“kederli ruhların desteklenmek ve propagandasını yapmak için bir despota ihtiyaçları olduğu gibi, despotun da amacına ulaşmak için ruhların kederlenmesine ihtiyacı vardır.”
Belgesel'e emeği geçen herkese; Can Atalay'ın arkadaşlarına, onların adına yapımcılığı üstlenen ve
yurtiçinde ve yurtdışıda 48 gösterime belgeseli bizzat ulaştıran Av.Kemal Aytaç abime, yönetmen Zeynep Erpamir ve Volkan Evcim'e, belgesele sesini katan sevgili yoldaşım Barış Atay'a, gösterimi için emek harcayan, zaman ayırıp izleyen,
destek veren katkı sunan tüm dostlara teşekkür ederim.
Filmi aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/Plu5kwz41V
Modern terapi endüstrisi insanı "tamamen iyileştirmeyi" veya kusursuz bir uyuma kavuşturmayı vaat eder. Lacan ise hayatta tam da o iyileştirilemez parçaya (l'incurable) saygı duyar. Sizi siz yapan şey, ideal bir normallik değil; tam da o tamir edilemeyen, o aksayan öznel çekirdeğinizdir.
Hollandalı gazeteci NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye, muhaliflerin, gazetecilerin ve komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını hatırlatıp, "Türkiye sizce liberal demokrasilerin zirve toplantısı için en iyi adres mi? Sizce (bu zirve) bu konuları Erdoğan'la ele almak için bir fırsat olabilir mi?" diye sormuş. Sağolsun. :)
Rutte cevabında, demokrasinin sadece seçimden ibaret olmadığını falan söylüyor. "Sizlerin her türlü soruyu sorabilmeniz gerekir" diyor, ama bu basın toplantısında ev sahibi ülkeden orada olması gereken birçok gazeteci bulunamıyor. Türkiye'de resmî basın kartını hâlâ hükümet veriyor. Onu da beğendiğine veriyor, beğenmediğinden de kartı alıveriyor. FYI @SecGenNATO
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Kamuoyunun Dikkatine!
Dünyanın en köklü aktif müzik grubu olarak yapılan bu saygısızlığa karşı avukatlarımız gerekli hukuksal süreçleri başlatmıştır.
Asdfghjkl 😂
Şaka şaka.
Son gösterine bayıldık, İyi ki varsın 🙏 @idgoktas
Neşemizi de çalamazlar ya 😜
Değerli mezunumuz Deniz linç girişimlerine, hakkında açılan soruşturmaya rağmen memlekete dönerek haklılığını yeniden kanıtladı.
Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza...
Deniz Göktaş'ın yanındayız.
#DenizGöktaş
#DenizGöktaşYalnızDeğildir#DenizGöktaş Çağlayan Adliyesi'ne sevk edilecek.
TİP Milletvekilleri Ahmet Şık, Sera Kadıgil, DEM Parti Milletvekilleri Kezban Konukçu, Cengiz Çiçek, Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, DEM Parti, TİP, CHP, SOL Parti, Emek Partisi, SEP, SODAP, EHP, Halkevleri, KESK, DİSK İstanbul Bölge temsilciliği, Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan, Barış Atay
Oyuncular Sendikası, Uykusuz Dergisi adliye önünde.
Hemen her konudaki maddî ya da manevî 'iktidâr' şehvetini denetleyemeyen kişiler, insanlar ile dost olamazlar.
Çünkü, insanları yalnızca hâkimiyetlerini pekiştirecek
'araçlar' olarak görürler.
Bu nedenle, son derece vicdansız, ahlaksız ve insafsız olurlar.
“Love isn't something natural. Rather it requires discipline, concentration, patience, faith, and the overcoming of narcissism. It isn't a feeling, it is a practice.”
— Erich Fromm
İyi tespit: Empatiyi eleştirel bir süzgeçten geçirmeden “iyi” bir şey olarak düşündüğümüzde, neoliberalizm de onu hemen bir “meta”ya dönüştürür. ("Fiction and Affect", Ralph Clare)
"11 yıllık biyoloji öğretmeniyim, aylık 22 bin tl alıyorum, yazın kafede çalışıyorum"
Özel sektör öğretmeni Betül Koca açlık grevinin dördüncü gününde...
@acikradyo'da bu sabah çalışma koşullarını anlattı.
Podcast burada👇
https://t.co/trejCMDqRB @ogretmensendika
Ankara'da açlık grevinin dördüncü gününde olan öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Öğretmenler atama mağduriyetlerinin giderilmesi ve taban maaş yasasının çıkarılması yönünde verilen sözlerin tutulması talebiyle Ankara'da direnişteler
Gerçek yetkinlik, insanları kolayca açıklayabilmek değil; onları açıklamaya direnebilecek kadar karmaşık olduklarını kabul edebilmektir.
Kesin yargılar çoğu zaman bilgiden değil, kontrol arzusundan beslenir.
İnsanları anlamak ile insanları açıklamak aynı şey değildir.
Son yıllarda psikoloji dili bazen, merak ve anlayışın değil; teşhis etme ve kategorize etme arzusunun aracı hâline geliyor.
Oysa bir insan hakkında birkaç kavram bilmek, onun hikâyesini bildiğimiz anlamına gelmez.
İnsanları yorumladıkça kendilerini hakem, karşısındakini ise incelenmesi gereken bir vakaya dönüştürüyorlar.
Oysa bir insanı açıklayabilmek, onun üzerinde epistemik üstünlük kurduğunuz anlamına gelmez.