@veli_sacilik@ezgibasaran Sizin gibi özenli bir dile dostça yapılan eleştiriler saygıyla karşılanmalı.Ancak bu eleşetirilerin de eleştirilme hakkı olmalı.Nazan Üstündağ'ın ve Ezgi Başaran'ın görüşleri de bu minvalde zaten, ikisinde de yasakçı bir tavır yok.Siz de bu eleştirleri eleştirebilirsiniz tabi😃
Ya Xizir, kendi sesine aşık olup sözü bilmez hale gelenlerden, kendi yüzüne aşık olup cemali bilmez hale gelenlerden, kendi izine aşık olup yolu bilmez hale gelenlerden uzak kıl bizi.
Vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla, bayrak arkasına sığınıp gemisini yürütenler hep vardı zaten. Onların hallerinden memnun oldukları malum. Belli ki siz de onlardansınız, eyvallah. Burda esas üzücü olan ODTÜ de dört beş yıl okuyup, bula bula bu pankartı bulmanız olmuş.
ODTÜ mezuniyet töreninde, “Ben bu Cumhuriyet’in bir hıyrını görmedim” diyen Sırrı Süreyya Önder’e göndermeli bir pankart açıldı:
“Biz Cumhuriyet’in çok hayrını gördük.”
Nafile...
Daha nice Teğmen M. Ali'ler, Ceviz Hulki'ler, Soğanlar,Feyzioğulları, topuklu/topuksuz Özlem'ler, Burcu'lar, Böcek'ler, sair 180 derece dönmeler, dönmeye hazırlananlar, Hacır/Yarkadaş biraderler, DSP artıkları, isimlerini şu an teker teker sayamayacacağım sair mahlûkat çıksada da!
Açıklama
Göztepe Spor Kulübü olarak, sporun birleştirici gücüne olan inancımız doğrultusunda bugüne kadar tüm kulüplerin başarılarını ve şampiyonluklarını saygıyla karşıladık ve kutladık. Bu anlayışla Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesini de tebrik ettik.
Ancak kulübümüz tarafından yapılan bu tebrik paylaşımının, amacı dışında farklı yönlere çekilerek konunun muhatabı olmayan taraftarlarımızın hedef alınmasına neden olduğunu üzülerek gözlemledik. Taraftarımızın hassasiyetini de göz önünde bulundurarak söz konusu paylaşımın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Göztepe Spor Kulübü olarak, sporun birleştirici ruhuna olan inancımızı korurken her zaman camiamızın değerlerini ve hassasiyetlerini ön planda tutmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Önümüzde, Gaziantep FK ile oynayacağımız, kulüp tarihimiz açısından önemli maçlardan birinde her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu açıktır. Bu doğrultuda, tüm camiamızın omuz omuza, tek yürek halinde takımımızın yanında olacağına inancımız tamdır.
Göztepe Spor Kulübü
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ofislerimizden belli saatlerde hapishanelere bağlanarak müvekkillerle görüşmeyi düzenleyen bir kanun beklerken şu Adalet Bakanlığı’ndaki vizyona bakın !
https://t.co/cJvLgsb3pV
Yavaş’a teşekkür edip, arayı da bozmamaya çalıştığına göre onun da kendisi gibi eninde sonunda Cumhur İttifakına rücu edeceğine inanıyor. Ben de öyle tahmin ediyorum. Adaylığına herhangi bir sebeple engel çıktığında ya da umudu kestiği anda topuklayacaktır.
Aziz Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim.
Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir.
Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.
Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum.
Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum.
Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır.
Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mansur Yavaş’ın en has adamıydı.Etimesgut’ta aday gösterilmediği için Mansur Bey küsmüştü.Bu arada Kılıçdaroğluna oy vermediğini açıklayan Adnan Beker ile Ümit Dikbayır’ı CHP ye transfer eden Yavaş, CHP deki ulusolcuların da onayını alıp,İYİP+ZP desteğiyle aday olmaya çalışıyor.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın beraberinde bazı meclis üyelerini AK Parti’ye taşıyacağı ifade ediliyor.
Eğer beş meclis üyesi istifa ederse Keçiören Belediyesi’nde meclis çoğunluğu Cumhur İttifakı’na geçiyor.
3-Kürde, azınlığa hak vereceğinize İsrail'e, ABD'ye itaat edip, keyfimize bakalım.Ortamlarda da biz oyun kurucuyuz deriz.
4-Zaten bunlar için azınlıkmış, Kürt'müş farketmez, önemli olan itaat etmemiz, bak Suriye'de itaat edince İŞİD'e bile onay verdiler.
Ankara'nın mesajları;
1-Bu adam deli, bununla uğraşmaya gelmez, gelin siz de bizim gibi itaat edin, rahat edin. Şu an için başka çaremiz yok!
2- Biliyorsunuz İran'da da Kürtler, azınlıklar var, bu işlerin sonunda Kürt'ler, azınlıklar bir takım haklar kazanabilir,
AİHM Demirtaş kararından sonra da böyle olumlu mesajlar verip, topu mahkemeye atmışlardı. Verilen kararları mahkemece verilmiş kararlar gibi gösterme çabası sadece. Emin olun adliyeler ülkü ocakları gibi onayları olmadan yaprak bile kıpırdamıyor bu mahkemelerde.
“Terörsüz Türkiye” hedefi geride kalan son bir asrın en müessir atılım ve amacıdır. Barış, huzur, istikrar ve güvenlik Türk milletinin hem hakkı hem de tartışılmaz arzu ve arayışıdır. Bu kapsamda herkes ve hepimiz buna binaen hareket ve hizmetle mükellef olduğumuzu unutmamamız gerekmektedir.
Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Özer’e, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun reva görülmesinden dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiği gibi “Terörsüz Türkiye” gaye ve gayretiyle de taban tabana zıtlık taşımaktadır. Bu kararın maşeri vicdanda hiçbir karşılığı ve makul bir gerekçesi de yoktur.
İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahut kararı sorunludur, adil ve hakkaniyet esaslarıyla tezat ve çatışmalıdır. Bu nedenle bahse konu mahkeme kararının temyiz aşamalarında düzeltilmesi, adaletin gerçek manada tecelli etmesi samimi dilek ve temennimdir. Türk hukuk sisteminin önyargılardan uzak şekilde, milli birlik ve beraberlik hissiyatına adli ve ahlaki destek vermesi akut beklentimizdir.
Örgüt üyeliğinden ceza vermişler ama Bahçeli'yi de kırmayıp, alt sınırdan vermişler.Görünen o ki herkese ceza verip, bir lütufmuş gibi bu cezaların kaldırılması karşılığında yeni tavizler isteyecekler.Kendilerine biat edilmediğini anladıklarında da herşeyi rafa kaldıracaklar.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e 'Kent Uzlaşısı' davasında 6 yıl 3 ay hapis cezası!
Özer’e “silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı “kent uzlaşısı” davasında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, kararın oy birliği ile alt sınırdan verildiğini açıkladı.
Yani ABD “hoşt” dediği anda kuyruğunu kısıp kaçacak “cihatçı” rejim, Kürtlere tekrar saldırma fırsatı yakalayana kadar bir kenara pısıp hırlayacak. Bu esnada “Türk İslamcılar” da Kürtlere günah uydurma, kendi ırkçılıklarına yeni kılıf bulma umuduyla istihâreye yatabilir.