Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Meclis’e gelen ‘Çerçeve Yasa’ hakkında Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e çağrıda bulundu.
Özdağ:
Buradan bazı siyasi partilerin genel başkanlarına da özellikle de yeni parti lideri Sayın Özgür Özel'e de seslenmek istiyorum. Bugün artık karar günü.
Siyasette herkes tarafını seçecek ve Türk halkının önüne seçtiği tarafla çıkacak.
Özgür Bey Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devletin tasfiyesine ortak olmayın.
Zaten Öcalan Komisyonu'na oturarak komisyonun çıkardığı rapora imza atarak işlerin bu noktaya gelmesine katkı sağladınız.
Diyorsunuz ki hem biz muhalefet partisiyiz hem de Erdoğan'ın önümüzdeki seçimleri kazanma stratejisinin en önemli parçası olan Öcalan ve PKK'yla pazarlık sürecine ve bu sürecin sonucu olan yasaya evet diyeceksiniz.
Bu nasıl bir muhalefet olacak? Bu yasaya evet demek kirli referandum gecesi yüksek seçim kurulunun önüne gelmemek demektir.
Bu yasaya evet demek sığınmacılara vatandaşlık verilmesini onaylıyorum demektir.
Bu yasaya evet demek ben bu iktidarın gizli ortağıyım demektir.
Onlarca CHP belediye başkanı zindanda iken yüzlerce partiliniz tutuklu iken Türk milletine biz Türkiye'nin demokratikleşmesi için bu yasaya evet diyoruz demeyin.
Şike diye kafa siktikleri maç muhteşem bir maçtı, 2 defa öne geçtik düştük, ikisinde de gol yedik, 86'da maç 2-2 oldu. O sırada Rangers-Monaco maçı da berabere bitti. Rangers ile aynı puandaydık ama ikili averajla öndeydik. Son 5-6 dakika risk almadık, gol yesek çıkamıyorduk. Sturm Graz da aynı skorda lider çıkıyordu. O dönem Şampiyonlar Ligi'nde 2.tur da gruplu olduğundan pek de önemi yoktu nasıl çıktığının. Aziz Yıldırım'ın şike dediği olay bundan ibaret. Dünya üzerinde şike hakkında temizmiş gibi konuşabilecek son kişi kendisi ama o da bir febeli sonuçta, utanmaz konuşur.
Rasim Ozan Kütahyalı tahliyesini istemiş.
“Eşim hamiledir ve her gün ağlamaktadır. Düşük yapma ihtimalinden korkuyorum” demiş ve 12 yaşındaki iki kızından da endişeliymiş!
Medya kendisiyle ilgili ‘uydurma’ haber yapıyormuş!
Izdırap çekiyormuş!
Bak Ç.Ü.K. Rasim…
Bunları söylerken Kuddisi Okkır’ı düşündün mü?
Ali Tatar’ın intihar etmeden önceki son bakışını nezarethane duvarında gördün mü?
Kaşif Kozinoğlu öldürülürken kahkahalar attığını hatırladın mı?
Murat Özenalp cezaevi avlusunda düşüp beyin kanaması geçirirken yanıbaşında babasının şehit düştüğünü gören küçücük evladı aklına geldi mi?
Yine onuru için intihar eden Gazi Abdülkadir Kırca’nın ismini anımsadın mı?
Bırak bize maval okumayı Rasim! Bu Türk milletinin onurlu evlatlarına en büyük acıları yaşatan medya şarlatanlarının başında geliyorsun. Utanmadan şimdi konuşuyor musun?
Allah evlatlarına sağlıklı ömür versin ama Allah seni de bildiği gibi yapsın!
ŞU BİR KENARDA DURSUN;
Beraat ettik diye Bayram yaptıkları 21. Aralık 2020 tarihli YARGITAY KARARI NE DİYOR?
2021 Yargıtay kararının bütün sayfalarını okuyunca ortaya çıkan gerçek şu👇
Fenerbahçe cephesi yıllardır yalnızca: “Beraat ettik” kısmını paylaşarak algı yaptı.
Ama kararın tamamında;
• TAPE kayıtlarının, • fiziki takip tutanaklarının, • iletişim tespitlerinin, • Aziz Yıldırım liderliğindeki örgüt kapsamında alınan kararların
varlığı açık açık anlatılıyor.
Hatta kararda;
“CMK’nin 135 ve 140. maddeleri uyarınca elde edilen TAPE kayıtları ve fiziki takip tutanaklarının geçmişte hukuka uygun delil kabul edildiği” ifadesi yer alıyor.
4sayfada ise Mehmet Şekip Mosturoğlu’nun ifadesi aktarılıyor:
“Fenerbahçe’nin Trabzon maçı için Eskişehirspor’a teşvik primi gönderildiğini duydum.”
Peki beraat neden veriliyor?
Kararın 5. sayfasında açıkça yazıyor👇
Yargıtay; örgüt suçundan alınan dinleme kararlarıyla elde edilen tape ve takiplerin, şike ve teşvik suçlarında DELİL olarak kullanılamayacağı yönünde yeni bir hukuki değerlendirme yapıyor.
Yani karar: “Şike hiç olmadı” “Tapeler sahtedir” “Kumpastır” demiyor.
Tam tersine; tape kayıtlarının, fiziki takiplerin ve konuşmaların varlığını kabul ediyor.
Ama yıllardır millete: “Mahkeme şike yok dedi” diye propaganda yapılıyor.
Gerçekler saklansa da değişmez. UEFA kararları da, CAS kararları da, İsviçre Federal Mahkemesi kararı da tarihte duruyor.