Skandal belge...
Jandarma Erdoğan Esmer'i araç iççide suç üstü yakalıyor...
Erdoğan Esmer yaptığı çirkinliği kabul ediyor ve bütün sözleri tutanağa geçiyor...
Bu belgeye rağmen Erdoğan Esmer İstinaf mahkemesinde beraat ediyor.
Yorum sizlerin.
Sen @Besiktas tarihinin en kötü, en vizyonsuz başkanısın. Ekim ayında lige havlu attı takım. Kurmaya çalışıp, kuramadığın süslü cümlelerle, profesyonel/kurumsal kimlikten bahsedip “bana göre”lerle hiçbir başarı elde edemeyeceksin. 10 ayda hiçbir icraat yapmadın. Önce yaptığın transferlere, sonra söyleyip yapamadıklarına bir bak. Son mali genel kurulda leke bulaşmış, şaibe bulaşmış alnının ortasına. Çıkmış kumpastan bahsediyorsun. Bırak Beşiktaş’ı vizyonerler yönetsin, atçılar değil. Derhal istifa et.! @SerdalAdali_x
Serdal Adalı: "Beşiktaş tarihinde kim 10 ayda bu kadar icraat yapmış? Söz değil, iş ürettik. Bizim de hatalarımız oldu. Benim de oldu. İletişim hataları yaptık. Taraftar yanım, bazen yöneticiliğimin önüne geçti. Heyecana kapıldım. Şampiyonluk kelimesini erken kullandım. Bizim hedefimiz her zaman kupa ama gerçeğimiz temeli sağlam bir yapılanmadır."
Aziz İhsan Aktaş iddianamesinde, Zeydan Karalar’a yönelik nasıl suç icat edildiğini anlatmak istiyorum.
Dosyada “suç örgütü yöneticisi” olarak yer alan Baki Nugay, etkin pişmanlıktan yararlanmak için verdiği ifadede, yıllar önce Seyhan Belediyesi’nden aldığı bir ihaleyle ilgili olarak dönemin belediye başkanı Zeydan Karalar’a para verdiğini iddia ediyor.
Kendi anlatımına göre, belediye hakediş ödemelerini geciktiriyormuş; Karalar da “düzenli ödeme yapılabilmesi için belli bir miktarın her ay kendilerine ödenmesi gerektiğini” söylemiş.
Nugay, bu iddiasını desteklemek için çeşitli hesap hareketlerini de savcılığa sunmuş.
Ama burada çok çarpıcı bir detay var:
Aynı dosyada Zeydan Karalar’ın ifadesi de yer alıyor. Karalar, Nugay’ı yalnızca belediye müteahhidi olarak tanıdığını; hiçbir şekilde menfaat ya da ödeme talebinde bulunmadığını açıkça beyan ediyor.
Ayrıca Nugay’ın kendi ifadesiyle çelişen bir nokta var:
Nugay, Barka Atık Yönetimi isimli şirketi 2016’da devrettiğini söylüyor ama 2019 yılında belediyeye rüşvet verdiğini iddia ediyor. Yani üç yıl önce ayrıldığı bir şirket adına, artık yürütmediği bir işin ödemesi için para verdiğini iddia etmiş oluyor. Bu, hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan bir iddia.
Savcılık da belgeleri inceleyince bu tutarsızlığı fark ediyor ve iddianamede açıkça şöyle diyor:
“Örgüt lideri Baki Nugay’ın hakediş ödemesi baskısı altında para vermek zorunda kaldığına dair iddialarına itibar edilmemiştir.”
Yani savcılık, bu sözlerin gerçeği yansıtmadığını kendi eliyle tespit ediyor.
Fakat hemen ardından, aynı iddiayı bu kez farklı bir biçimde yeniden yazıyor.
Bu defa ödemelerin “baskı altında” değil, “ihaleyi almaya devam etmek için karşılıklı anlaşmayla” yapıldığını iddia ediyor. Yani aynı olayı, önce reddedip sonra başka bir gerekçeyle tekrar suçlama haline getiriyor.
Bir savcılık makamının, kendi metninde hem “itibar edilmemiştir” deyip hem de aynı ifadeyi “rüşvet eylemine iştirak” diye yazması, sadece çelişki değildir; çok açık bir delil üretme çabasıdır.
Biz bu süreçleri adım adım takip ediyoruz.
Gerçeği, tüm bu uydurulmuş hikayelerin arasından çıkaracağız.
Çünkü biliyoruz: Bu iddianameler halkın iradesini hedef alıyor. Ve biz o iradeyi savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
CHP İstanbul İl binamız halkın evidir.
CHP üyelerinin CHP il binasına gelmesi gösteri, yürüyüş ya da eylem değildir. Suç, hiç değildir. En doğal hakları ve görevleridir.
Üyelerimizin kendi evlerine gelmesinin engellenmesi suçtur.
Bu kararla ülkede bu ve bundan sonra yapılacak tüm seçimlerin güvenliği YSK tarafından askıya alınmıştır. YSK fiilen seçimlere müdahalenin önünü açmıştır.
YSK Yüksek Seçim Kurulu) İstanbul’daki CHP ilçe kongrelerini durduran kararları iptal etti.
Kongrelerin yapılmasının önü açıldı.
Ancak CHP’nin “asliye hukuk mahkemesi bu konuda yetkisizdir” başvurusu reddedildi.
İBB'de İstanbul'u yöneten en tepedeki 150 kişiyi tutukladılar, hepsini toplasan şu kadar para çıkmadı. Bir tane AKP İlçe Başkanı'nın sadece evdeki kasada tuttuğu mala bak. Aynen yüzyılın yolsuzluk dosyası falan filan...
Ekrem İmamoğlu’nun resimleri yasak, Zeydan Karalar’ın ismi yasak, Fatih Altaylı’nın kanalı yasak… Ama katil Apo’ya gelince videolar kanal kanal, posterler boy boy!