Deniz Göktaş'ın youtube'dan para kazanmamasına gelen tepkiler "helal olsun çocuğa" civarında olması gerekirken, bu kısım hızla pas geçildi, "takdir ettim ama para kazananın yaptığı da yanlış değil"den açıldı, süratle "yanlış yapmış, para kazanması gerekirdi"ye evrildi.
Deniz Göktaş'ın akp iktidarına karşı cesur duruşuna meftun olan kitleler, neoliberalizme karşı duruşunda rahatsız edicilik buldu.
Öfkeye varan tonlarda "solcu aç mı kalsın", "solcu para kazanmasın mı", hatta "solcunun zengin olması suç mu" vs. tepkileri görmek mümkün.
Sisteme kaçınılmaz eklemlenme biçimlerimizi, meşruiyet ve hak ile çerçevelendirip dünyanın en normal şeyi haline getiren ideolojik gerekçelendirme süreçleri çok tehlikeli.
Elbette solcu da para kazanacak, elbette solcu da emeğinin karşılığını alacak, elbette solcu da kapitalist üretim biçiminin içinde hayatta kalmaya çalışan bütün insanlar kümesinin üyesi. Ancak;
Deniz Göktaş'ın tutumunda, bir; yaptığı işlerin öncelikli motivasyonunun para kazanmak değil politik mücadele olduğu ve iki; tam da politik mücadele motivasyonu bağlamında, gelebilecek, "en nihayetinde bu da muhalif komedyenliği bir sermaye olarak kullanıyor ve sınıf atlamanın peşinde" eleştirilerinden kaçabilmek, ve bu sayede politik mesajını daha yaygın, daha temiz ve daha ikna edici biçimde ulaştırabilmek olduğu açık değil mi?
Deniz Göktaş inanmış ve her yönden örnek bir sosyalist olmaya çalışan biri. Ve böyle birinin ancak takdir edilmesi ve yüceltilmesi gerekir.
Deniz Göktaş'ın gösterisini izledikten sonra koşa koşa twitter'a gelip "kesin alırlar" yazanların, bunu Deniz Göktaş için endişelendiklerinden değil, Deniz Göktaş'ın cesaretini takdir ettiklerinden de değil, kendi siyasal sinikliklerini onaylatma refleksiyle yaptıklarını düşünüyorum. Bu aptallığın başka açıklaması olamaz.
Bilmesek bu utangaç erdoğancı bizi kandıracak. 15 yıl önce bile erdoğan mizahçılarla uğraşıyordu. Hatırladığım en eski vukuatı Penguenin erdoğanlar alemi kapağı için karikatüristlerin tepesine çökmesiydi mesela. Alternatif gerçeklik yaratıp erdoğan aklamaya bayılıyorsunuz
canlı yayında bir kadını taciz ettiğini (taciz olarak görmüyor bile) anlatan, darbeci kenan evren’i övüp işkenceyi normalleştiren bir sefil, isterse dünyanın en büyük bilim insanı olsun, yine de deniz göktaş’ın kendisine sarf ettiği kelimenin tam karşılığıdır.
bu devlet madencisinden öğretmenine, profesöründen öğrencisine kadar herkesi döve döve köle gibi çıt çıkartmadan çalıştırmak istiyor. açlıktan ağzı kokan gocuklu celepleri de hazır kıta.
18 bin liraya çalışmak zorunda bırakılan bir öğretmenin direnişinin yanında durmaktan başka bir şey yapmak onursuzluktur. Bu şiddete karşın bu görüntüleri alan gazetecilere bile müdahale ediliyor. Belgelenmesinden neden korkuyorsunuz? Namussuzluğunuzun farkında mısınız? Bu görüntülerin hepsi devran döndüğünde açılmak üzere arşivleniyor.
2014 yılına kadar, özel okul öğretmenlerinin devlet okulu öğretmenlerinden daha az maaş almasını yasaklayan 5580 sayılı Kanun yürürlükteydi. Bu kanun 2014 yılında yürürlükten kaldırıldı. Aynı diplomaya ve aynı müfredata sahip olan bu insanlar, önceki kazanılmış haklarını talep ediyorlar. Ve günlerdir maruz kaldıkları muamele kabul edilemez derecede utanç verici.
"Epstein skandalı" Türkiye'de olsa ne olurdu, neler yaşanırdı diyordu bazıları.
6 yaşındaki kızını evlendirdiği gerekçesiyle tutuklanan Yusuf Ziya Gümüşel tahliye oldu ve kahraman gibi karşılandı. Alın size cevap.
Çalışma şartları kötü ve riskli olan bir erkek gördüğünüzde önce alakasız şekilde kadınlara sallamak yerine sizi bu şartlara mahkum eden patronlarınızı hedef alabilirsiniz