Meslektaşımız Av. Emir Ali Spor, Maltepe’de mesleki görevini ifa ettiği sırada müvekkilleriyle birlikte silahlı saldırıya uğramıştır. Valilik açıklamasına göre ağır yaralanan meslektaşımızın hastanede tedavisi sürmekte olup edindiğimiz son bilgilere göre durumu iyiye gitmektedir. Meslektaşımıza acil şifalar ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Süreci takip etmeye devam edeceğiz.
Saldırıda ne yazık ki vefat eden iki vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyor, ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.
Kime ve ne gerekçeyle yönelirse yönelsin, şiddetin her türlüsünü kınıyoruz. Bu vahim olayın failinin adalet önünde hak ettiği cezayı alması için adli sürecin takipçisi olacağız.
BAĞIMSIZ AVUKATLAR İSTANBUL BAROSU BAŞKAN ADAYINI AÇIKLADI!
AV. ARİFE GÖKKAYA DİNÇ KİMDİR?
1973 Antalya doğumludur. İlk, orta ve lise eğitimini
Kumluca/Antalya’da tamamladı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 1994-1998 yılları arası Sarıyer Belediyesi’nde müfettiş ve kamu avukatı olarak çalıştı. Meslek hayatına serbest avukatlıkla devam etti. Evli ve 3 çocuk annesidir.
İnsan hakları alanında faaliyet yürüten STK’larda uzun yıllar aktif görevler aldı. 1998’den beri aralıklı olarak İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği’nde (MAZLUMDER), yönetim kurulu ve ilgili çalışma gruplarında görevler aldı. İnsan hakları alanında, hakları ihlale uğrayan kişilere, bilhassa ortaöğretim ve üniversite öğrencilerine konferans ve eğitimler verdi.
1997 yılında Tüketiciler Birliği kuruluş ve yönetiminde görev aldı. Tüketici haklarının bilinmesi ve yaygınlaşmasını sağlamak üzere haftalık radyo programı yaptı, eğitim seminerleri verdi. 2021-2026 Dönemi İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyesidir. Bireysel insan hakları ihlalleri ile ilgili olarak da çok sayıda davada avukatlık yapmıştır. BAĞIMSIZ AVUKATLAR kurucularındandır ve halen serbest avukatlık yapmaya devam etmektedir.
İSTANBUL BAROSU BAŞKAN ADAYIMIZ AV. ARİFE GÖKKAYA DİNÇ
Bağımsız Avukatlar Kürsüsü ve Bağımsız Avukatlar Meclisinin yaptığı çalışmalar ve istişarelerin ardından Ekim ayında gerçekleşecek genel kurul için İstanbul Barosu Başkan Adayımız Avukat Arife Gökkaya Dinç olarak belirlendi.
Adaylık açıklamamızda bizimle olan tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.
BAĞIMSIZ OL,
DEĞİŞTİR!
Yeni adli yıl başlıyor!
Çiçekler hazır…
Protokol hazır…
Kürsüler hazır…
Konuşmalar hazır…
Bir tek adalet hazır değil.
Olsun.
Biz alışığız.
Zaten Türkiye’de bazı şeylerin açılışı yapılır, ama kendisi bir türlü açılmaz.
Adli yıl açılır, adalet açılmaz.
Dava açılır, dosya kapanmaz.
Duruşma açılır, hâkim gelmez.
UYAP açılır, sistem çalışmaz.
Avukat adalete kapı açar, hukuk açılmaz.
Sonra hep birlikte “yargı reformu” deriz.
Ve yeni sezona geçeriz.
Yeni bir adli yıl daha başlıyor.
Adliyeler açılacak, duruşmalar başlayacak, UYAP yine çökecek, aynı saate yirmi duruşma verilecek, avukatlar adliye koridorlarında kilometre yapacak, hâkim gelmeyecek, mazeret dilekçeleri toplanacak, müzekkere yazılacak, cevabı beklenecek, cevap gelmeyecek, yeniden yazılacak…
Ve bütün bunların sonunda birileri çıkıp büyük bir ciddiyetle:
“Adalet mülkün temelidir.” diyecek.
Biz de diyeceğiz ki:
Temel güzel de mülk nerede?
Çünkü biz avukatlar artık adaleti aramaktan yorulduk.
Adaleti az buluyoruz, bulduğumuzda da tanıyamıyoruz.
Ve en önemlisi:
Bu kadar sorun varsa, neden her adli yıl aynı sorunlarla açılıyor?
Aslında “yeni olmayan” yeni adli yılı açıyoruz.
Belki de artık adli yılı değil, aynı sorunların yeni sezonunu açıyoruz.
Sezon finali yok.
Final bölümü yok.
Senaryo değişmiyor.
Oyuncular değişiyor, replikler aynı kalıyor.
Avukatlar ise her sezon biraz daha yoruluyor.
Biz BAĞIMSIZ AVUKATLAR olarak bu tabloya alışmayı reddediyoruz.
Yeni adli yılda artık “avukatın sorunları” diye başlayan ve “çözüm için çalışmalarımız devam etmektedir” diye biten açıklamalardan sıkıldık.
Çünkü biz artık çalışmaların değil, sonuçların devam etmesini istiyoruz.
Genç avukatın kirasını ödeyebilmesini,
Stajyer avukatın emeğinin karşılığını almasını,
CMK avukatının aylarca ücret beklememesini,
İşçi avukatın mobbinge uğramamasını,
Kamu avukatının mesleki bağımsızlığını,
Avukatın adliyede kapı kapı dolaşmamasını,
Kısıtlılık kararı adı altında savcıların dosya üzerinde “körebe” oynayamamasını,
Savunmanın delile ve dosyaya erişebilmesini,
Aynı dakikaya verilen onlarca duruşmanın sona ermesini,
Avukata yönelik şiddetin “talihsiz olay” olarak geçiştirilmemesini istiyoruz.
Kısacası:
Avukat gibi yaşamak, avukat gibi çalışmak ve avukat gibi muamele görmek istiyoruz.
Sosyal medyadan etkilenmeyen, güçten çekinmeyen, siyasetten emir almayan, hukuktan başka talimat tanımayan bir yargı istiyoruz.
Çünkü hukuk güvenliği yoksa kaos vardır. Kaos varsa korku vardır. Korku varsa suskunluk vardır. Ve suskunluk varsa savunmaya gerek kalmaz. Biz tam da bu nedenle konuşuyoruz.
Çünkü susarsak, sadece avukat susmuş olmaz.
Savunma susar.
Savunma susarsa adaletin sesi kısılır.
Yeni adli yılın dileği belli:
Daha az nutuk, daha çok hukuk.
Daha az protokol, daha çok adalet.
Daha az gösteri, daha çok bağımsızlık.
Daha az “efendim”, daha çok “Saygı”.
Daha az figüranlık, daha çok savunma.
Daha çok hukuk. Daha çok insan hakları.
Yeni adli yıl hepimize hayırlı olsun.
Özellikle de…
Bir gün gerçekten adaletin geldiğini görebilecek kadar sabırlı kalanlara.
BAĞIMSIZ AVUKATLAR
Ahmet Günbay Yıldız'ın Yanık Buğdaylar romanında 'Hareket hırsızları' diye bir ifade geçer. Depremden zengin olan, afeti menfaate çeviren anlamında. Bu Ahbap işi ona benziyor git gide sanki.
Mesleğin itibarı yerle bir olmuşken, avukatlar intihar ederken ve görevleri başında katledilirken asli görevlerini savsaklayan İstanbul Barosu yönetimini, seçime dört ay kala, popülizmden beslenen ve insan onuru kavramını ters yüz eden bir pankartı baro imzasıyla bayraklaştırması sebebiyle kınıyoruz.
Baronun on binlerce üyesinin hissiyatını ve duruşunu yok sayan bu pankarttan ve pankartın temsil ettiği şeylerden beriyiz.
🔴 MESLEKİ VE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMA ÇAĞRISI
İstanbul Barosu, Ankara Barosu ve İzmir Barosu üyesi Meslektaşlarımız Av. GÜLDEN SÖNMEZ (@Gulden_Sonmez) , Av. DUYGU İNEGÖLLÜ (@dygingl) ve Av. BURCU ERTAŞ hakkında İzmir Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde haksız ve hukuka aykırı bir dava açılmıştır.
Şöyle ki; 24.06.2022 tarihinde haklarında dava açılan üç meslektaşımız ve aynı duruma maruz kalan başkaca birçok meslektaşımız İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’ne avukatlık görevlerini yapmak üzere ulaşmışlardır. İşlemlerini yapmak ve müvekkillerini ziyaret etmek isterken Göç İdaresi görevlileri tarafından gerekçesiz ve sözlü̈ beyanlarla Geri Gönderme Merkezine giriş yapmaları engellenmiştir. Başkaca birçok meslektaşımızın da aynı gün nizamiyede bekletilerek işlem yapmaları müvekkil görüşmeleri tamamen engellendiği için İzmir Valiliği’ne, İzmir İl Göç̧ İdaresi Müdürlüğü’ne ve İzmir Barosu Başkanına durum bildirildiği halde çözüm üretilmemiştir. Bu durum avukatlar tarafından iki ayrı tutanakla imza altına alınmıştır. Olay günü hiçbir avukat görevini yapamamıştır.
O dönemde özellikle yoğun insan hakları ihlalleri ile anılan ve raporlara konu olan Harmandalı Geri Gönderme Merkezi, olay günü çok sayıda ambulans ve resmi sivil güvenlik araçlarının olağanüstü şekilde giriş çıkışlarının olduğu bir vaziyettedir. Avukatlar müvekkilleri ile görüşme beklerken ve izin verilmezken içeri alınan çok sayıda otobüslere, içerde tutulan kişiler zorla bindirilerek adeta kaçırılır gibi açıklama yapılmadan götürülmüştür. Avukatlar bu duruma şahit olarak ısrarla bu otobüslerde Müvekkillerinin zorla götürülüp götürülmediği hakkında bilgi talep etmişlerdir. Ancak bilgi alamadan, işlem yapamadan tüm avukatlar mesai bitimiyle orayı terk etmek zorunda kalmışlardır.
Hal böyleyken, aradan bir süre geçtikten sonra İzmir İl Göç̧ İdaresi Müdürlüğü tarafından, üç meslektaşımız hakkında şikâyetçi olunduğu ve buna binaen Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığında soruşturma açıldığı ö��renilmiştir. Adalet Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesi ile üç meslektaşımız hakkında “Görevi Yaptırmamak İçin Direnme”, bir meslektaş için ayrıca “Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etmek” suçlamasıyla dava açılmıştır.
Davanın ilk duruşması 24.06.2026 günü saat 13:40’ta gerçekleşecektir. Türkiye Barolar Birliği (@barolar) başta olmak üzere, İstanbul (@istbarosu), Ankara (@ankarabarosu) ve İzmir Barosunu (@izmir_barosu), hukukçu kuruluşlarını, insan hakları kuruluşlarını ve tüm meslektaşlarımızı duruşmaya ve dayanışmaya davet ediyoruz.
BAĞIMSIZ AVUKATLAR
Dönem Sözcüsü
Av. Arife Gökkaya Dinç
Anneannem bu dünya yolculuğunu tamamladı. Tevhid ehli, saliha bir hanımdı. Mezara yatırıp, üstüne toprak doldurup, arkamı dönüp gitmek bu yaşımda bile zor geldi. Allah mekanını cennet bahçesi eylesin.
MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİLDİR!
Avukatlar, müvekkilleri adına yaptıkları meşru talepler karşısında mahkeme kalemlerinde sistematik bir dirençle karşılaşmaktadır. Bu dirence karşı işlemin yapılmasını sağlama çabası “tartışma” diye etiketlenmekte, avukatlar bilinçli biçimde kriminalize edilmektedir.
Meslektaşımız da bu anlayışın sonucu olarak usulsüz talimatla gözaltına alınmıştır. Mahkeme eliyle verilen ölçüsüz adli kontrol kararı, yargısal yetkinin cezalandırma ve gözdağı aracına dönüştürüldüğünü göstermektedir.
Mahkeme ve savcılığın, avukatı sürekli olarak suçlu gibi gösteren bu yaklaşımı yargının bağımsız denetim rolüyle bağdaşmamaktadır. Hukuku, avukatı bastırma ve hizaya getirme aracı hâline getirmeye çalışmak kabul edilemez. @adalet_bakanlik@HSKKurumsal
Feyza Altun, herkesi İran konsolosluğuna davet etti:
“Tüm Türkleri yarın İran Konsolosluğunun önüne saat 13:00’da bekliyor olacağız.”
“Resmi bir izin yoktur. Kendisine sorun teşkil edeceğini düşünenler kendini tehlikeye atmasın.”
@AydenizPeyruz Dilleri çok tatlı olabilir. Premium bir yetenek Bence. Ahlâk, etik gibi bir kısım değerleri göz ardı etmeyi göze alıyorsanız istenen neticeyi almak hususunda çok da faydalı. Bir de fark ettiğim böyle insanların nerdeyse tamam��nın tekerinin önüne taş gelmez. İnanılmaz gerçekten.
📢 Bağımsız Avukatlar olarak, AYM iptal kararı sonrası 11. Yargı Paketi kapsamında Meclis’e gelen ve avukatlık disiplin hukukunu yeniden düzenleyen kanun teklifini inceledik.
🔗 Rapora ulaşmak için: https://t.co/RxLrEsPziN
Bence Türkiye'deki AVM’lerde acilen şu iki değişikliğin yapılması gerekiyor:
1. Otoparkların ücretli hâle getirilmesi
2. AVM’lere girişin cüzi bir miktar ücrete (örneğin 10 $) tabi olması (bu sayede otobüs, metrobüs gibi toplu taşıma araçlarıyla gelenler de bir miktar filtrelenmiş olur)
Bu değişiklikler yapıldığında, güvenlik kontrolüne bile gerek kalmayacağını düşünüyorum.
AVM’lere sadece dolaşmak için gelen çok sayıda insan var. Çoğunluğu alışveriş yapmıyor, yemek almıyor, sadece kalabalık oluşturuyor ve benim gibi ne istediğini bilen kişilerin A noktasından B noktasına geçişini yavaşlatıyor.
Mesela, geçen gün Kaliforniya'da Black Friday etkinliği için alışverişe çıktım. AVM’de normalde ücretsiz olan park alanlarını vale hizmetine dönüştürüp 15 $ ücret talep ettiler. Gereksiz kalabalık büyük ölçüde azaldığı için neredeyse mükemmele yakın bir alışveriş deneyimi yaşadım. Mağazalarda bir miktar yoğunluk vardı, ancak aşırı kalabalık yoktu ve gittiğim her yerde tezgahtarlar birebir ilgilendi.