Bu ülkede hiç bir camianın Fenerbahçe hassasiyeti yok , dolayısı ile Fenerbahçe ve Fenerbahçelilerin hiçbir camia ve bileşenlerine hassasiyeti yok.İlk önce kendinizi düzeltin bize ispat edin sonrasına bakarız .
Sencer s. Fındığın ihracat fiyatını düşürmek için açıklamalar yapıyor, yaptığı açıklamaların saçma sapan olduğunu anlaşılınca ve fındığı ferrero firması elimizden 3 kuruşa almaya başlayınca çıkıp açıklama yapıyor diyor ki bu söylediklerimi ben söylemedim bakanlık beni aradı fiyatları düşürmek için konuş dediler diyor, şimdi soruyorum bu Sencer bakanliga iftira atacak kadar Yanardöner bir adam mı? Talimatları direk Türk çiftçisini bitirmek için Emperyalistik küresel şirketlerden mi alıyor? Yoksa gerçekten size kendi ağzıyla itiraf ettiği gibi muhalefet sandığınız adam bakanlıktan gizli direktif mi alıyor? Her halükarda sizin tanıdığınız insan olmadığı gözlerinin içine baka baka yalan söylediği ortada.
İkinci fotoğrafta da bakınız defalarca yaptığı gibi iktidara yaranmak için tarım Bakanlığını eleştiren CHP milletvekili ve muhalif seçmene nasıl hakaretler yağdırıyor, bakana Övgü açıklamalarını da hatırlıyoruz, bedava alınan teşvikler son bulunca milletin parasını gereksiz devlet teşbih ile cebe indiremeyince ölümüne savundugu bakanliga neden saldırmaya başladı?
Bizim dünde bakanlığı dün de eleştiriyorduk bugün de, bukalemun gibi renk değiştirenler bu ülkeyi süslü cümlelerle iliğine kadar bitirdiler, artık yeter.
Ümit bey, yıllardır sağlıklı tarım mücadelesi veriyorum, bahsettiğiniz şahıslar gibi hakkımda kendi ürünü diye fahiş fiyatlarla sattığı ürünü aslında domuz eti tahşişi ile tarım bakanlığı listesinde yayımlanan bir firmada ürettirdiği bilgileri paylaşılmadı, Ata tohumlarına verimsiz diyerek sonradan dünyanın en büyük kısırı tohumu Üretici şirketlerinin çözüm ortağı olduğu bilgileri de çıkmadı, önce hükumete yaranmak için muhalif seçmene ağza alınmayacak hakaretler ederek sonra hükumetten yalakalığımın karşılığını alamayınca muhalefet Partisi’ne de sığmadım, yine küresel Ferrero Şirketi için dünyanın güzide firmalarındandır rekabet etmeye hiç gerek yok, fındık piyasasını onlara bırakalım da demedim. Sadece vatanım dedim bu ülkede yaşayan herkes dedim bu tabiatı emperyalist şirketler daha fazla kazansın diye zehir etmeyelim içme sularıımızı zehirletmeyelim dedim. Beni de paylassanıza lütfen, ama paylaşım için falan bir ücret durumu varsa bunu ödeyecek gücüm yok, rahmetli babam Şok marketlerin falan CEO’su da değildi böyle parayı basıp bana çiftlikler falan kuramadı, bahsedilen kişinin çok hırsları olduğu bu sebeple sosyal medya’daki yüksek takipçili hesaplara inanılmaz paralar ödeyerek sürekli kendini kahraman gibi tanıttırdığını da okumuştuk ondan söyledim. Dediğim gibi benim elimde vatan sevda toprak insan ve tüm canların sevgisinden başka hiçbir şeyi yok, bunlar sizin için yeterliyse beni de paylaşır mısınız? Hem de bakın tertemizim hakkımda hiçbir iddia yok olamaz da taahhüt edebilirim
Evet, "Türk İstiklâl Savaşı" da denilen savaşın adı "Türk Kurtuluş Savaşı"dır. Milli Mücadele (Ulusal Direniş) de Türk Kurtuluş Savaşı'nın genel ifadesidir.
Habere göre Milli Egitim Bakanı Tekin "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" kavramının getirileceğini söylemiş. Gerekçe olarak da "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı imparatorluğu vardı" demiş.
Milli Eğitim Bakanı Tekin'e bir tarihçi olarak ben yanıt vereyim:
"Neyden mi kurtulduk?" Sayın Tekin?
Kurtuluş Savaşı ile hem "Ya istiklal ya ölüm" parolasıyla emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı bir bağımsızlık savaşı kazanarak hem işgalci emperyalizmden kurtulduk hem de "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" parolasıyla üzerine saray gölgesi düşmeyen ilk meclisimiz durumundaki TBMM'yi açtık ve TBMM, savaş sonrasında saltanatı kaldırıp cumhuriyeti ilan edip halifeliği kaldırdı. Böylece saray saltanatından, meşruti monarşiden kurtulduk.
Atatürk bu gerçeği şöyle ifade etmişti:
"Sarayların içinde Türk'ten başka unsurlara dayanarak, düşmanlarla ittifak ederek Anadolu'nun, Türklüğün aleyhinde yürüyen çürümüş gölge adamların Türk vatanından kovulması, düşmanların denize dökülmesinden daha KURTARICI bir harekettir." (M. K. Atatürk, 30 Ağustos 1924,Dumlupınar)
"Ondan önce koskoca Osmanlı imparatorluğu vardı" iddiası ise tamamen yanlış.
O dönemde ortada öyle koskoca Osmanlı imparatorluğu falan yoktu. İstanbul'da kendini kurtarmaya çalışan işbirlikçi Padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit vardı. Onlar da hem ülkenin hem kendilerinin kaderini İngiliz emperyalizminin merhametine bırakmıştı.
Kurtuluş Savaşı'na girilirken ortada Osmanlı'nın adı var kendisi yoktu; imparatorluk çoktan parçalanmıştı. Ortada sadece dört bir yandan kuşatılmış Türklerin yaşadığı bir vatan vardı.
Kurtuluş Savaşı öncesinde koskoca Osmanlı imparatorluğu olsaydı, 13 Kasım 1918'de işgal donanması tek kurşun atmadan elini kolunu sallayarak Fatih'in fethettiği İstanbul'u işgal edebilir miydi? Galata kulesinde İngiliz bayrağı dalgalanabilir miydi?
Ortada koskoca Osmanlı imparatorluğu olsaydı İstanbul'u işgal eden İngilizler İstanbul'a giriş ve çıkış için İngiliz vizesi almayı şart koşabilir miydi? Evet işgal yıllarında İstanbul'dan çıkış ve İstanbul'a giriş için İngiliz vizesine ihtiyaç vardı.
Ortada koskoca Osmanlı imparatorluğu olsaydı Yunan orduları 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal edip daha sonra Ankara yakınlarına kadar gidebilir miydi? 1921 Temmuz'unda Osmanlı'nın üç başkenti Edirne, Bursa ve İstanbul işgal altındaydı. Tüm Ege Adaları ve 12 Ada işgal altındaydı.
Ortada koskoca Osmanlı imparatorluğu olsaydı Kurtuluş Savaşı'nda usal harekete karşı elinden gelini ardina koymayan Padişah Vahdettin, "Burada hayatımı tehlikede hissediyorum" diyerek İngilizlere sığınıp Türkiye'den kaçar mıydı?
Sonuç olarak :
1) Türkiye Kurtuluş Savaşı sırasında "Ya istiklal ya ölüm" parolasıyla emperyalist işgalden kurtuldu.
2) Türkiye, Kurtuluş Savaşı sırasında "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" parolasıyla TBMM açılarak ve Kurtuluş Savaşı sonrasında saltanatı hilafet kaldırılıp Cumhuriyet ilan edilerek saray saltanatından, monarşiden, teokratik düzenden kurtuldu.
3. Ayrıca Kurtuluş Savaşı, düşmanının Türkiye'den sökülüp atılmasıyla bitmedi. Asıl kurtuluş savaşı Lozan'la birlikte başladı. Lozan'da kapitülasyon belasından kurtulduk. Daha sonra d Atatürk'ün yaptığı akıl ve bilim temelli aydınlanma devrimleriyle cehaletten, her kalmışlıktan kurtulduk.
Her üç kurtuluşun önderi de M. Kemal Atatürk'tü.
AKP'nin Milli Eğitim Bakanı Tekin'e soruyorum: Siz nasıl oluyor da burada KURTULUŞ görmüyorsunuz? İkincisi; siz bu kurtuluşlardan hangisinden rahatsızsınız? Yoksa saltanattan, meşruti monarşiden, teokratik düzenden ya da cehaletten kurtuluşu "kurtuluş" olarak görmüyor musunuz? Bu durumda nasıl oluyor da Cumhuriyet'in Milli Egitim Bakanlığını yürütüyorsunuz?
Siz kimi kandırıyorsunuz Sayın Tekin?
🇹🇷 Erzincan'ın Başbağlar Köyü'nde, 5 Temmuz 1993 tarihinde PKK’lı teröristler tarafından katledilen 33 vatandaşımızı rahmetle anıyorum.
🇹🇷 Türk milletinin birlik ve beraberliğini bozmaya çalışan, başta bebek katili PKK olmak üzere tüm terör örgütlerini lanetliyorum.
Ömrünü Türk milletinin ve Cumhuriyet'in meselelerini dert edinerek geçirmiş dava adamı, gazeteci ve yazar Nihat Genç'i vefat yıl dönümünde rahmet ve saygıyla yad ediyoruz.
Her sene aynı gün, çalamadığı için zırlayıp mağduru oynayan bir hırsızla muhatap olmak zorunda kalıyoruz.
Hırsızla muhatap olmak, bizim işimiz olmamalı oysa.
3 Temmuz 2011,FENERBAHÇE tarihinin kırılma günlerinden biridir.
FENERBAHÇE'linin namusudur.
Her 3 Temmuz günü,karşı kulüple aynı atışmaları yaşamak,gerçekten kabak tadı verdi.
Kimseye cevap verme mecburiyeti olmamalı.
Şampiyon takımın kupası müzesinde olur.
Gerisi lafügüzaf.
NATO Zirvesine katılacak 32 devletten sadece Türkiye ve İzlanda’nın askeri sağlık sistemi yok.
Diğer 30 devletin değişik ölçeklerde askeri sağlık sistemi / birimleri idame ediliyor.
İzlanda’nın zaten “silahlı kuvvetleri” mevcut değil.
Şehit Öğretmen Mehmet Zeki Dündaralp ‘in hatırasına saygıyla….
1924 sonlarında Bingöl’de başöğretmenlik yaparken, bölgede bir ayaklanma hazırlığı yapıldığını fark etti.
Hazırlıkları raporlar ve telgraflarla yerel yöneticilere, İçişleri Bakanlığı’na ve Ankara’ya bildirdi.
Ancak ihbarları ciddiye alınmadı; hatta hakkında soruşturma açıldı, görevden uzaklaştırıldı ve kısa süreli hapis cezasına çarptırıldı.
Şeyh Sait isyanı başladıktan sonra Lice’ye sığındı. Asiler Lice'ye gelince genç muallimi Kale Mahallesi’ndeki evinin önünde öldürdüler.
Öldürüldükten sonra cesedi bir atın ardına bağlanarak Lice sokaklarında sürüklendi, ardından okul bahçesine bırakıldı ve bir süre kimsenin yaklaşmasına izin verilmedi , naaşı köpekler tarafından parçalandı.
Mehmet Zeki Dündaralp’in ölümünden sonra geride eşi Fatma Aliye Hanım ve küçük oğlu Necati kaldı. Oğlu Necati, babası öldürüldüğünde yaklaşık 6 yaşındaydı ve bazı anlatımlara göre olaya bizzat tanıklık etti.
“Şeyh Sait hatırası” tartışmalarının olduğu bu günlerde Cumhuriyetin ilk şehit öğretmenlerinden Mehmet Zeki Dündarlp’i saygı ve rahmetle anıyorum. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
@HulusiBelgu@mertevg Seni takdir ediyorun Hulusi bu eksik akıllı , çeyrek eğitimli malum güruha bıkmadan usanmadan on line eğitim veriyorsun , sabırlar dilerim .
Araba bir aile için amaç değil araçtır. Her aileye ve belki de her bireye gereklidir..
Aynı arabanın ülkemde, örneğin 5,3 milyon lira olanı el elinde (yabancı ülkede) 1,8 milyon ise; bu milli gelirin %70'ni yaratan hanehalkına ihanettir.
Onun refahını, emeğini çalmaktır.
TDK, bugün babalar günü nedeniyle "Atatürk Türk milletinin babasıdır" şeklinde güzel bir paylaşım yapmıştı. Ancak ne olduysa, kim veya kimler baskı yaptıysa gün içinde bu paylaşımı kaldırmış...
Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu'na sesleniyorum!
Evet! Atatürk Türk milletinin babasıdır.
Atatürk'e düşmanlık, Türk ulusuna ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne düşmanlıktır.
Türk ulusuna ve Türkiye Cumhuriyeti devletine düşman, emperyalizmden ve azgın azınlık durumundaki yerli işbirlikçilerinden korkma, paylaşımını silme!
Evet, Atatürk Türk ulusu için babadır. Bu ulusa önce Çanakkale'den Dumlupınar'a savaş meydanlarında kol kanat germiş, milli hareketi örgütlemiş, başkomutan olarak Türk Bağımsızlık Savaşı'nı yöneterek kazanılmasını sağlamış, sonra tam bağımsız, çağdaş bir Cumhuriyet kurmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi TDK da Atatürk'ün eseridir.
TDK, Atatürk düşmanlarına, dolayısıyla Türk ulusu ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarına boyun eğme!