📅 TARİHTE BUGÜN | 12.05.2012
🏆 18. şampiyonluğumuzu ilan ederek, zaferimizi Kadıköy'de kaldırdığımız kupayla taçlandırdığımız unutulmaz gecenin üzerinden 14 yıl geçti. 💛❤️
#KadıköyHatırası
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Orta Asya’dan Anadolu’ya değerlerimizi yaşatan, milli bilinç ile köklerimize tutunan ve ömrünü istiklale adayan atalarımızın ruhu şâd, 3 Mayıs Türkçülük Günü kutlu olsun.
Bu hakemlere rağmen 1-0 öndeyiz. Ne yaptığınızı, planlarınızı, içinizdeki kötülüğü görüyoruz. Bu düzen böyle gitmeyecek. Buradayız, susmayacağız! Sonunda yine iyiler kazanacak!
Zahide Güçlü'yü hatırladınız mı? Eşinin gönderdiği evlilik yıldönümü çiçeğini almak için aşağı inerken şehit edilen kadın mühendisimiz. Bugün onu şehit edenlerin fotoğrafları sergileniyor.
Neden hala vatandaşlıktan atılmıyorlar? Bunlara daha ne kadar katlanacağız biz?
Akın Gürlek, Ekrem İmamoğlu'nun üzerine oynadı; yolsuzluk ve terör kumpaslarıyla onu Mart 2025'te tutuklattı, görevden aldırdı, özgürlüğünü çaldı. Bütün bu hukuksuz baskılarla yükseldi ve 10 Şubat 2026'da Adalet Bakanı oldu. Bizim gözümüzde İmamoğlu'nun kanıyla kazandığı utanç verici bir ödül, yargıyı siyasallaştırmanın en iğrenç kanıtı.
Başsavcının doğrudan bakan olması hakim savcılık kurumlarıyla siyasi iktidarın nasıl kol kola bir bağlılık içinde olduğunu gösteriyor. Ülkeye çok yazık oldu.
Gözünüzün önünde indirip yerlerde çiğneyen, yerine paçavralarını göndere çeken kader ortaklarınız gittikten sonra mı?
Marifet, onu indirmeye cesaret edeni oraya gömmekte, o direği de anasının a..na sokabilmektedir. Geç bunları!
RİVADAKİ TASMALILAR!
Her hafta Salı ve Perşembe günleri karar açıklayan PFDK, ceza vermek zorunda kaldığı Oosterwolde denen ahlaksızın cezasını şuan Beyoğlu Yeni Çarşı ile oynanan kupa maçında çeksin diye dünkü toplantıda vermediği cezayı Perşembe yerine bugün "OLAĞANÜSTÜ" toplantı yaparak cezayı maç başlamadan kısa süre önce alelacele açıklamış, kaptanımıza yapılan aşağılık ve ahlaksız hakareti ödüllendirmiştir.
Fenerbahçe’nin UŞAĞI olmayı marifet sayan, bu arsızlıkları göz göre göre utanmadan sıkılmadan ortaya koyan bu Federasyon ve kurulları ülke futbolundaki çürümenin bizzat merkezi olduklarını bir kez daha kanıtlamıştır!
MAYISTA UŞAKLIK YAPTIKLARINIZ İLE YİNE YENİDEN YENİLECEKSİNİZ!
Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan!
“15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun.
“Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.
Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor.
Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.
Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun.
Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun.
İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!
PAPA ZİYARETİ TARİHİ BİR KIRILMADIR!
Ülkemizi üst düzey yabancı konukların gelmesi ve özellikle ayaklarının tozuyla öncelikle Anıtkabir’i ziyaret etmeleri elbette ki hepimiz için onur vesilesidir.
Bugün, Dünya Katoliklerinin lideri sıfatıyla ülkemize gelen Papa 14. Leo da aynı şeyi yaparak görünümde büyük bir nezaket göstermiştir.
Buraya kadar her şey normaldir. Keşke ziyaret bununla sınırlı kalsaydı ve ağırlayıp ülkesine geri gönderseydik.
Normal olmayan şey:
Misafir olarak geldiği ülkede, Hristiyanlığı yaymakla vazifeli olduğunu gösteren "Apolistik" sıfatını kullanıp misyonerlik yapıyor olması, Fener Rum Patriği için "Ekümenik" sıfatını kullanıyor olması, Osmanlı'nın ve Cumhuriyetin kurucu Atalarının asla müsade etmediği İznik'te 1700 yıl sonra 28 Kasım Cuma günü ilk kez Ayin ve Konsil toplantısı yapacak olmasıdır.
Bu büyük bir hadsizliktir, egemenlik haklarımızı hiçe saymaktır, Lozan’ın sınırlarını aşarak Fener Rum Patrikhanesi’nin Vatikan vari yetkilere kavuşmasıdır ve kabul etmek asla mümkün değildir.
Ülkemize geliş amacı belli olan Papa’ya ecdadımızın kemiklerini sızlatarak Trump’un ricasıyla bu kapıyı açan iktidarı şiddetle kınıyorum.
Bu millet siyasetçilerin APO ziyaretine şahit oldu. Cuma günü bu garabete de şahit olacak. Sırada daha neler var bilinmez!
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin ne anlama geldiğini anlamak zor olmasa gerek…
Dr. Vecdet Öz