Doçent doktordan randevu alıyorsun, öğrencisine muayene oluyorsun. Tamam onlar da öğrenecek de hoca yanında olmadan nasıl öğrenecek? Poliklinikte hoca olmadan teşhis konulması kadar saçma bir şey yok insan hayatı bu.
İlber Ortaylı'nın vefat etmeden önce İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla ilgili yaptığı açıklama:
"Bundan 45 yıl önce darbe zamanı tutuklanan tüm siyasi isimler daha sonra yeniden iktidara geldi. Demirel, Ecevit, Baykal… Halkımız sandığa ve seçilmişe saygı gösterilmediğinde bunu hiçbir zaman unutmadı; ilk fırsatta cevabını sandıkta verdi. Yıllar geçiyor, yöntemler değişmiyor. Yine tarihi günler yaşıyoruz. Halk sandıkta kullandığı oyu, seçtiği yöneticiyi takip ediyor ve mesajını çok net veriyor: Seçimle gelen seçimle gitmeli.
Bugün ise toplum gergin, gençler huzursuz ve gelecekten endişeli. Artan siyasi kutuplaşma ve belirsizlik ortamı, gençlerin zihinlerinde “Ne olacağım?” sorusunu giderek daha baskın hale getiriyor. Ülkenin siyasi hayatı, belediyelerden merkezi yönetime kadar birkaç vilayete sıkışmış durumda. Bölgecilik, her ne kadar yasalara uygun görünse de, tasvip edilemeyecek ölçüde yerel partizan eğilimlere ve güçlü bir nepotizme dayanıyor.
Peki ya diğer şehirlerde yaşayan, yıllarca eğitim gören, yabancı dil öğrenen, kendini yetiştiren gençler ne olacak? Bu çocukların emeği, umudu, hakkı ne olacak?
Gençlerin geleceği güvence altına alınmalı; bürokrasi ve adalet sistemi yeniden halkın güvenini kazanmalıdır. Bunun için illa büyük krizler yaşanmasını beklemek gerekmez. Gerekli düzenlemeler ve reformlar derhal hayata geçirilmelidir.
Bu konu bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değil; doğrudan doğruya bir ulusal meseledir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği söz konusudur. Ve bu mesele, hepimizin ortak sorumluluğudur."
Arabuluculuğa neden avukatsız başvuru yapıyorsunuz da bizi toplantı imza çıkmazına sürüklüyorsunuz ya🤦🏻♀️
Gerçekten insanların ödleri kopuyor avukat bir yerlerden ekmek yer diye
İki tarafın da avukat olduğu evliliklerde “Bugün çok yoruldum, şu dilekçemi sen yazıverir misin?” dediğiniz oluyor mu ya? Böyle bir şey oluyorsa bir şeyler düşüneceğim.
İnstagram “26 haftalık gebeliğimde neler yedim?” “10 günlük anneliğimde neler yedim?” Videoları ile dolu. Bana ne ablacım ne yediysen yedin ya bi de katır kutur çiğniyolar 🤦🏻♀️
Bugün karşıma gelen vatandaşın davası usulden reddedildi. Dilekçeyi ChatGpt’ye yazdırmış. İşte aradığım “her şeyi ben bilirim” ruhu.
Bir avukatın duruşmada en sevdiği şey karşısındaki vatandaşın davaya avukatsiz gelmesidir. 2. de karşı dilekçenin ChatGPT ile yazılmış olmasıdır.
Geçen sene bir flörtüm vardı. Bağlanıp alışacağımı, sonra üzüleceğimi biliyordum. -Bizden olmaz- dedikleri. Güzeldi, keyifliydi ama sahici değildi, manasızdı. Ciddiyet beklediğimde gideceğini biliyordum. Gitsin diye sevgili olalım demiştim. Gitmişti. O günlerde bana bir güncelleme geldi. Bunu hayatın geneline yordum. Fark ettim ki bazı şeyler sadece ben elimde tuttuğum için devam ediyormuş. Bazı dostluklar bazı arkadaşlıklar bazı hayat uğraşları. Adına ne derseniz artık. Onlara göre olmasını sevdiğim için. Biri gelip dert anlatır, dinlerim. Bir şey rica eder yaparım. Bir şeye ihtiyacı vardır gidermeye çalışırım. Ama aynıları benim için ne kadar geçerli? Benim isteklerim, beklentilerim?
Varsayın bir halat avucunuzla sarmışsınız. O halatı bıraktığımda fark ettim ki sahici sandığım bir çok şey sahteymiş. Ben değer veriyorum, çabalıyorum, oldurmaya çalışıyorum diye oradaymış. Bırakınca birçok şey yerli yerinden oldu. Şimdi bakıyorum göreceli daha yalnızım. Daha az insanlar dostluk ediyorum. Ama sahte kalabalıklar yerine sahici yalnızlıklar yaşıyorum. Herkese tavsiye ederim. Bazen insan bir şeyleri seviyor mu yoksa sadece o şeyin bağımlısı mı ya da alışkanlığımı bakması gerekiyor. Bir şeyler sunmak yerine talepkar olun. Değerinizi orada idrak ediyor ve verenlerle devam ediyorsunuz.
Davası için anlaştığımız kadın arayıp “arkadaşım bu davalarda avukata gerek yok dedi. Ben kendim davayı açtım. Ama size de bu süreçte istediğimde danışabilir miyim” dedi. Artık saygısızlıkta sınır tanımıyolar