Çalışmak için sessiz sakin bir yer arıyorsanız bir zamanlar akan kanın balçığa çevirdiği, duvarlarında kılıç şakırtılarının yankılandığı kara surlarının peribolosu artık müsait…
Reşat Ekrem Koçu’nun 1944’te büyük bir tutkuyla başladığı, şehrin her sokağını, insanını ve hikâyesini kendine has üslubuyla kaydettiği İstanbul Ansiklopedisi serimize devam ediyoruz. Bu, devasa mirasın derinliklerine indiğimiz üçüncü paylaşımımız.
Fotoğrafta “inanılmaz” bir taraf varsa bunu görmek için popülist bakıştan biraz fazlası gerekiyor. Ben, yakın geçmişte bile Suriçi’nde bir bölgenin kır-kent görünümünü muhafaza etmesini, bu doku içindeki tramvay detayını inanılmaz buldum.
Yine inanılmaz bir fotoğrafa bakıyorsunuz!
Fındıkzade'den Çapa yönünü gördüğünüz bu fotoğrafta ilerde solda görülen minare #menderesyıkımları ile ortadan kaldırılan Nuri ya da Nurlu Dede mescidi. Günümüzde yerinde işhanı var ve arka tarafında hazirenin kalıntıları duruyor!
#kaybolantarihinpeşinde
Mimar Sinan, Süleymaniye Külliyesi'ni inşa ederken, caminin kaymaması için deniz kotuna kadar set duvarları yapmıştı. Google Gemini'dan 1875 tarihli Sabah & Joaillier panoramasında* bu set duvarlarını işaretlemesini istedim. Rabi ve Salis Medreseleri ile bir ahşap konağı da işaretlemiş. Medreseler de caminin kaymasını engelliyor olabilir. Ahşap konağın arkasında da bir set duvarı olduğunu düşündü sanıyorum.
*@Ist_Arast_Enst arşivi, FKA_002540
Arkadaki Rumların Osmanlı içindeki politik gücünün, öndeki de Bulgarların bir Hristiyan cemaati olarak Rumlardan ayrışma mücadelesinin sembolü iki yapı..
Kadraja girmemiş ama hepsinin tepesinde bir selatin camii (Yavuz Selim) var.
Bunlar Edirne’deki tabyalar ya da Çakmak Hattı’nın koruganları değil. Balkan Savaşları sırasında vuku bulan Çatalca Muharebesi’nde kullanılan Çatalca tahkimatına ait tabyaların kalıntıları. Çatalca çevresindeki köylerde dağınık vaziyetteler. Kültür Envanteri’ne ekleyelim mi @caner Bey..
Bunlar Edirne’deki tabyalar ya da Çakmak Hattı’nın koruganları değil. Balkan Savaşları sırasında vuku bulan Çatalca Muharebesi’nde kullanılan Çatalca tahkimatına ait tabyaların kalıntıları. Çatalca çevresindeki köylerde dağınık vaziyetteler. Kültür Envanteri’ne ekleyelim mi @caner Bey..
Ama kendisi de dahil olmak üzere ondan sonra gelen birçok Sultan vaktinin çoğunu Edirne’de geçirmiş, hatta bu yüzden devlet krizleri yaşanmıştı. Peki sizce buranın doğasını en çok seven, en Trakyalı Sultan kimdi?
İstanbul coğrafi olarak Trakya’nın uç kurak bir noktasındaydı. Oysa Trakya’nın içleri sulak yaşanılası yerlerdi. Eski Osmanlı başkenti Edirne üç nehrin birleştiği bir yerdeydi. II. Mehmed bir şehir olarak İstanbul’un çekimini gözardı edememiş ve başkenti buraya taşımıştı.