5-10 yaş arasındaki çocukları tek başına sokağa göndermeyin, insanlar kötü… Epstein gibi sapkınları değil de kedi ve köpekleri hedef yapanlar, gerçek suçluları aklayanlardır.
@AYMBASKANLIGI#YasayıİptaletAYM#KatliamYasasınaHayır
Lafı hiç eğip bükmeden söyleyeceğim. Bir kadın dövülürken seyretmek namussuzluktur! “Kocasıdır döver.” Deyip izlemek şerefsizliktir! Korkaklıktır! “Hamileyim vurma!” Diyen bir kadına yardım etmemek puştluktur!
Saatlerdir İzmir'de yangın devam ediyor, saatlerdir İzmir hakkında tüm dijital medya yardım istiyoruz, X'de, Instagram'da, yangın o kadar büyük ki, karşıyaka belediyesi halktan yardım istiyor. Haber kanalları niye İzmir'de ki yangını vermiyorsunuz? Kör müsünüz?
#izmiryanıyor
TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN'A AÇIK MEKTUP
Sayın Cumhurbaşkanı;
Bugün yapmış olduğunuz açıklamaları dinledikten sonra artık sabrımın tükendiğini fark edip, asla anlamayacağınızı, asla umursamayacağınızı bildiğim halde bu mektubu yazmaya karar verdim.
Tarihe not düşülmüş olur böylece.
Sayın Cumhurbaşkanı;
Siz demokratik seçimler sayesinde oturduğunuz koltuğa halk tarafından getirilmiş bir devlet görevlisisiniz.
Bu ne demek?
Siz bize hizmet etmekle yükümlüsünüz.
Anamız değilsiniz, babamız değilsiniz.
İkide bir azarlayabileceğiniz, hakaret edebileceğiniz gibi bir yanılsama ve yanlış içerisinde olduğunuzu görüyorum.
HAMAS lideri için ilan ettiğiniz yası eleştirenlere cibiliyeti bozuk dediniz.
Dİ-YE-MEZ-Sİ-NİZ!!!
Siz kendisini sevebilir, sayabilir, ölümünün ardından kişisel olarak, kurumsal olarak (parti lideri olarak ve tüm parti olarak) yas tutabilir, kahrolabilirsiniz.
Ancak bunu "ulusal" hale getirdiğinizde, gösterilecek tepkiyi de soğukkanlılık ve nezaketle karşılayacaksınız.
Ben size "cibiliyeti bozuk" dersem sabah 4' te ters kelepçeyle evden alınırım. Siz de bana diyemezsiniz!
Askerlerimiz ölürken, vatandaşlarımız ölürken, insanlar sizin hükümetinizin ihmalkarlığı yüzünden trenlerde ölürken ilan etmediğiniz yası, siyasi görüşü bizimle zerre uyuşmayan biri için "ulusal" düzeyde ilan ederseniz, biz de eleştiririz! Bu her şeyden önce bizim vatandaşlık görevimizdir.
Sosyal medyayı sevmeyebilirsiniz. Çok kızabilirsiniz.
Kapatamazsınız öyle kafanıza göre.
Siz bu ülkeyi aklınıza estiği gibi yönetemezsiniz sayın Cumhurbaşkanı.
"Halkımızdan izin aldık" diyorsunuz.
Kendi tabanınızı bununla avutabilirsiniz, beni, bizi değil.
Siz ülkenin yüzde 35 inin, tüm ülkeyi yönetmesi için o koltuğa oturttuğu bir görevlisiniz.
İkide bir "bakanıma söyledim, belediye başkanıma söyledim" falan diyorsunuz ya, o bakan sizin değil, bizim! O belediye başkanı sizin değil bizim!
Yetti bu fırçalarınız, ağzı bozuk hitabetiniz ve öfkeniz!
Siz bize çalışıyorsunuz sayın Cumhurbaşkanı.
Biz size çalışmıyoruz.
Devlet sizin değil, hükümet sizin.
Halk da biziz,
Devlet de biziz!
Saygılarımla;
Zeki Emre DÖLCEL
Viva Santana!..”
Öğretmen,
Doktor,
Mühendis,
Avukat,
İş adamı
Ve
Şöhretli olunabilinir.
Ama adam olmak her insanın olacağı bir zanaat değildir.
Yürek ister,
Mertlik ister,
Mütevazilik ister,
Bilgi ister.
Görgü ister
Ve birde,
Gönül ister!..
👌👌👌
HANİ DİNDE ZORLAMA YOKTU…
Dün yaşadığım bir olayı anlatayım;
Bursa’da Şehzade Mustafa Türbesi… Mahidevran’ın hislerini anlamaya çalıştıktan sonra, Ulu Cami’ye gittim. Bursa’nın Ayasofya’sı denen bir tarih…
Camiye girerken ayakkabıları çıkardım çalınmasın diye elime aldım içeri girdim. (Neden galoş verilmez hiç anlamam) Ortaya yürürken bir yetkili adam geldi yanıma, aynen şu şekilde:
- "Orada başörtüleri var. Başın açık yürüyemezsin camide" diye uyardı.
Ben de:
- Neden? Belki ben Çinliyim, Hıristiyan’ım. Buranın tarihini öğrenmeye geldim. Sen bana buranın tarihini anlat. Cami hakkında bilgi ver. Ben bunu istiyorum, dedim..
Adam, iyice kızdı ve sesini yükselti:
- "Diyanetin emri var, başını örteceksin."
Ben:
- Örtmüyorum, ne yapacaksın?”, diye bağırmaya başladım"
Adam hızını alamadı. İki yetkili daha çağırdı.. Üç adam geldi yanıma… Cami kadın ve erkeklerle dolu. Akustik süper.
İçimden şöyle geçiriyorum:
“Şurada bir türkü söylesem ve sesimi dinlesem. Allaha ulaşsam. Kimse olmasa. Onunla (Allah’la) baş başa dileklerimi ona ulaştırsam..”
Halet-i ruhiyem bu iken, bir baktım, üç çam yarması daha karşımda…
- Diyanetin emri var. Başınızı örtmüyorsanız, camiden çıkın, dediler.
Ben zaten Özgecan'ı sindirememişim. Kadın ölümlerini içselleştirememişim… Erkek kanunlarını yıkmak adına, kendimi yönettirmemek adına yıllardır yalnızlığımı bayrak yapmış, kimseye boyun eğmemişim. Bas bas bağırmaya başladım. Cami inliyor. Kimse tutamıyor, herkes bakıyor..
- Senin diyanetin, “başımı örtmedim” diye beni buradan atacak kanunu bana göstersin. Anayasanın kaçıncı maddesinin kaçıncı fıkrası? Göster çabuk.. Bırak. Allah beni başımı örtmedim diye cehennemin dibine yollasın. Sana ne? Çekilin önümden. Size ne? Diyanetin kim oluyor da Allah ile benim arama giriyor? Sana, bana emretmeyi hükmediyor? Biz, Müslümanız. Allah ile kul arasına kimse giremez. Çık aramızdan!!!
Soprano sesimle avazım çıktığı kadar bağırırım. Bak, insanlar bizi çekiyor. Tıklanma rekoru kırdırmayın bana….. . Çekilin önümden. Karışmayın. Allah bile öldüğüm güne kadar bekliyor. Haddini bilmezler. Sizler, Bursa kadınlarını çarşafa sokmuşsunuz. Her geldiğimde daha gerilemiş görüyorum.. Kadınlar ön safta da namaz kılar. Camide örtüsüz de dolaşır..
Her yerin hakimi olmuş erkek kuralları.. Her kadın sizin istediğiniz gibi giyinecek, sizin istediğiniz gibi oturacak… Kimsiniz siz, kim? Çekilin önümden. Tarihle, Allah’la beni baş başa bırakın.. Yok öyle bir yasa, öyle bir kanun. Siz beni korkutamazsınız.. Çağır, diyanet işleri başkanın gelsin. Senin görevin, bu caminin tarihini anlatmak… Çekil...
Ve sonra camiyi başım açık dolaştım.. Kimse bulaşamadı. Rahat rahat dolaştım. Artık susmuyoruz. .
Konuşun, bağırın.
Atatürk’ün kızının namusu ve Allaha sevgisi bir metrekarelik çaputla mı korunacak?
Alıntı