🔴Şiddetin sorumlusu öğretmenler değildir!
Sürgünler derhal durdurulsun!
MEB'in, Maraş'ta 1 öğretmen ve 9 öğrencinin yaşamını yitirdiği okul saldırısının faturasını öğretmenlere kesmesini kınıyor, kabul etmiyoruz!
Aralarında 1 üyemizin de bulunduğu 13 öğretmenin haksız ve hukuksuz biçimde sürgün edilmesine karşı 14 Eylül Pazartesi günü Maraş'ta olacağız.
#SürgüneBoyunEğmeyeceğiz
Norm ve İhtiyaç Fazlası Öğretmenlerin Dikkatine!
MEB belirli şartları taşıyan öğretmenlere atama iptali için başvuru hakkı tanındı.
Hak kaybı yaşanmaması için ilişik kesmeden başvuru yapılması önemlidir. Ayrıntılar görselimizde mevcuttur.
#NormFazlası
🔴Anayasa Mahkemesi, Sendikamız Eğitim Sen’in aldığı karar doğrultusunda öğle aralarında nöbet görevini yerine getirmeyen öğretmenlere verilen disiplin cezaları nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Anayasa Mahkemesi kararında, öğle arasında nöbet tutmama eyleminin öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin olduğuna ve sendika kararına dayanılarak gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Mahkeme, bu niteliğiyle söz konusu eylemin sendikaların çekirdek faaliyet alanıyla doğrudan ilgili olduğunu açıkça ortaya koydu.
Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm idari makamları, sendikal hakların kullanılmasını disiplin soruşturmaları ve cezalar yoluyla sınırlandırmaya yönelik uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
https://t.co/6mZO5sQEO1
Emek ve Demokrasi Güçlerini dayanışmaya çağırıyoruz!
İhraçlara karşı yapacağımız Nöbet eylemimize yönelik göz yaşartıcı gazlarla, kalkanlarla saldıran güvenlik güçleri şu ana kadar Yürütme Kurulu üyelerimizden Sema Pınar, Döne Gevher, A. Bahadır Berdicioğlu, EĞİTİM SEN MYK üyeleri Simge Yardım, İzzet İldeş, ihraç üyeler Sinan Ok, Reşat Akıncı, Remzi Gençdal, Adnan Şahin, Özlem Üçler, Maruf Kurt ve çok sayıda arkadaşımız gözaltına alınmıştır. Bu açık hukuksuzluk ve pervasızlığı kınıyoruz. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Emek ve Demokrasi Güçlerini saat 20.00'da Konfederasyon binamız önünde yapacağımız açıklamaya katılarak dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz.
Kayseri Kızılay Şube Başkanı Cafer Beydilli’nin sosyal medya hesabından paylaştığı video ile kadınların kamusal alanda, çalışma yaşamında ve toplumsal yaşamın içinde yer almasını hedef alması; kadınların yaşam biçimine müdahaleyi meşrulaştıran ifadeler kullanılması kabul edilemez ve açıkça suçtur. Tepkiler üzerine paylaşımın kaldırılması ise bu gerici ve cinsiyetçi zihniyeti ortadan kaldırmamaktadır.
Kadınlara “evde kalmayı” öğütleyen bu anlayış, kadınları aile içinde tanımlanan rollerle sınırlamak isteyen erkek egemen zihniyetin açık bir yansımasıdır. Kadınların eğitim hakkını, çalışma hakkını, kamusal alanda eşit ve özgür biçimde var olmasını hedef alan her söylem; demokratik ve eşitlikçi toplum idealine yönelmiş bir saldırıdır.
Kadınların yaşamı, emeği, bedeni ve geleceği üzerinde söz söyleme hakkını kendinde gören hiçbir kişi, kurum ya da makam meşru değildir. Kadınlar evlere, mutfaklara, aile içi rollere hapsedilecek nesneler değil; yaşamın, üretimin, bilimin, eğitimin, siyasetin, sendikal mücadelenin ve kamusal alanın eşit özneleridir.
Çok iyi biliyoruz ki bu tür söylemler tesadüfi değildir. Eğitim politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının dışlanması, karma eğitimin hedef alınması, kız çocuklarının eğitim hakkını zayıflatan uygulamalar, kadın emeğinin görünmez kılınması ve aile merkezli politikalar aynı bütünün parçalarıdır.
Buradan açıkça ifade ediyoruz: kadınları hedef alan, ayrımcı ve cinsiyetçi söylemler karşısında gerekli adli ve idari süreçler işletilmelidir. Eğitim Sen olarak kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz. Kadınları eve hapsetmek isteyen zihniyete karşı; yaşamın her alanında eşitliği, özgürlüğü, laikliği ve emeğin hakkını savunmayı sürdüreceğiz.
⚫️Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen ve aralarında öğretmen ve öğrencilerin de olduğu çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıyı kınıyoruz. Yaralanan meslektaşımıza ve öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.
Cumartesi insanları 1093 haftadır adalet ve hakikat mücadelesinde!
"8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü" öncesi KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ve sendikalarımızın kadın MYK üyeleri Galatasaray Meydanı'nda Cumartesi insanları ile birlikte gözaltında kaybedilen kadınları andı. Ardından İnsan Hakları Derneği'ni ziyaret ettiler.
Dünyanın dört bir yanında kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini selamlıyoruz! Yaşasın kadın dayanışması! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
🟣“Yoksulluğa, Şiddete, Güvencesizliğe Karşı, Barış, Laiklik ve Özgürlük Mücadelesini Büyütüyoruz!” şiarıyla, 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde alanlardayız!
Kadın, yaşam, özgürlük!
Jin, jîyan, azadî!
#8Mart#8March#JinJîyanAzadî
Ortadoğu bir kez daha emperyalist saldırganlığın hedefinde!
ABD–İsrail’in İran’a dönük saldırısını şiddetle kınıyoruz.
Irak’ta “kitle imha silahı” yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da “terörle mücadele” söylemi, Libya’da “insani müdahale” maskesi, Venezüella ve Küba’ya dönük ekonomik ve siyasal kuşatma… Hepsinde aynı senaryo, aynı sonuç: işgal, talan, yıkım ve emekçilerin, halkların yoksullaştırılması.
Bugün İran’a dönük saldırı bu zincirin bir halkasıdır. Amaç; bölgeyi yeniden dizayn etmek, enerji kaynaklarını ve jeopolitik alanı kontrol altına almak, halkların iradesini bastırmaktır.
İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere dönük hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır.
Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz.
Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz.
YÜRÜTME KURULU
🔴İran’a Yönelik Saldırıları ve Okulların Hedef Alınmasını Protesto Ediyoruz! Savaşa ve Sivil Katliamlara Hayır!
Eğitim Sen olarak, olarak her türlü savaşa, militarizme ve sivilleri hedef alan saldırılara karşıyız. Aynı zamanda demokratik hak ve özgürlükleri bastıran, kadınların yaşam hakkını tehdit eden, sendikal örgütlenmeyi engelleyen otoriter uygulamalara da karşıyız. Kalıcı çözüm silahların susmasında, diplomasi kanallarının açılmasında, halkların kendi kaderini özgürce belirleyebilmesinde, laiklik ve kadınların özgürlük mücadelesinin güvence altına alınmasındadır.
Çocuklar dünyanın her yerinde bombalar altında değil barış içinde, güvenli okullarda ve özgür bir toplumda yaşamalıdır. İran halkının özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesi ile bölge halklarının barış talebi ortaktır. Savaşa karşı barışı, baskıya karşı özgürlüğü, yıkıma karşı halkların dayanışmasını savunmaya devam edeceğiz.
#İran #SavaşaHayır
https://t.co/XK5VMEhoPq
🔴21 Şubat Dünya Anadili Günü Kutlu Olsun!
21 Şubat Dünya Anadili Günü, ülkemizde özellikle anadili Türkçeden farklı olan Arapça, Kürtçe, Lazca, Hemşince, Çerkezce vb. gibi milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparıldığı ortamda kutlanmaktadır. Anadilin kullanımının engellenmesi toplumun bireylerini değişik boyutta etkilese de, tartışmasız en fazla çevresi ile iletişimini anadili ile sağlayan çocukları etkilemektedir. Gerek dilbilimi gerekse eğitim bilimleri açısından anadilinin pedagojik ve insanı boyutunun sürekli geri plana itilmesinin en acı sonuçlarını çocuklar yaşamakta, anadili resmi dilden farklı olan çocukların öğrenme becerilerinde iki yıl geri kaldığı görülmektedir.
21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde milyonlarca çocuk kendi anadilini kullanamadığı, anadilinde eğitim göremediği için başta eğitim süreçleri olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında mağduriyet yaşamayı sürdürmektedir. Farklı anadilleri üzerindeki sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve eğitim almasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Eğitim Sen olarak, tüm dünya ve Türkiye halklarının 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutluyor, farklı anadili ve kültürlerin özgürce yaşaması ve gelişmesinin önündeki bütün yasal ve fiili engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.
#21Şubat
#DünyaAnadiliGünü
https://t.co/4vfw0ng3zm
Şık Makas işçilerinin direniş çadırı yakıldı.
Hakları için 121 gündür pek çok engele ve baskıya karşı direnişini sürdüren Şık Makas/CRS işçilerinin şimdi de direniş çadırı ateşe verildi.
Bu sabah direniş alanına gelen işçiler bu görüntülerle karşılaştı. Çadırımız Şık Makas fabrikasının tam karşısında. Fabrika önünde 24 saat bekleyen güvenlik görevlileri ve kamera var. Polise şikayette bulunduk, kamera görüntülerinin ve fabrika güvenlik görevlilerinin ifadelerinin alınmasını talep ettik. Eğer görüntüleri paylaşmaz ve bu konuda hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde bir açıklama yapmazlarsa bu saldırının faili Şık Makas patronu ve başından beri patronun tetikçiliğini yaparak işçi düşmanlığı yapan ve bizi hedef gösteren sarı sendika Öz İplik-İş’in temsilcileridir.
Direnişin başından beri patron ayakçısı sarı sendikanın her şikayetinde arkadaşlarımızı ifadeye götüren, gözaltı yapan, hatta ev hapsi cezası verenlerin, daha önce işçi arkadaşlarımız darp edildiğinde dahi karşı taraf hakkında hiç bir işlem yapmayanların bu alçakça sabotaj karşısında nasıl tutum alacaklarını göreceğiz.
Böyle saldırılarla bizi yıldıracağını sananlara bir kez daha sesleniyoruz;
Biz korku duvarlarını çoktan aştık, haklarımız ve onurumuz için verdiğimiz bu mücadelede artık hiç bir güç bizi yolumuzdan döndüremez. Ne yaparsanız yapın, bütün haklarımızı almadan bu direniş ateşini söndüremeyeceksiniz!
Bu vesileyle, bütün Tokat halkına ve Türkiye’deki bütün emek dostlarına Şık Makas işçileriyle dayanışmayı büyütme çağrısı yapıyoruz.
#ŞıkMakasİşçisiKazanacak
DAYANACAĞIZ, VERMEYECEĞİZ!
Köylerimizin kadınları olarak, emek emek var ettik bu toprakları. Genciyle yaşlısıyla, bu topraklar bizim ve vermeyeceğiz!
Dayanacağız, direneceğiz. Çıkmayacağız, gitmeyeceğiz.
Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda yaşayıp öleceğiz!
🟣Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelen kadınlar Tandoğan Meydanı'nda düzenlenen Büyük Kadın Mitingi'nde buluştu. Kadınlar, iktidarın kadın düşmanı politikalarına, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine, cezasızlık düzenine ve derinleşen yoksulluğa karşı eşitlik, özgürlük ve güvence taleplerini güçlü bir şekilde dile getirdi.
#BirlikteGüçlüyüz
#KadınMitingi
#10OcakKadınMitingi
Emeğine, bedenine ve yaşam hakkına yönelik saldırılara karşı, Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelen kadınlar, KESK Kadın Meclisi’nin de çağrıcıları arasında yer aldığı ‘Büyük Kadın Mitingi’nde buluştu.
“Haklarımız, Hayatlarımız ve Özgürlüğümüz için Bir Aradayız!” şiarıyla gerçekleştirilen mitingde kadınlar;
kadın emeğini güvencesizleştiren, yaşamlarını hedef alan ve eşitsizliği derinleştiren politikalara karşı mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı; eşit, özgür ve barış içinde bir yaşam talebini Tandoğan Meydanı’ndan bir kez daha güçlü biçimde yükseltti. #KadınMitingi