İletişimde başarıyı görünürlükle sınırlamak doğru değildir.
Asıl başarı, görünür olurken insan onurundan, hakikatten ödün vermemektir.
Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti, toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir.
86 yıl sonra Ayasofya’nın minarelerinden yeniden yükselen ezanlar, mabedin özgürlüğüne kavuşmasının ve milletimizin ortak sevincinin simgesi olmuştur.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde alınan bu tarihi kararın 6. yıl dönümünü kutluyoruz.
#AyasofyadaFetihRuhu
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: Kimsenin şüphesi olmasın FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı "Türkiye Yüzyılı"nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah'ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. #ZaferBizim
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.
15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.
O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…
Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…
Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.
“Bu vatan; tepeden tırnağa tek vücut olup sokağa, caddeye, meydana dolup bayrağı uğruna gül gibi solup asım şuuruna erenlerindir.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde, milletimizin demokrasiye ve bağımsızlığına sahip çıkmak uğruna ortaya koyduğu eşsiz mücadeleyi saygıyla anıyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yâd ediyoruz.
#ZaferBizim
NATO Parlamenter Zirvesi’nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunan katılımcılara teşekkür ediyorum.
Müttefik ülke parlamentoları arasındaki iş birliğinin nişanesi olan bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
NATO Ankara Zirvemizin ayırt edici özelliklerinden biri, savunma sanayisi iş birliğine yapacağı vurgudur.
Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayisi Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız.
Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak.
Ayrıca NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz.
Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz.
Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz.
Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır.
İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz.
Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür.
1967 sınırlarında, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır.
Kriz bölgeleriyle 1.800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye; güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır.
Nasıl Türkiye, Türkiye’den daha büyükse AK Parti de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir.
Biz sadece kendi insanımızın değil; gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin de duasını alan, desteğini alan bir hareketiz.
Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet Meclisi tıkama alışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor.
İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz.
Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclise taşıyanlar eklenmiştir.
Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde asla hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır.
Daha önce hiç tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz.
Sabahın 9’unda gelip salon işgal edeni mi ararsın…
Birbirine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın…
Dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın…
Dün “halkın kahramanı” ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün “halk düşmanı” diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın…
Tekmili birden mevcut.
Çerçici dükkânı gibi, yok yok.
Rakiplerimizin kendi içinde ne yaptıkları, birbirlerine ne dedikleri, partilerini neye çevirdikleri bizi alakadar etmez.
Ama bir partinin iç meselesi Gazi Meclisimizin ve demokrasimizin meselesi haline getirilmeye çalışılırsa elbette buna da kayıtsız kalamayız.
Terörsüz Türkiye süreci, geride bıraktığımız 22 aylık zaman diliminde ciddi direnç testlerinden başarıyla geçti.
Gelinen noktada örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz.
Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan söz konusu düzenlemeyi, sorunların çözüm adresi olan Meclisin takdirine sunacağız.
Devletimizin niteliklerinden, milletimizin değerlerinden taviz vermeden bu meseleyi çözecek kapasiteye ziyadesiyle sahip olduğumuza inanıyorum.
Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek, tarihe gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz.
Tekrar bir “Yenikapı ruhu” aranıyorsa bunun vücut bulması gereken zemin Terörsüz Türkiye sürecidir.
Siyaset kurumu, tıpkı Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır.
Biz Cumhur İttifakı olarak iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret; üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz; bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.
AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil; CHP’nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir.
Bizim mücadelemiz, ellerine fırsat geçse Türkiye’yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir.
Türkiye’yi dışarıda ve içeride vakarla temsil edecek, şartlar ne olursa olsun her platformda ülkemizin çıkarlarını cesaretle savunacağız.
Dikleşmeyeceğiz ama dik duruşumuzu da hiçbir zaman bozmayacağız.
Hicri 1448’inci yılın milletimiz ve İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını diliyor, yeni yılın tüm insanlığa barış ve huzur getirmesini Rabb’imden niyaz ediyorum. Yeni hicri yılımız mübarek olsun.