📢 DİYARBAKIR GAZİ YAŞARGİL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ACİL SERVİSİNDE HEKİME VAHŞİ SALDIRI
#Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servis Sarı Alanda aktif görev yapan asistan hekim meslektaşımız; muayenesini yaptığı, tetkik ve görüntülemelerini planladığı hastanın 3 yakını tarafından alçakça ve organize şekilde darp edilmiştir.
Meslektaşımız başına ve vücudunun çeşitli bölgelerine aldığı darbeler sonrası alandan kendi imkânlarıyla güçlükle uzaklaşabilmiştir. Hekim arkadaşımızın bugün hayatta olması, yaşanan facianın boyutunu değiştirmemektedir. Bu saldırı yalnızca bir hekime değil; kamu sağlık hizmetine, insan hayatını yaşatmaya çalışan tüm hekim ve sağlık emekçilerine yapılmıştır.
Görevi başındaki bir hekimin can güvenliğinin olmadığı bir sağlık sistemi sürdürülebilir değildir.
Acil servislerimiz artık sağlık hizmeti verilen alanlar olmaktan çıkarılıp kontrolsüz kalabalıkların, güvenlik zafiyetlerinin ve idari yetersizliklerin hâkim olduğu kaotik alanlara dönüşmüştür. Bölge hastanesi niteliği taşıyan kurumumuz; çevre illerle birlikte çok geniş bir nüfusa hizmet vermeye çalışırken, artan yük karşısında yatak kapasitesi yetersiz kalmakta, acillerde yatış bekleyen hasta süreleri uzamakta, fiziksel alanlar ihtiyacı karşılamamaktadır.
Buna rağmen etkin triyaj sağlanamamakta, acil servis içerisinde hasta yakını kontrolü yapılamamakta, hekim çalışma alanları korunamamakta ve sağlık çalışanlarının güvenliği fiilen sağlanamamaktadır.
Acil servis sarı alanları özellikle genç ve rotasyoner hekimler açısından artık bir eğitim alanı değil; şiddet tehdidi altında hayatta kalma mücadelesi verilen yerlere dönüşmüştür.
Buradan açık çağrımızdır:
Sağlıkta şiddet konusunda artık açıklama değil, somut ve caydır��cı adım istiyoruz. Hekimi koruyamayan sistem, halkın sağlık hizmetini de koruyamaz. Şiddetin normalleştiği her gün; bu ülke sağlık sisteminden bir hekim daha eksilmektedir.
Sağlık çalışanlarını hedef alan saldırganlar “hasta yakını” değil, kamu düzenini tehdit eden sağlık teröristleridir.
Adalet Bakanlığı ve Emniyet birimlerinin saldırganlar hakkında göstereceği kararlı tutum yalnızca bu olay için değil, bundan sonra yaşanacak sağlıkta şiddet olaylarının önlenmesi açısından da belirleyici olacaktır.
Meslektaşımızın yanındayız. Sürecin hem hukuki hem idari olarak sonuna kadar takipçisi olacağız.
Hekime uzanan eli meşrulaştıran her sessizlik, yeni saldırıların ortağıdır.
@hekimsen @Hekimsenhukuk @DiyarbakirEmn @dbakirvalilik @vali_zorluoglu @saglikbakanligi @drmemisoglu @adalet_bakanlik @abakingurlek @ALKON_TURK
@EmniyetGM
Kalp krizi şüphesiyle hastaneye giden kadın, yaklaşık 1,5 saat geç alınınca hıçkırıklarla ağladı.
“Öne doktor tanıdığım yok diye içeri girmedim.”
“Başka biri ‘ben doktorum’ deyip teyzesini torpille muayene ettirdi.”
Hekim arkadaşımız yorumlamış..
(Özet)
YEŞİL ALANLAR KAPATILMALIDIR!
YEŞİL ALANLAR KAPATILMALIDIR!
YEŞİL ALANLAR KAPATILMALIDIR!
YEŞİL ALANLAR KAPATILMALIDIR!
YEŞİL ALANLAR KAPATILMALIDIR!
YEŞİL ALANLAR KAPATILMALIDIR!
🚨 TÜRKİYE’DE TIP CAMİASINI SARSAN KARAR 🚨
❝ Test istemiyorum ❞ dedi…
👉Hekim, hastasının kararına saygı gösterdi.
👉Sonuç: 77 MİLYON ₺ TAZMİNAT!
🧨 Evet, yanlış okumadınız.
Üstelik hastanın bu talebi epikrizkayıtlarda açıkça yer almasına rağmen.
💥 Sonuç:
➡️ 77 MİLYON ₺ TAZMİNAT!
❗ Hasta ikili ve üçlü tarama testlerini14. ve 17. haftalarda açıkça reddetti. Tüm retler kayıt altındaydı
⚖️ Bilirkişi: “Hekimin kusuru yok.”
❌ Mahkeme: Kayıtları ve raporları dikkate almadı.
💸 43,7 milyon ₺ maddi
💸Faizlerle toplam: 77.482.262 ₺
📢 Bu karar tüm hekimleri, tıbbi kayıtları, hekim–hasta güvenini
tehdit ediyor.
✊ Hastanın kayıtlı kararına uymak suç değildir. Hekimsen olarak hekimlerimizin her zaman yanında olacağız.
👉İnsanlık suçu ve utanç verici suçları işleyenler tahliye edilirken insanlara şifa veren ellerin bu şekilde cezalandırılması kabul edilemez.
— Türkiye’de Tıp Camiasını Sarsan Karar —
“Test istemiyorum” dedi…
Hastasının kararına uyduğu için hekim 77 milyon ₺ tazminata mahkûm edildi!
🎙️ Üstelik hastanın talebi epikriz raporunda kayıtlı olmasına rağmen…
📌 Olayın Özeti (Kayıt Var, İddia Var)
35 yaşındaki gebe hasta, hekim tarafından önerilen ikili tarama ve üçlü tarama testlerini şu ifadeyle reddediyor:
“Hayır, istemiyorum. Allah’tan gelene diyecek bir şey yok.”
Bu ret yalnızca sözlü değil:
📄 Epikriz raporuna açıkça kaydediliyor.
Hasta, gebeliğin 14. ve 17. haftalarında aynı ret beyanını yeniliyor → tamamı kayıt altında.
⸻
⚠️ Doğumdan Sonra Ne Oluyor?
Doğumdan sonra bebek Down sendromlu dünyaya geliyor.
Aynı kişi bu kez:
🗣️ “Test yapılmadı” gerekçesiyle dava açıyor.
Yani:
❗ Testi açıkça reddeden hasta,
❗ Sonradan “test yapılmadı” iddiasıyla,
❗ 77 milyon ₺ tazminat talep ediyor.
⸻
⚖️ Bilirkişi Raporu Ne Diyor?
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda:
📌 “Hekime kusur yüklenemez.”
📌 “Tazminat şartları oluşmamıştır.”
📌 “Reddin epikrizde kayıtlı olduğu açıktır.”
Uzman görüşü net: Hekimin kusuru yok.
Ancak mahkeme;
❗ hastanın ret beyanını,
❗ iki ayrı haftada tekrarlanan reddi,
❗ “riskler anlatıldı” kaydını,
❗ bilirkişi raporlarını
dikkate almıyor.
⸻
💥 Mahkeme Kararı: 77.482.262 ₺ Tazminat!
Evet, yanlış okumadınız.
Hastanın kayıtlı reddine uygun davranan hekime:
💸 43,7 milyon ₺ maddi tazminat
💸 225 bin ₺ manevi tazminat
💸 3 milyon ₺ harç
💸 1,6 milyon ₺ yargılama gideri
💸 Faizlerle toplam: 77.482.262 ₺
⸻
🩺 HEKİMSEN: “Bu Haksızlık Kabul Edilemez!”
HEKİMSEN’in açıklaması:
🟥 “Hekim, hastanın kendi isteğine saygı gösterdiği için cezalandırılamaz.”
🟥 “Kayıtlı ret yok sayılmıştır.”
🟥 “Bu karar tıbbi kayıtları değersizleştirir.”
🟥 “Bu, sağlık sistemini zora sokacak bir emsal niteliğindedir.”
HEKİMSEN Hukuk Birimi:
📌 İstinaf başvurusu yapıldı.
📌 Süreç sonuna kadar takip edilecek.
⸻
📢 Kamuoyuna Çağrı
Bu karar yalnızca bir hekimin değil;
➡️ tüm sağlık çalışanlarının,
➡️ tüm gebe takiplerinin,
��️ tüm tıbbi kayıt sisteminin,
➡️ hekim–hasta güven ilişkisinin
geleceğini ilgilendiriyor.
✊ “Hekim yalnız değildir.”
✊ “Hastanın kayıtlı kararına uymak suç değildir.”
✊ “İvedilikle hakkaniyet istiyoruz.”