Ertuğrul Özkök, Hürriyet’in genel yayın yönetmeni olduğu dönemde, geçmişte Ruhi Su’ya saldıran yazılar yazdığı için 2008’de bir özür yazısı kaleme almıştı. Malum, Ruhi Su vefat ettiği için, en yakın arkadaşlarından biri olan Vedat Türkali de Özkök’ün özür yazısına cevap vermişti. Kulağa küpe olsun diye Türkali’nin o yazısından iki cümleyi buraya koyuyorum…
Türkali: “O günkü tutumunuz o günler için geçerliydi. Bugünkü davranışınız bugünün koşullarına uygun. Doğal yolunuz bu. Dünyayı tanıyan biri ne timsahın parçalayıp yutmasına kızar ne de döktüğü gözyaşına inanır.”
Bugün içinden geçtiğimiz sürecin özeti gibi değil mi? Bugünün koşullarına uygun davrananlar, yarın tam tersini yapacak. Nerede ve nasıl tavır takındığınızı iyi seçin. Yarın öbür gün dünyayı tanıyanlar, döktüğünüz gözyaşına inanmaz.
Berlin Film Festivali'nde Gümüş Ayı’yı kazanan Emin Alper'in ödül konuşması:
❝En korkunç koşullarda yaşayan ve ölen Gazze'deki Filistinliler, yalnız değilsiniz.
Zulüm altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz.
Ve neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Rojava ve Ortadoğu'daki Kürtler, yalnız değilsiniz.
Ve son olarak, halkım, yalnız değilsiniz. Dört yıldır hapiste olan sevgili dostum Çiğdem, yalnız değilsiniz. Tayfun, Can ve Mine, siz de yalnız değilsiniz.
Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala, dokuz yıldır hapiste olan Selahattin Demirtaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'yla şu anda hapiste olan diğer tüm belediye başkanları... Yalnız değilsiniz. Biz de yalnız değiliz.❞
Hatay’daki konteyner kentlerde güncel tahminlere göre 150 ila 200 bin arasında depremzede yaşıyor. İki yılı aşkın süredir geçici barınma alanı olarak kullanılan bu bölgelerde altyapı, ulaşım, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim başlıca sorunlar olarak öne çıkıyor. Yazın aşırı sıcak, kışın ise yalıtım yetersizliği nedeniyle yaşanan soğuk, günlük yaşamı zorlaştırıyor.
Son günlerde ise konteyner kentlerde yeni bir kriz gündeme geldi. Bazı konteyner keylerin boşaltılması ve depremzedelerin başka konteyner kentlere yerleştirilmek veya tamamen tahliye edilmek istenmesi, bölgede belirsizliği ve kaygıyı artırıyor.
Depremzedeler, kalıcı konutlar yetersizken zorunlu tahliye kararlarının mağduriyet yaratacağını belirterek, yetkililerden net ve kapsamlı bir çözüm bekliyor.
7 Aralık 2025, Antakya/Hatay
“Hatay sandığınız kadar kötü değil, daha da kötü” diye yazmıştım depremin bilmem kaçıncı ayında.
Şimdi revize ediyorum bunu:
“Hatay’ı sanmıyorlar bile…”
Devlet ve kurumlarını geçtim, onlar inşaat rantı dışında bir şey görmüyor zaten, ancak medya da görmüyor burayı. Çok yazık.
@Canan_Kaftanci Canım sizi çok sever ve sayarım ancak benden olmayan bertaraf olsun kafası bizi buralara getirdi var olan şartlar için de hiç birimiz güvende değilken ülke her geçen gün daha yoğun bir faşizime savrulurken parti için kutuplaşma cümlesi hiç olmamış biz siz kavgası zamanı değil
Onuncu Köyden Serinyol–Madenli Yolu İçin Uyarı:
“Asıl Projeyi Uygulasalardı Bu Sorunlar Yaşanmazdı”
Basık uyarıyor: “Buzlanma, sis, kaya düşmesi, toprak kayması ve kontrolsüz eğim tehlikesi kapıda!”
Yıllardır beklenen Serinyol–Madenli Yolu büyük umutlarla açıldı.
Ancak, bu güzergahta ilk projeyi hazırlayan Üstatlardan biri uyardı: “Hazırladığımız orijinal projede, güzergâh boyunca güvenli geçişi sağlamak için üç ayrı köprü öngörülmüştü. Bu köprüler virajları ortadan kaldıracak, hem trafik akışını rahatlatacak hem de güvenliği artıracaktı.
Ancak proje rafa kaldırıldı ve yerini virajlı, şevleri tehlikeli bir yola bıraktılar.”
Halit BASIK, güzergah üzerindeki detayları şöyle aktarıyor:
• Serinyol–Tahtaköprü hattında, biri büyük menfez niteliğinde olan iki adet köprü planlanmıştı.
• Çerçikaya–Kömürçukuru arasında ise 17. kilometrede üçüncü bir köprü projeye dahildi.
Ancak uygulamada bu yapılar devre dışı bırakıldı.
“Benzer bir durumu daha önce Çevlik–Arsuz yolunda da yaşadı. Hazırlanan proje uygulamadı. Valilik, kendi müdahalesiyle projeyi değiştirdi. Sonuç? Yol kayalarla dolmaya başladı.”
Yeni yapılan Serinyol–Madenli yolunun ciddi riskler taşıdığını vurgulayan Basık, şunlara dikkat çekiyor:
Buzlanma ve sis nedeniyle görüş mesafesi düşecek.
* Şevlerin dikliği, kaya ve toprak kaymaları açısından büyük tehlike yaratacak.
* Virajlı yapı, sürücüler açısından kontrol kaybına açık bir risk faktörü olacak.
* Eğim ve hız kontrolü, bu haliyle teknik olarak yönetilemez durumda.
“Uygulanan yol, mühendislikten çok göz kararıyla çizilmiş gibi. Eğer hazırlanan projeye sadık kalınsaydı, bu tehlikeler yaşanmazdı.
Üzülerek söylüyorum, bu yol ileride kapanmalara, kazalara ve büyük maliyetlere neden olacak.”
Onuncu Köy yorumu:
“Bu yol yalnızca dağları değil, aklı da deldi.”
Mühendislik dışı kararların bedelini yine halk ödeyecek.
Tokat 'ta koparılması yasak,
endemik bir bitki olan Ayı Gülü veya diğer adıyla Şakayık çiçeğinin bulunduğu bölge kırk yıllığına maden arama sahası ilan edilmiş. Tek bir tane koparırsan hapis ve para cezası veren de o bölgeyi maden aramaya açan da aynı kafa
@ankara_kusu Sizin gibi Fetö artıklarını aparat olarak kullanıp belediyelere operasyon çekmeye çalışıyorlar . Mersin Başkanından memnun hadi yallah başka kapıya .