@sinefil_onur 8 disclik yeni bir Mekas hazırlanmış, gördün mü? Önce hiç görmediğimiz birşeyler olur sandım ama hayır, günlükler ve diğer kısaları dışında yeni bir şey yoktu. Bunları bir box set olarak hazırlamışlar o kadar.
@mrdalkey@JaguarYayinlari Let me tell you what i wish :), yine bir nonfiction ve yazarlığından da bahsettiği için "Let Me Tell You What I Mean" ve ilk romanı "Run River" olmalı derdim. Ama muhtemelen önce basılan iki anı-nonfiction karışımı kitapları olacaktır.
@mrdalkey@JaguarYayinlari Vefatından sonra hazırlanmış iyi bir belgesel vardı. Tabii ne kadar iyi denir, bilemiyorum. Vefatlar, yaslar, bayağı acı bir hikaye idi. Bu arada zamanında Harrison Ford, henüz ünlü değilken, Didion'ların evinde marangoz olarak çalışmış meğer. Bu da böyle gereksiz bir bilgi. :)
@sinefil_onur hem de fl yapmışlar. gerçi gerek yok. ben gördüğümde ratioya bakmadan hareket ediyorum. bunlarla sinema tarihi yeniden yazılıyor bence... :)
@sinefil_onur 35mm scan'ler, resmen bizim jenersyonun arayıp da bulamadığı şeydir. Tam olarak beyaz perde versiyonunun tvye aktarılması oluyor. Ben böyle okudum bu işi. :) Tavsiye ederim... 35mm scan in - bluray ve 4k restorasyon out. :)
@sinefil_onur Bir de şu rusların trackerında çok rastladığım, onlar mı başlattı tam bilmiyorum ama -galiba yeni moda budur- 35mm scan versiyonlar çoğalmaya başladı. Bazılarını KG'de de gördüm. Bluray'ler artık gözüme çok rahatsız edici geliyor. Onlar bildiğin göz boyama versiyonları olmuş.
@sinefil_onur sessiz sedasız bir fl dönemi geçti aslında. ben de hal hartly'den bir kısım upgrade edilmişlere baktım. bazıları bende yoktu. bu filme dönersek, aslında önceki üçlemden sonra devam ediyor hikaye. ama belki de en zayıf halkadır. içinde bizden de bölümlerin olduğu, ama gerçekdışı..
@sinefil_onur Evet, o analizlerden bir kısmını izledim. Bu arada izlediğim eski Twin Peaks'ti. O da bence çok anlamsız sekanslarla dolu bir film. 90'lar, benim için, Hal Hartley'dir. Bu freudçuluk, jungçuluk kasan abilerin filmleri değil. Hiç değil... :)
@sinefil_onur geçenlerde real debrid out oldu. o ara Jellyfin kurdum. yeniden eski hddlere bir baktım. David Lynch'in eskiden hiç anlamadığım bir filmini açtım, -çok iyi bir bluraydi-, sonuç: yine hiçbir şey anlamadım. :)) Real debrid boşluğunda yaşadığım başka bir boşluk anımdır bu da. :))
@sinemayazari Maurice Pialat'ın da aynı dönemdeki belgeselleri aklıma geliyor. Ama Valparaiso gerçekten başka bir iş. Sokaklarında evcilleştirilmiş Penguenlerin gezdiği, 40 tepe 40 köy bir şehirmiş. Öyle diyordu şiir gibi okuduğu metinde Chris Marker. Ara Güleri yollamak lazımmış bu şehre.