İnsan-ı Kâmili Unutma - Roza Kahya
Menbic 27.06.2016, bu tarih hayatımızda hiç unutamayacağımız başka bir dünyanın mümkün olduğunu, yaşam gibi basitçe dile getirdiğimiz, bir o kadar ağır bedeli olduğunun haberini aldığımız gündü. Her ölüm sınırın bu tarafında kalan bizlere ağırdı…
#UmutYazıları
https://t.co/IG8nlyOV5W
Nusaybin özyönetim davasından tutuklu olan Nurcan Aslan, 10 yılın ardından 32 yıldır tutuklu olan Ardıl Çeşme ile beraber cezaevinden çıktı. Aslan Yargıtay'ın cezasını onamasından sonra Nusaybin dosyasından tahliye edilen (bildiğim kadarıyla) ilk isim oldu.
"Öcalan’ın bizi düşünmeye davet ettiği şey şudur: Varlığınızı üreten varoluşunuz yalnızca “anti”lik ile olmaz; asıl olan içkin kurucu gücünüz potentia’yı, hak ve gücünüzü artırdığınız etik-politik özörgütlenmeleri mücadele içinde geliştirmenizdir."
https://t.co/9EBvHS5lRh
Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım, Abdullah Öcalan ile görüşmesini anlatmış:
“Müdür yanımızdayken bayram vesilesiyle Başkan’la görüşmeyi talep ettik ama kabul edilmedi. Hamili ile vedalaştık ve görüş odasından ayrıldık. Başkan’ı görmeden ayrılmak bana çok ağır geldi. Mustafa’yla bizi bir salona aldılar. Daha sonra Ömer Hayri Konar arkadaşın kız kardeşi de salona getirildi. Salonda beklerken müdür geldi, biraz sohbet ettik. Çıkarken, ‘Başkan’la görüşme şansımız hiç mi yok’ diye sordum. Gülümsedi ve ‘Belki size bir güzellik yaparım’ dedi. Çıkarken, ‘Sen daha evvel onu tanıyor muydun’ diye sordu; ben de ’Evet ama beni hatırlar mı bilmiyorum’ dedim.”
Umudunu yitirdiği sırada görevliler odaya geldi ve ‘Öcalan sizi görmek istiyor’ dedi. Şoka girdim; duyduğum şey gerçek olamaz gibi geldi. Görevliye ‘Bizi mi’ dedim, ‘Evet evet gelin’ dedi. Ben Başkan’ın yanına gidene kadar nasıl gittim, yanımda kim vardı, geliyorlar mıydı hatırlamıyorum. Odaya girdiğimde Başkan karşımdaydı, bir tek o anı hatırlıyorum. Yeğenlerinin çocuklarıyla ilgileniyordu. Hayatımda hiç bu kadar heyecanlanmamıştım. Başkan’ı son yayımlanan fotoğraftaki gibi düşünüyordum ama onu gördüğümde ‘İnsan bu yaşına rağmen bu kadar çevik olur mu’ diye düşündüm.”
İçeri girdiğimde bana ‘Poto’ diye seslendi. Demek ki Hamili ile beni konuşmuşlar. Videolarından tanıdığımız o gür sesi hiç kaybolmamıştı. Pozitif enerjisiyle ‘Sen dede olmuşsun, bu hal nedir’ dedi. ‘Sen o Ana Fatma köyünün üstündeki çeşmeden bize su getiren kıvırcık saçlı çocuk değil misin’ diye devam etti. ‘Evet Başkanım’ dedim. ‘Bu ne hal?’ dedi ve tekrar sarıldı. ‘Seni sordum, iyi bir kardeşsin. Hep Hamili’nin yanında olmuşsun’ dedi. Daha sonra Başkan şöyle devam etti: ‘Çok iyi üç lider yarattık. Hamili’de bir Alevi pirini, Seyit Rıza’yı görebilirsiniz. Alevilerin piridir. Yeni bir Dêrsim, yeni bir Elazığ, yeni bir Urfa yaratacağız’ dedi.
Sonra Ömer Hayri Konar arkadaşın kardeşine dönerek, ‘Ömer çok iyi bir arkadaş. Elazığ’a da gelmiştim. O da iyi bir lider. Bu arkadaşlar benimle yürüyebilecek seviyedeler, o güçleri var.’”
"Tecellinin, bir diğer deyişle belirginleşerek gerçekleşmenin ilk basamağına sözü koyan Orta Doğu insanı, sözü kendisinin yarattığından ziyade sözün kendisinden önce var olduğuna inanmayı seviyor."
Söz, zaman ve Destan | Meltem Yıldırım https://t.co/P2rOqVUzmY
Teyzemin oğlu, Hasan Göksungur 31 yıl sonra, Erzurum Dumlu cezaevinden tahliye edildi. 31 yıl sonra gelen özgürlük. Darısı tüm Özgürlük için mücadele eden, cezaevlerindeki tutsaklara. ✌️✌️