Bu ülkede ne zaman direniş kıvılcımı oluşur bilinmez!..
Büyük şeytanla iş tutup, komşumuz İran’a ambargo uygulamaya kalkan iktidara yeter demek için sesimizi bile çıkartamaz olduk ne acıdır.
Nerde bu ülkenin direniş sevdalıları, Direniş cephesi zulüm altındayken bizler neredeyiz?
Toplantıya katılanlar:
Ürdün Kralı Abdullah,
Katar Emiri Temim bin Hamed,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
HTŞ lideri Colani,
Irak Başbakanı Ali Zeydi,
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam katıldı.
Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid Hamed Sabah,
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid,
Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan.
Trump, masadakileri “ABD’nin en büyük ve en yakın dostları, müttefikleri ve ortakları” diye niteledi; hepsinin “olağanüstü” olduğunu söyledi.
https://t.co/rA9kzCt59U
El-Husi: "Arabuluculuklara açığız. Şartlarımız belli; imkânsızı istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz: Yemen’e yönelik kuşatmayı kaldırın, saldırıları durdurun!"
Yemen Ensarullah Hareketi lideri Abdulmelik el Husi’nin açıklamasından satırbaşları:
📍21 Eylül 2015’te gerçekleşen Yemen hakkının devriminden önce Yemen'in iradesi ve karar mekanizması yabancı vesayete teslim edilmişti; San'a'daki hükümet yalnızca şekilseldi, onların talimatlarını uygulayan bir icra organı gibi çalışıyordu.
Güvenlik ortamı bu vesayet altında tam bir çöküşe sürüklendi; San'a'da suikastların ardı arkası kesilmiyordu.
21 Eylül Devrimi öncesindeki suikastlar güvenlik mensuplarını, ordu görevlilerini ve akademisyenleri hedef alıyor; durum, tekfirci unsurların hastaneleri basmasına kadar varıyordu.
Devrim öncesinde, petrol ve doğalgaz zenginliklerine rağmen ve ortada hiçbir savaş yokken halka ağır ekonomik zamlar ve yükler bindiriliyordu.
Devrimden önceki ekonomik çöküş kesintisiz sürdü; çünkü bu, planlı ve sistemli bir çöküştü.
Düşmanlar, bu vesayet dönemini altın bir fırsat olarak gördüler ve o sırada ABD Büyükelçisi San'a'nın fiilî hükümdarı konumundaydı.
Devrimden önce karar yetkisi ABD Büyükelçisi'nin eline geçmişti; hatta başkent San'a'da askeri üsler kurma yoluna gittiler.
📍Suudi düşman, Türkiye ve Pakistan’ı da işin içine çekmeye çalışmakta; aziz halkımıza yönelik bu günah ve saldırıya ortak olmaları için gece gündüz onlara yalvarmaktadır.
Türkiye veya Pakistan halkı, Suudilerin kendi iç politikalarına müdahale etmesini kabul eder mi? Körfez ülkeleri böyle bir şeye razı olur mu?
Suudi düşman, ülkemizdeki yetkilileri tek başına tayin etmek istemekte; öyle ki Suudilerin atamadığı kimseye meşruiyet tanımamaktadır.
Kendi ülkesinin tamamen müdahaleye açık olmasını, tüm işlerine karışılmasını ve Suudilerin mutlak emir ve yasak mercii olmasını kim kabullenebilir?
Suudi küstahlığını kabul etmek mümkün değildir; Suudi rejiminin bu tutumu açık bir işgal durumudur.
Suudi düşman, Türkiye ve Pakistan’ı da işin içine çekmeye çalışmakta; aziz halkımıza yönelik bu günah ve saldırıya ortak olmaları için gece gündüz onlara yalvarmaktadır.
Suudilerin bu dönemde yapmaya çalıştığı şey, Türkiye ve Pakistan’ı kışkırtmak ve Suriye tamamen işgal altındayken oradaki tekfirci unsurları Yemen'e taşımaktır.
Türkiye ve Pakistan'a, Suudi düşmanın vaat ettiği siyasi ve maddi çıkarların peşine düşüp bu işe bulaşmamalarını tavsiye ediyoruz.
📍Amerikalı ve Siyonist uzmanlar, Suudi düşmanla omuz omuza çalışmaktadır.
📍Suudi, Mekke-i Mükerreme'nin hedef alındığı iftirasını atarak halkımıza bühtanda bulunmuştur.
📍Düne kadar Suudi hava saldırılarının sayısı 760’a ulaştı. Pakistan veya Türkiye bu kadar bombardımana tutulsaydı bunu kabul ederler miydi, yoksa karşılık mı verirlerdi?
📍Suudi düşman kutsalları sömürmektedir; halklar, sırf bu mekanları kontrol ediyor diye Suudi rejimini kutsamamalı, onun Siyonist ajandalarla olan gerçek bağını görmelidir.
Halklar, Suudi rejiminin fitne çıkarma, Müslümanları bölme ve Filistin davasına desteği engelleme konusundaki gerçek yüzüne bakmalıdır.
📍Rejimlere yakışan tutum, ümmete komplo kuran ABD, İngiltere ve İsrail'in ortağı olan Suudilerin yanında değil, Filistin halkının yanında onurluca durmaktır.
📍Bizler insaf sahibiyiz, imkansız şartlar öne sürmüyoruz. 'Saldırıları durdurun, ablukayı kaldırın' diyoruz; taleplerimiz halkımızın en meşru haklarıdır.
Yemen halkı olarak özgürlük ve bağımsızlık içinde yaşamak, zenginliklerimizden faydalanmak, dolaşım, ticaret ve seyahat özgürlüğüne kavuşmak ve ablukanın her türlüsünün son bulması en doğal hakkımızdır.
📍Devrim, Yemen halkının devrimidir. Yemen’de yaşananlar belli bir kesime ait değildir; bu bir "Husi" meselesi değil, bir halkın dirilişi ve şahlanış hareketidir.
Dünya halkımızın davasını anlamalıdır.
ABD, yaptırım tehdidiyle İran uçaklarının dünyadaki tüm havalimanlarına inişini engellemeye çalışıyor.
ABD Hazine Bakanı Bessent:
“23 Eylül'de, dünya genelindeki tüm İran havayolu şirketlerinin faaliyetleri durdurulacak.
Bunu nasıl yapacağız? Eğer iniş yaparlarsa; onlara yakıt veya iniş hizmetleri sağlayamaz ya da bilet satamazsınız; aksi takdirde dolar sisteminin dışına itilirsiniz.”
“Bu bir emanetti ve ben onu senden alıp geri teslim ettim Rabbim. Umarım ona karşı görevimi eksik bırakmamışımdır.”
Bu sözler, kızı 3 yıl önce şehit olduktan sonra şimdi de ikinci evladını uğurlayan Ümmü Basîr’in annesine ait.
Ya Rabbi, bu nasıl bir sabırdır?!
Nasıl bir iman, nasıl bir7 teslimiyettir?!
لماذا لا تكف السعودية عن التدخل في اليمن؟ لماذا؟
تسببت الغارات الجوية والحصار الذي فرضته السعودية على اليمن في مقتل ما إجمالي 377 ألف شخص.
لقي 151 ألف شخص حتفهم جراء الهجمات السعودية المباشرة.
وتوفي 260 ألف شخص بسبب الجوع والأمراض نتاج الحصار الذي فرضته السعودية على اليمن.
كما نُزح 4 ملايين شخص.
وأصبح 23 مليون شخص بحاجة إلى مساعدات إنسانية.
وعلى مدار 11 عاماً من الهجمات السعودية، دُمّر 2000 مسجد في اليمن.
عن ماذا تتحدثون؟
كل هذا حدث بسبب هجوم السعودية على اليمن وفرض الحصار عليه.
لماذا تقومون بتزييف الحقائق؟
كما أن الاشتباكات الأخيرة بدأت بسبب هجوم السعودية على مطار صنعاء وتكثيفها للحصار على اليمن.
لا ينبغي لنواف تكروري أن يزيف الحقائق من أجل إرضاء أصدقائه الممولين من قطر.
مصدر المشكلة وسببها هي السعودية...
لماذا لا تتحدثون عن جرائم السعودية؟
يقوم نواف تكروري بنشر موقفه الشخصي تح�� مسمى هيئة علماء فلسطين. وهو بذلك يضر بالقضية الفلسطينية فحسب.
Bin Selman, Suudilerden akıl ehli olanları ya öldürdü ya da hapse attı.
“Kudüs’ten vazgeçen Mekke ve Medine’den de vazgeçmiştir” diyen Kaşıkçı’ya, Bin Selman testere ve asitle yanıt verdi.
“Eğer zayıfsan, dünya seni tanımaz, dünya seni korumaz ve dünya seni savunmaz. Dünya senin için ağlamaz, senin için gözyaşı bile dökmez. Seni koruyacak olan şey gücün, cesaretin, yumrukların, silahın, füzelerin ve sahadaki varlığındır,”
Çok ilginç bir video..
Ensarullah/Husi savaşçıları sahada ilerlerken Suudi’ye bağlı savaşan Yemenli bir askeri uykuda yakalıyor.
Ensarullah savaşçısı, “Muhterem, uyan” diyerek uyandırdığı askere ikramlarda bulunup rahat olmasını istiyor.
"Seyyid Abdülmelik’in 'Ekmeğimizi Filistin halkıyla paylaşmaya hazırız' sözlerini duyduğumda gerçekten çok duygulandım. Dedim ki, 'Ey Seyyidimiz, sizler zaten yıllardır kuşatma altındasınız; Filistin halkıyla paylaşacak ekmeğiniz mi var ki?' Oysa nice Arap ve Müslüman liderin, milyarderlerin şahsi kasalarında yüz milyarlarca doları yatıyor…"