumda.
Hakkında zaten ciddi iddialar bulunan bir belediyede, böyle bir karar güveni artırmaz; şüpheleri büyütür.
Kararın hangi yetkiye dayanılarak verildiği, neden tutanak altına alınmadığı ve sürecin hangi hukuki zeminde yürütüldüğü açıkça ortaya konulmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca bir oy değildir.
Güvenin zedelendiği dönemlerde en küçük usul tartışması bile kamu vicdanında çok daha büyük yankı uyandırır.
Makamlar da geçer, güç de geçer. Değişmeyen tek gerçek ise hepimizin bir gün aynı hakikatin huzuruna çıkacak olmasıdır.
Şimdi bu herif Üsküdar Belediyesi Meclis oturumunu yönetirken yetkisini kötüye kullandığı hatta sahtekarlık yaptığı için yargılanmayacak mı?
@TC_icisleri nin bu sahtekarlıkla ilgili bir yaptırım gücü yok mu?
@istanbulCBS nin mesela re’sen işlem başlatacağı bir durum değil mi bu sahtekarlık?
İnsan izledikçe sahtekarlığın bu kadar pişkince yapılmasına cidden tahammül edemiyor!
O salondaki Meclis Üyeleri nasıl tahammül etti acaba ya!
🔴 Nevşin Mengü'den acı itiraf:
Ak parti de lider korkusu var, çat diye görevden alıyor, korkuyor yolsuzluk yapamıyorlar.
Biz sol partilerde delege yapısını elde tutmak için buna (yolsuzluğa) tevessül ediyorlar, sol partiler kendi içinde bir denetim kurması lazım..
İnsanlar anlamıyor.
Solun zihnindeki Türkiye hep geri kalmalı.
Deprem bölgesinde yükselen modern binaları, planlı yolları ve yeni şehirleri görünce rahatsız oluyorlar.
Çünkü Türkiye'nin bazı alanlarda Batı'dan daha iyi işler yapabildiğini görmek, yıllardır ezberledikleri anlatıyla çelişiyor.
Bu yüzden öfkeye kapılıyorlar.
Türkiye'de sol, çoğu zaman ideolojik körlüğün önündeki en büyük engellerden biri olmuştur.
Önce Muharrem İnce'yi desteklediler
Sonra Muharrem İnce'ye sövdüler
Önce Kılıçdaroğlu'nu desteklediler
Sonra Kılıçdaroğlu'na sövdüler
Önce Ahbap'ı desteklediler
Sonra Ahbap'a sövdüler
Dünyanın en dansöz, en omurgasız kitlesi...
Haluk Levent'in X hesabındaki "veda mektubunu" dehşet içinde okudum. Kumar bağımlısı, kendi tabiriyle yüzlerce insana borç batağı içindeki birinin derneğine "devletten daha çok güvendikleri" söylediler. Bu kişiyi yıllarca üst üste "ülkenin en güvenilir insanı" seçtiler. Ve şu anda Türk milletine bunu reva gören herkes üç maymunu oynuyor. Biz zamanında "yapmayın, etmeyin, devletin üstüne kimseyi koymayın" dedikçe bizleri kurdukları bot hesap ordularıyla linç ettirdiler. Hepsinin sosyal medyada milyon takipçili hesapları var. Ve ne kadar saklamaya, gizlemeye çalışsalar da hepsi gayet örgütlü, organize çalışıyor. Yüzyılın ihaneti, kumpası.
Cüneyt Özdemir Ahbapgillere Ele Dümdük Saplayıp Geçmiş
▪️Karşımızda depremzedelerin paralarını yemiş adamlar var
▪️Bunlarla da empati yapmayalım
▪️Bakıyorum dün, “aslında Haluk Levent böyle bir insan değilmiş, AK Parti’nin bir oyunuymuş” diyorlar.
▪️Abi bir gidin ya.
Temiz ve orta düzey bir bilince sahip herkes Haluk Levent’in dümenci olduğunu biliyordu.
Güvendiyseniz (bireysel olarak) kendinizi sorgulayın çünkü halihazırda sizi kandıran başkaları da var.
Aşkım Kapışmak: “Devlet burada yok diyenler deprem zamanında… İşte şimdi devlet burada hesabını verin devlete!”
Devlete karşı paravan oluşturmaya çalışanların geldiği noktayı görüyoruz. Gelişmemiş zeka diyorum ben.“
Efsane yorum @A_Y_SE__N_U_R_R Evet, “gerizekalıyız” diyemedikleri için “şoktayız” diyorlar…
Yalnız gerizekalılıktan da kötüsü; kumar bağımlılığı ve diğer defolarını bildikleri halde susup, kitleyi aptal yerine koyarak, kandırılmalarına ve soyulmalarına göz yumdular…
Devlete her şeyi söyleyenler Haluk Levent’e gelince “linç ediliriz” korkusuyla susmuşlar
Devlete o kadar düşmanlardı ki; yardım adı altında dolandırıcılar için para topladılar, devletin kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalıştılar
Günün sonunda ne oldu?
Devlet deprem bölgelerini ayağa kaldırdı, dolandırıcılarsa hesap veriyor
Bunlar da şimdi üç maymunu oynuyor