Fener Rum Patriği Bartholomeos, göreve gelişinin 35. yılı için Gökçeada'ya gitti.
Rum vatandaşların ve azınlık okulları öğrencilerinin de katıldığı kutlamalar 3 gün sürecek.
Türkiye'de Rumlar işte böyle özgür, Hristiyanlar baskı altında değil.
Ancak Yunanistan'da, Batı Trakya'da Türk mezarlığını temizleyen Türkler yargılanıyor.
Türkler kendi müftüsünü seçemiyor. Yunan hükümetinin atadığı müftüye tepki gösteren 4 Türk yargılanıyor.
Dimetoka Osmanlı camii kundaklandı.
89 Türk azınlık okulu kapatıldı.
Türkiye'de ise Ruhban okullarının açılması konuşuluyor.
Kim barbar, kim medeni?
Prof. David Passig’in, 2010 yılında İbranice yazdığı ve 2011 yılında da Türkçe'ye çevrilerek KOTON yayınlarından çıkan "2050" adlı eserinde Türkiye’ye biçtiği bölgesel süper güç rolü, ilk bakışta bir ulus için gurur okşayıcı bir fütürizm gibi görünse de, günümüz iç ve dış (1)
Ne kadar aşina olduğumuz bir Yunan senaryosu...
Mossad Commentary’nin ve Yunanlar hesapların paylaştığı “Türk F-16’lar Dendias ve AB bakanlarını taşıyan uçakları taciz etti, Yunan hava sahasını ihlal etti” iddiası, Dezenformasyon Merkezi’nin resmen yalanladığı ucuz bir kurgudan ibarettir.
7 Haziran 2026’da Yunanistan ile Rum Yönetimi arasında sefer yapan 6 uçaktan 4’ü KKTC hava sahasını ihlal etti. Bunun üzerine KKTC’de alarmda bulunan iki Türk F-16, sadece önlem amaçlı havalandı ve görevini tamamen KKTC hava sahası içinde tamamladı. Ne Dendias’ın uçağı taciz edildi, ne Yunan hava sahasına girildi, ne de herhangi bir “taciz” veya “radyo karıştırma” yaşandı.
Aynı günlerde Türk Hava Kuvvetleri’nin 115. kuruluş yıldönümü ve “Gençlik ve Havacılık Festivali” kapsamında yapılan uçuşlar da 2. Ana Jet Üs Komutanlığı’nın belirlenen bölgesinde gerçekleştirildi. Yani tek bir ihlal bile söz konusu değil.
Şuan yapılan, İsraillilerin de çoğu kez ortak olduğu Yunan tarafının klasik taktiği: Kendi maximalist arzularını ve ihlallerini örtbas etmek için uluslararası kamuoyunu manipüle etmek ve NATO’da suni bir kriz yaratmaya çalışmak...
İtalya vizesi randevusu alamadığımız için, dünya çapında Codementum sınavında derece elde eden 9 yaşındaki oğlumun Roma'daki uluslararası finallere katılma hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.
Oğlum ilkokul 3. sınıf öğrencisi.
Çoğunlukla ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı uluslararası Codementum sınavında dünya 23'üncüsü olarak İtalya'nın Roma kentinde düzenlenecek Grand Final'e katılmaya hak kazandı.
Bu başarı sonucunda resmi davet aldı.
Final organizasyonu için kayıt işlemlerimizi tamamladık.
Uçak biletlerimizi aldık.
Konaklama rezervasyonlarımızı yaptık.
Sınav ve organizasyon ücretlerini ödedik.
Bugüne kadar yaklaşık 10.000 Euro tutarında harcama gerçekleştirdik.
Ancak bugün itibarıyla hâlâ vize başvurusu yapabilmek için gerekli randevuyu alamıyoruz.
Açılan Randevular birkaç dakika içinde tükeniyor.
Defalarca denememize rağmen sonuç alamadık.
Profesyonel vize danışmanlık şirketleri aracılığıyla da denedik, onlar da randevu oluşturamadı.
Telefonlarımıza yanıt verilmiyor.
E-postalarımıza dönüş yapılmıyor.
Konsoloslukla doğrudan görüşmek istediğimizde içeri alınmıyoruz. idata hiç bir şekilde bilgi vermiyor.
Buradaki sorun vizenin reddedilmesi değil.
Sorun, dünya finallerine davet edilmiş bir öğrencinin başvurusunu yapabileceği bir randevuya dahi erişememesi.
Bir çocuğun uluslararası akademik başarısının bürokratik erişim sorunları nedeniyle karşılıksız kalmaması gerektiğine inanıyorum.
Yetkililerin sesimizi duymasını ve oğlumun hak ettiği bu final sinavina erişebilmesi için destek olmasını rica ediyorum.
@ItalyinTurkey
@idataTurkey @ItalyinTurkiye
#Codementum #STEM #İtalyaVizesi
Türkiye-Dubai hattında defalarca seyahat ederek kilolarca altın kaçıran, skandal sonrası MHP’den istifa eden milletvekilleri hakkında 7,5 aydır işlem yapılmadığı ortaya çıktı.
(BirGün - Timur Soykan)
Tensions erupted after Greece appointed a mufti for the Turkish minority in Western Thrace.
The move violates international agreements, a mufti with authority over civil matters should be chosen through elections by the Turkish minority.
"I do not support Turkiye's F-35 acquisition request or its rejoining of the F-35 program."
However, the technical facts regarding the S-300PMU1 deployed in Crete versus Turkiye's S-400 X-band radar detection range need to be revealed when engaging an F-35A (assuming RCS 0.0015m2)
The result: only a 15 km difference.
US policymakers say Turkiye's S-400 is the main reason it was removed from the F-35 program.
This explanation does not account for the S-300 presence in Crete, where F-35s fly.
So, why is the S-300PMU1 not a concern?
Is a mere 15 km difference in detection range really the issue?
We, TURKS, are not convinced that the main reason is presence of S-400.
Yapsatçı müteahhitlerle işbirliği yapan sahte milliyetçi Ünal Üstel hükümeti,büyük mücadelem sonucu 2 yıl önce çıkarmak zorunda kaldıkları yabancıların mülk alma yasasını 15 kanun hükmünde kararname ile delik deşik etti
İlk yasada aynı soy ismi taşıyan yabancıların sadece+
GERİCİ MÜDÜRE TEPKİ — İstanbul Erkek Lisesi’nin mezuniyet töreninde öğrenciler, baskıcı ve yasakçı zihniyet sahibi okul müdürü Hikmet Konar’ın konuşması sırasında sırtlarını dönerek tepki gösterdi.
Mikrofonu eline alan Konar, “Tören bitmiştir, her şeyi toplayın” ifadelerini kullandı ve mezuniyet törenini tek taraflı olarak sonlandırdı.
Öğrenciler okul müdürünü alandan yuhalayarak uzaklaştırdı ve okul bahçesinde alternatif bir mezuniyet töreni düzenledi.
Mezunlar, sembolik diplomalarını okul yönetimi yerine sıra arkadaşlarının elinden alarak kutlamaları sürdürdü.
Gerici müdüre ulaşılamıyor.
Akın Gürlek, Rahmi Koç'a soruşturma için "kimsenin makamına, servetine bakmayız" dedi. Çok güzel.
Yargı bağımsız ise, OGM'ye yangın söndürme araçlarını beş yıldır teslim etmediği halde aldığı ihale iptal edilmeyen, cezayı da ödemeyen meşhur iş insanına da aynı muamele yapılsın.
Ülkemizin Yunanistan tatilcilerine duyurulur:
18 Haziranda İskeçe Adliyesine bekleniyorsunuz.
Tatili o sıralara denk getirmişseniz, soydaşlarımızın hak arama mücadelesine sadece orada bulunarak bile destek verebilirsiniz.
Mersin Erdemli Narkotik Bürosu'nda görevli polislerin, yakaladıkları uyuşturucuyu torbacılara satarak uyuşturucu ticareti yaptıkları ve suç örgütleri ile ortak çalıştıkları anlaşılalı birkaç saat oldu
Türkiye Ruhban okulunun açılmasını falan konuşurken; Yunanistan, Batı Trakya'da Türklere her türlü ırkçılığı yapıyor.
Yunanistan'daki Türklere yönelik baskılar her geçen gün artıyor.
Gereken yapılmazsa Türkler, Kıbrıs'taki gibi bir trajedi yaşayabilir.
Les États-Unis, Israél et leurs alliés arabes financent l'achat d'îles en Albanie et en Grèce pour y installer des bases militaires Israéliennes es et Americaines en Méditerranée, sous couvert d'« investissement et de tourisme ».
L'affaire a été déclenchée par Ivanka Trump, fille de Donald Trump, lorsqu'elle a admis avoir acheté, avec son mari Jared Kushner, des îles inhabitées en Albanie.
La presse internationale a rapporté que cette transaction, évaluée à 1,4 milliard de dollars et pouvant atteindre
5 milliards, était financée par des investisseurs arabes du Golfe. (Sources ci-dessous.)
La population musulmane d'Albanie rejette Israël, mais son gouvernement a normalisé ses relations avec la puissance occupante. Cette situation a provoqué d'importantes manifestations dans les rues albanaises pour protester contre ces développements.
À Tirana, les manifestants albanais ont été dispersés par la police à l'aide de canons à eau. Ils brandissaient des pancartes où l'on pouvait lire « L'Albanie n'est pas à vendre » et « Ivanka, partez ! », et exigeaient une enquête sur la corruption présumée du président albanais au profit du mouvement sioniste religieux international.
Alors pourquoi Kushner et les États du Golfe ont-ils choisi l'Albanie précisément ?
Parce que l'Albanie est un pays majoritairement musulman, membre de l'OTAN, allié des États-Unis et d'Israël, fournisseur de carburant à Israël et abritant des groupes d'opposition armés Iraniens.
Kushner et les sionistes exploitent la faiblesse économique de l'Albanie pour acheter des terres pour Israël, comme ils l'ont fait ailleurs. Il souhaitait mettre en œuvre des projets similaires au Moyen-Orient sous couvert des « Accords d'Abraham » et de la « Riviera de Gaza ».
La révélation surprenante est que l'île albanaise de Sazan, achetée par Kushner, était autrefois une base militaire communiste.
Elle était équipée de tout le matériel de guerre nécessaire, confirmant que l'objectif du projet est militaire et politique, et non touristique ou économique.
Sazan sera transformée en base souterraine (comprenant d'anciens abris) pour l'entraînement, le stockage, voire l'évacuation en cas de conflit régional majeur (Iran + Axe de la Résistance).
Ces îles grecques inhabitées avaient déjà été proposées par Ehud Barak en 2012, puis par Gantz, dans le même but : créer un refuge pour l'élite israélienne et des postes d'observation face à la Turquie.
Cela signifie qu'Israël se prépare déjà à une guerre contre la Turquie et l'Égypte en équipant ces bases pour servir de points de lancement, d'abris, de centres d'opérations de renseignement, de systèmes de brouillage électronique et d'alerte précoce.
Des sources indiquent qu'Israël achète des îles et des portions de littoral en Grèce et en Albanie pour y établir des bases militaires et de renseignement en Méditerranée.
https://t.co/A0Vy5s7ZmE
https://t.co/eJewmdisey
https://t.co/Pq2p3Y8Hqt
https://t.co/SL8PbyiBj2
https://t.co/aEvUipI77i