#ARŞİV |
Özgür Özel’in borsa manipülasyonu için başsavcılığın SPK’dan önce harekete geçmesini eleştirdiği sözleri yeniden gündem oldu:
Akın Gürlek en son borsaya da el attı. Aslında Akın Bey SPK'ya yabancı değil. Değerli eşleri SPK'da üst düzey yönetici.
Görev onların, borsada bir şey varsa SPK devreye girer araştırma yapar, bir suç varsa o suç hakkında da gider savcılığa suç duyurusunda bulunur.
Ama emir Tayyip Bey'den gelince eşinin kurumunu bile beklemeye tahammülü yok gitmiş borsa düştü diye soruşturma başlatmış.
Haydaa! Özgür Özel’in eski bir konuşması çıktı, fon soruşturması tartışmalarına yeni bir başlık açıldı 😁
Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde borsadaki şüpheli işlemlerle ilgili attığı adımları eleştirirken ne demişti Sayın Özel?
“SPK’yı neden beklemiyorsun?”
İyi de Sayın Özel, savcılığın bir suç şüphesini araştırmak için harekete geçtiğinden nasıl haberdar oldunuz ve neden karşı çıktınız? :)
Başsavcılığın SPK’ya gönderdiği belirtilen yazıdan gerçekten haberdar mıydınız? Haberdarsanız içeriğini nereden öğrendiniz? 😉
Foncularla aranızda nasıl bir gizli kanal vardı? 😁
Neyse ki eski grup konuşmaları duruyor. :) Buyurun, o konuşmayı bir kez daha izleyelim. 👇
Murat Bey,
Arama kayıtlarını paylaşmanız gerçekten isabetli olmuş. Çünkü paylaştığınız kayıtlar, yaşananların kronolojisini açıkça ortaya koyuyor.
Konuyu adım adım ve yalnızca zaman sıralaması üzerinden açıklayalım:
• 21.49 — İsmail Saymaz’ın canlı yayında size, “Bakan’ın basın danışmanını aradınız mı?” diye sorduğu ve sizin de “Evet, ulaşamadım.” şeklinde yanıt verdiğiniz saat.
• 23.22 — Benim, İsmail Saymaz’ı aradığım ancak ulaşamadığım saat.
• 23.26 — İsmail Saymaz’ın bana geri dönüş yaptığı ve benim, sizin telefon numaranızı istediğim saat.
• 23.31 — Benim sizi aradığım, ancak telefonuma cevap vermediğiniz saat.
• 23.39 — Sizin, paylaşmış olduğunuz arama kaydında da görüldüğü üzere, beni aradığınız saat.
Kayıtlar ortada.
Dolayısıyla 21.49’da canlı yayında “Sizi aradım, ulaşamadım” dediğiniz anda henüz benim telefon numarama sahip değildiniz. Nitekim sizin kendi ifadeniz de bunu doğruluyor: “Telefon numaranız bende kayıtlı değildi.”
O halde çok basit bir soru ortaya çıkıyor:
Sizde kayıtlı olmayan ve sizin de daha sonradan edindiğinizi söylediğiniz telefon numaramı, 21.49’daki canlı yayından ÖNCE nasıl aradınız?
Çünkü mevcut arama kayıtlarına göre beni aramanız 23.39’da gerçekleşiyor.
Bu nedenle tartışmayı “aradım–aramadım” seviyesine çekmek yerine, önce kronolojiyi doğru kuralım.
"GERÇEK” bilgiyi “GERÇEK" ifade ve yorumla paylaşalım…
Bu çelişkiyi ortaya koymak “soruları susturmak” değildir. Tam tersine, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına yapılması gereken şeydir.
Dolayısıyla meselenin üzerini “gazetecilik”, “cevap hakkı” veya “farklı kaynaklardan bilgi edinme” tartışmasıyla örtmeye çalışmak, ortadaki kronolojik çelişkiyi ortadan kaldırmaz.
Ve kamuoyunu ilgilendiren bir konuda, gerçeği farklı gösterecek bir anlatı kurmak, ortaya konulan soruları cevaplamadığı gibi, yalnızca asıl meselenin üzerini örtme çabasını daha görünür hâle getirir.
Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yok.
Bizim Hazreti Allah’a bir can borcumuz var, Allah’ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da eyvallahımız da yok.
İntihar eden Adil Varlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı’nın Başkan Vekili, Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’ymış.
İntihar mı cinayet mi araştırılmalı!
Hanım kardeşlerimiz!
Sosyal medya koca bir tuzak; buradaki "hiçbir erkeğe" güvenmeyin ve ailenizden habersiz tek bir adım atmayın.
Duygularınızı istismar edecek nice kişiler var buralarda.
Mahremiyetin aşıldığı an; günahların, hataların ve acı imtihanların başladığı andır. Bu mecralar gerçekten birer şer yuvası.
Nefislerimiz ile şeytan arasında sıkışıp kalmışız, korkmalı ve dua etmeliyiz.
Kıymetli anne babalar!
"Benim evladım yapmaz" rehavetine düşmeyin. Yapmaz denilen nice çocukların gençlik hatalarıyla belki istemeselerde ailelerini nasıl üzdüklerine şahit olduk.
Eliniz, gözünüz ve duanız daima çocuklarınızın üzerinde olsun.
Allah -celle celâlühü- bizi ve neslimizi muhafaza eylesin.
Bunlar doğru değil onu da yazalım..
Türkiye düşmanlığı yapmayan.. aynı zamanda da yanlışa yanlış diyecek kadar omurgalı olan insanların sesini kesmekle bi şey kazanmazsınız..
Allah Resülüne saldıran, dine mukaddesata ecdadımıza küfredip alay edenlerin hesaplarını kapatmadılar.
Vatana düşmanlık yapan, millete fitne çıkartan, her gün yalan haber yaparak provokasyon yapanların hesapları yerinde durdu çoğunlukla.
İş kendi çıkarına gelince nasıl da aslan nasıl da cevval oluyormuş bu işin sorumlusu "yetkili kişiler!.."
Mesele bu, asıl sorun da bu zaten.
Kendi ikbalini dinin vatanın ve milletin önünde gören ve maalesef istediği gibi at koşturan yozlaşmış güruha yetki verilmesiydi. Yetkilerini ne için kullanıyorlar görmüyor musunuz?
Üstelik bu yetkiyi kullanarak şahsi menfaat sağlarken milletin kendilerine değil bunca çabayla yürüyen Reise tepki göstereceğini de biliyorlardı.
Bunca emek, milletin çektiği çile, on yıllardır verilen mücadele onların umurunda değil.
Peki hiç mi aklı selim kalmadı bu makamlarda şu yapılanların millette nasıl yankılandığını görecek?
Milletin fedakarlığı üzerinden yetki alıp devlet imkanlarını kullanarak millete efelenenlere dur denilmeyecek mi?
Bu işin hangi noktaya gittiğini anlayan kimse kalmadı mı gerçekten?
Yazık...
Burada yazdığı 10 şeyden 9'u Gazze'nin ve Gazzelilerin menfaati için olan adamların bile sesini kesmek bana, Kâbe'nin avlusunda Rahmân Suresi okuyan Abdullah İbn Mesud'u döverek hakikati boğacağını sananların acizliğini hatırlattı.
Midemizi bulandırmayın.
Sayın Cumhurbaşkanımızın bu işin sonuna kadar gidilecek dediği fon olayı hakkındaki isimler ile alakalı yorum yaptı diye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı açık açık destekleyen hesaplar kapattırılıyorsa, bu hesapta başka bir hesap vardır. Velevki Sayın Cumhurbaşkanımız bu fon olayının sonuna kadar gidilecek demeseydi, bu fon olayı ile alakalı konuşanlar Sayın Cumhurbaşkanımızı destekleyen insanlar olmasaydı dahi de yine bu fon olayını sorgulayan insanların hesabının kapattırılması yine yanlıştır. Yani yapılan her halükarda yanlıştır.
Bu hesap kapatmalarla alakalı bir açıklama bekliyoruz
@BTKgovtr@SiberayEGM@adalet_bakanlik
Bu twiti attığı için hesabı gitmiş. Rezalet.
Vatan haini olduğunu yazan hesapları Muhbirler olayında yüz binlerce cimer şikayetine rağmen engellemeleri 1,5 hafta sürmüştü. O hesaplar bugün halen açık.
Bu arkadaşları eleştirmek vatan haini olduğunu söylemekten beter olsa gerek ki tüm devlet aygıtları eleştirilmemeleri için seferber ediliyor.
Bu twitte ismi yazanlara haksızlık yapıldıysa dava açarlar. Twitterda bir ilk de olmaz. Her gün ana avrat sövüyorlar bize, devletin imkanı vatandaş mı ayırır ?
Diğer insanlardan bunları ayıran -şu an ciddi bir töhmet altında olmak dışında- ne özellikleri var da hesapları engellemekte başka hiçbir durumda olmadığı şekilde hızlı davranılıyor ?
Bu da devlet imkanlarının kişisel menfaatler için kullanılmasıdır. Bu devlet kimsenin oyuncağı değil.
Kendisi Gazze’ye onlarca yardım organize etmiş, vatanına milletine son derece bağlı bir arkadaşımızdı. Bu zamana kadar mantıksız bir konuşmasına da denk gelmedim.
Sansür politikasıyla bazı şeylerin üzeri örtülmez. Bu kararlar acilen gözden geçirilmeli.