@agtkurye hiçbir şekilde dönüş alamadığım bu ayın 10 unda dağıtıma çıkarılan ama hala teslim edilmeyen ve mesajla 26 sında ulaştıracaklarını ileten firma kesinlikle muhatap ve sorumlu bulamadığınız ve çözüm bulamayan firma tek tek tüm mecralarda şikayet edeceğim . Uzak Durun ‼️
@AydinBuyuksehir Sevgili Aydın Belediyesi Çöp Araçlarınız yollarda çöp suları aka aka geç yolları hem araçları tehlikeye atıyor !!! Lütfen bu konu ile ilgili gereken önlem ve cezaların uygulanmasını vatandaş olarak rica ediyoruz…
Babaannem ılık bir ikindi üzeri vefat etti. Babam, emin olmak için ağzının önüne ayna tuttu ve sonra hafif bir ses tonuyla, “Vefat etti annem” dedi. “Allah rahmet eylesin.” Çocuk aklımla babamın yaşadığı sükunete bir anlam veremedim. Sonra annemden öğrendim. O gece yorganın altında hıçkıra hıçkıra ağlamış babam.
Tevekkülü, isyan etmemeyi o gün öğrendim.
***
Anneannemin iyice ağırlaştığı geceydi. Zor nefes aldığı için oksijen tüpüne bağlıydı. Eve doktor geldi. Bakışlarıyla bize yapacak pek bir şey olmadığını ima etti. Doktor tam evden çıkacakken anneannem ağzına bağlı olan maskeyi çıkarıp zorlukla, “Nezih Beye börek, çay getirin,” dedi. Bir saat sonra da vefat etti.
Misafirperverliğin ne olduğunu o gece öğrendim.
***
Hollanda’da tarihi bir şatoyu ziyaret edecektim. Şatonun önüne geldiğimde henüz açılmadığını gördüm. Bilet gişesinin önünde benim gibi erken gelmiş, 30 yaşlarında bir Japon vardı. Tanışıp, ayaküstü biraz sohbet ettik. Kapıların açılmasına daha 20 dakika vardı. Yeni tanıştığım arkadaşa, “Ben biraz dolaşıp fotoğraf çekeceğim. 20 dakika sonra burada buluşup birlikte gireriz,” dedim.
Dolaşırken sağanak yağmur başladı. Ben de bir kafeye sığınıp yağmurun dinmesini bekledim. Yaklaşık bir buçuk saat sonra şatonun kapısına geldiğimde Japon’u beni beklerken buldum. Sığınacak bir yer olmadığı için paçalarından su akıyordu. “Niye girmedin?” diye sordum. “Sözleştik ya,” dedi.
Sözünde durmayı, ismini bile hatırlamadığım ıslak bir Japon’dan öğrendim.
***
Rahmetli dedemin vefatından birkaç gün önce bir bayram sabahıydı. Amansız bir hastalığın pençesinde zor nefes alıp veriyordu. Kesilen kurbandan tatsın diye ağzına nohut kadar bir et parçası koyduk. Bir gayretle yutmaya çalıştı ama vücut kabul etmedi. Ağzından eti geri almak için eğilen kızının yanaklarına inmiş iki damla yaşı fark edince zoraki gülümsedi.
“80 yıl doya doya et yedik kızım,” dedi usulca, “bir kere yiyemedik diye üzülmek olur mu?”
Bir nefese yüzlerce kişisel semineri sığdırılabileceğini de o bayram sabahı öğrendim.
***
Theodore Zeldin, İnsanlığın Mahrem Tarihi isimli kitabında diyor ki; “Zihniyetler buyrukla değiştirilemez. Çünkü yok edilmesi neredeyse imkânsız olan bir şeye, hatıralara dayanırlar.”
Öyleyse çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için çırpınan anne babalar şunu asla unutmamalı; Yaşanan veya yaşatılan bir yanlış, kitaplar yoluyla öğrenilen bin doğruya bedel olabilir.
Doğru bir hayat yaşamayan kişi ne kadar çok şey bilirse bilsin, taşımaktan öteye gidemez. Yanlış bir hayat doğru yaşanamaz yani.
Önemli olan hakikate götüren bilgiyi bulabilmek veya bilgiyi kullanarak hakikate ulaşabilmektir.
@saglikbakanligi 09 /08 /2023 tarih ve E 2529993 sayılı başvurumuza istinaden 17 /08 / 2023 tarih E-16358815-506.01-1196187 sayılı Yurtdışı ilaç Başvurumuz hakkında verilen ithal ilacın reddi hakkında 6 kür kemoterapi almama ve işe yaramamasına rağmen onay verilmiyor. Ekte..
Arda Güler adeta Türkiye’den kaçarak hayatının en muhteşem kadarını aldı. Hangi sektörden olduğunun önemi yok, fırsatı olan gitsin. Bunu bugün değil 5 sene önce söyledim. Gençler; imkanı olan mutlaka değerlendirsin ve yurt dışına gitsin. Bir gün yine dönersiniz üzülmeyin.
Burada kafası çalışan, yeteneği olan, çalışıp çabalayan, dürüst, namuslu şekilde iş yapmaya, yükselmeye çalışan insanlara artık ekmek yok.
Burası ancak yozlaşmış, fırsatçı, kanunsuz iş yapan, güce tapan kurnazların yükseldiği, değer gördüğü bir ülke.
Gidin ve hayalleriniz için savaşın. Bir gün döner ve ülkenize değer katarsınız, bir borcunuz varsa ödersiniz, kötü bir zamandı ama seni unutmadım ülkem dersiniz. Siz güzel insanlarsınız, ülkenizi unutmazsınız.
Sizlerle Porsche Taycan aracımla ilgili Anadolu Sigorta ve Doğuş Oto’yla yaşadığım bir mağduriyetimi paylaşmak istiyorum. Geçen sene almış olduğum aracıma Anadolu Sigortadan Elektrikli Araç Genişletilmiş Kasko Poliçesi yaptırdım. Aynı zamanda aracımın daha önceden yapılmış olan Doğuş Oto’nun uzatılmış garantiside devam etmekteydi. 27 Temmuz 2022 tarihinde aracımda yaşamış olduğum küçük bir hasar sonucu gittiğim Kartal Doğuş Oto yaklaşık olarak 30.000 TL servis onarım ücreti istedi ve ben de iyi niyetle kaskoyu bozmadan onarımı kabul ettim. Onarım için gerekli olan parçaların Almanya’dan geleceğini söyleyerek beni 40 gün kadar beklettiler. Gelen parçalar takıldıktan sonra telefonla beni arayıp elektrik aksamında sıkıntı olduğunu, arabanın çalışmadığını ve yaklaşık 3.000.000 TL masrafı olduğunu söylediler. Bunun akabinde bir an önce sigortaya başvurmamız gerektiğini söylediler ve başvurdum. Başvurumuza istinaden gelen üçlü bilirkişi raporu bahsi geçen konuda tamamen bizi haklı buldu. Çıkan bilirkişi raporuna rağmen yine de bugünler için yaptırmış olduğum Anadolu Sigorta Elektrikli Araç Genişletilmiş Kasko ve Doğuş Oto’nun uzatılmış garantisi zararımızı karşılamayı reddetti. Tüm bu zaman zarfında aracım 8 aydır serviste boş yere bekletilmekte ve mağdur edilmekteyim. Kendimi güvence altında ve korunuyor hissetmek için Türkiye’nin sözde en büyük sigorta firmalarından biri olan Anadolu Sigorta ve yine sektörün öncü firmalarından Doğuş Oto üçlü bilirkişi raporuna göre %100 haklı olmama rağmen yaptıkları poliçenin ve garanti süresinin arkasında durmadı. Yaşadığım olayın başkalarının da başına gelmemesini istiyor ve mağduriyetimin en kısa sürede giderilmesini ümit ediyorum. @porsche@dogus_oto@Anadolu_Sigorta@sigortabirligi@HMBakanligi