Geziyi, davalarla, kaç cuma geçti hala yayınlayamadığınız görüntülerle, Kabataş yalancılarıyla kirletemezsiniz.
Gezi, bu ülkenin direniş kültürünün namusudur, onurudur, gururudur.
Gezi’de olmaktan, ona destek vermekten gurur duyuyorum. Ömrümce anlatacağım...
#Gezi13Yaşında
CHP HALKTIR, HALKIN DEDİĞİ OLUR.
İstanbul üç bölgede meydanlarda!
Halkın iradesine, demokrasiye ve geleceğimize sahip çıkmak için meydanlardayız.
Tüm halkımız davetlidir.
📍 1. Bölge: Boğa Heykeli / Kadıköy
📍 2. Bölge: Şişhane Metrosu / Beyoğlu
📍 3. Bölge: CHP İlçe Başkanlığı / Bahçelievler
🗓 24 Mayıs 2026, Pazar
🕖 19.00
Zaten şimdiye kadar neyden haberi vardı ki?
"Ben yapmadım, Miki yaptı" siyaseti..
Kendi Genel Başkan olmak istemez, delege onu ister.
Kendi CB adayı olmak istemez, "Altılı Masa" onun aday olmasını ister.
Kendi kayyum olmak istemez, "Bağımsız ve tarafsız" yargımız onun Partinin başına dönmesini ister..
Kemal Bey bugüne kadar hiçbir şeyi kendi istemedi.
Her "şey" onu istediği için Kemal Bey hep bu yüklere maruz kaldı..
Şimdi de şu şansa bakın ki, Kemal Bey'in yine bu operasyondan haberi yokmuş.
Meğer avukatı ve bir avuç milletvekili, Kemal Bey'den habersizce bu işlere bir sabah vakti girişivermiş.
Yerseniz tabi..
O yüzden 2023'te, hiçbir şeye cesareti olmayan değil; çıkıp aday olan, cesareti olan, bir yere kendisi aday olabilen, kendisi karar verebilen ve halka umut olan, olabilen tarafı destekledim.
Dün ne karar verdiysem, bugün de aynı düşüncedeyim; kararımın doğruluğunu hiç tartışmadım.
Kemal Bey, bu taban sizi istemiyor.
Zorla güzellik olmuyor..
Olmayacak.. @kilicdarogluk
Avukatların isimlerini, cezaevi giriş saatlerini nereden, kimden ve nasıl temin edildiğini de savcılık araştıracak mı?
Mesleğini gereği gibi icra eden avukatları baskı altına almaya çalışmanın, her adımınızı takip ediyoruz gibi mesajlar vermenin sonu nereye varıyor?
Bu paylaşım ne gazeteciliktir ne de bu kişisel ve özel verileri paylaşanlar devlet memurluğu sıfatına göre davranmaktadır.
Bu işin sonu hukuka varmıyor, avukatın meslek özgürlüğü de elinden alınmak isteniyor.
🔴 Silivri ve CHP arasında ‘mutlak butlan’ hattı
Mutlak Butlan kararı sonrası Ekrem İmamoğlu’nu ilk ve tek ziyaret eden Avukat Ceren ÖZTÜRK (18:25)te geliyor.
Ardından sabah 09.35’te cezaevine geri geliyor. Muhtemelen mesaj getirip götürüyor.
Avukat Başak Çetin ise 12’de geliyor, Silivri’ye ve görüşüp gidiyor.
Sonra tekrar akşama doğru 18:24’te geri geliyor.
Anlaşılan Silivri CHP Genel Merkezi arasında mesajlaşmanın devamını sağlıyor.
CHP eski Genel Başkanı Özgür Özel belliki hala Silivri’deki Ekrem İmamoğlu’na sormadan karar alamıyor. #CHP
İsim isim saat saat Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarının görüş saatlerinin cezaevinden “devlet memurlarınca” sızdırılmasının açıklanabilecek bir durumu yoktur, bu gazetecilik değildir. Kişisel verileri sızdırdığı iddia edilen İBB memurları 1 yıl tutuklu yargılandı, bu kişiler devlet kurumundan, gizli kalması gereken defterlerden insanların bilgilerini, görüş saatlerini sızdırmaktadır.
Bu paylaşım, hiçbir avukatın mesleki özgürlüğünün kalmadığının, hatta can güvenliklerinin bile tehlikede olduğunun ispatıdır. Avukatlık, hukukçuluk, hukuk, kanun, hak ayaklar altındadır. Konuşacak, tartışacak hiçbir şey kalmamıştır.
2013 yılından bu yana onurla üstlendiğim Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Avukatlığından, bu sabah saatlerinde aldığım bir tebligatla, meslektaşlarım Av. Mehmet Can Keysan ve Av. Hazar Kardaş ile birlikte azledildiğimizi öğrendim.
13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım.
Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum.
İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Bugün 45 yaşıma giriyorum ve bu, Silivri’de geçirdiğim 5. doğum günüm.
İnsan gençliğinde her şeyi düşünüyormuş da hayatının en orta yerindeki yılları bir hücrede, yapayalnız geçireceğini hiç düşünmüyormuş.
Beş yıl bir tohuma verildiğinde kök salar, toprağı değiştirir. Beş yıl bir çocuğa verildiğinde aklı, hayalleri büyür. Beş yılda ben de değiştim; sabrı, özlemi, umudu daha derinden öğrendim.
Ve bugün hâlâ tüm öğrendiklerimle beraber, bir gün yeniden sevdiklerimle yan yana olacağıma inanıyorum.
Adalete olan inancımla, destek ve dayanışmasını eksik etmeyen herkese sevgilerimle...
Bugün 7 Mayıs, İyi ki doğdun güzel kızım.
Silivri’deki ilk günlerimde daha altı yaşını doldurmamıştın. Şimdi yedi oldun. Kendi yedi yaşımı hatırlıyorum. Sen de hatırlayacaksın babacığım bu günleri.
Önceleri kapalı görüşe gelmeni istemedim ama baktık ki ne sen ne de ben dayanamıyoruz. Sonraları orayı da oyuna çevirdik. Şakada ve hayatı oyuna sarmakta biraz babana çektiğin doğruydu. Ama her kapalı görüşte “Ne zaman sarılmalı görüşeceğiz?” ve “Ne zaman geleceksin eve?” soruları orada bıraktığımız kör düğümlerdi yavrum. İlmek ilmek açacağım hepsini sana söz…
Her hafta daha büyümüş, daha da güzelleşmiş, daha güzel konuşan, hatta çoğu zaman beni şaşırtacak kadar mantıklı konuşan Deren olarak geldin. Mayısta üç açık görüşümüz var. Üç koca oyun zamanı. O bir saatlere biz seninle ayları yılları sığdırırız…
Senin için babacığım, vallahi senin için.
Sen bu ülkede korkmadan büyü diye, genç kız olduğunda ülkeden gitmeyi değil; burada yaşamayı, üretmeyi hayal et diye çalışıyoruz, çabalıyoruz babacığım. Tayfun Amcanla ve Gürkan Amcanla…
Sen de Vera ile yaşıyorsun birlikte. Silivri’nin ilk günlerinde sana “İş için çalışıyoruz.” diye anlatmaya çabalasak da gerçekliği herkesten daha önce, daha küçük ve daha büyük yaşamış Vera sana demişti:
“Baban tutuklu işte benimki gibi. Öyle işe gitmiş, çalışıyorlar falan değiller” diye.
Bu zamanları seninle gülerek konuşacağız babacığım büyüyünce. Anılarımız, bulutlarımız, kuşlarımız, hikayelerimiz, ikimizi de büyüten hallerimiz. Ama başaracağız babacığım.
Sana söz başaracağız.
Bir kuşağın kolunda kalmış çiçek aşısı izi gibi. Sizlerde de bunun izi kalacak biliyorum babacığım. Ama öyle anlamlı, öyle derin ve bizi biz yapan bir iz olacak ki. Sana söz babacığım. Hiçbir evlat babasından, annesinden böyle ayrılmasın diye uğraşacağız bu ülkenin geleceğinde.
İyi ki doğdun güzel kızım. İyi ki doğdun babacığım.
İyi ki annenin ve benim kızımsın.
Seni çok seviyorum.
Baban.
#İBBDAVASI'NDA tahliye edilenler Silivri Cezaevi'nden çıkmaya başladı.
Nuri Cem Ceylan, ailesi arkadaşları ve şehir plancıları tarafından karşılandı.
Evlatlarına kavuşan
Anne ve babasının gözyaşları
Müvekkil Nuri Cem Ceylan, hukuka uygun şekilde tahliye edilmiştir.
Temennim, haksız tüm tutukluluk hallerinin en kısa sürede sona ermesi ve adaletin eksiksiz biçimde tecelli etmesidir.
#ibbdavası
İBB DAVASI'NDA tahliye olan
Şehir Plancısı #NuriCemCeylan'ın babası Enver Ceylan oğlunu bekliyor.
"Oğlumun tahliyesine çok sevindim. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bizim gibi aynı duyguları yaşayan ailelerin tutuklulukların kalkması en büyük dileğim. Herkesin hayır duasını bekliyorum."
Açlık grevindeki maden işçisi anlatıyor. Dinleyin 30 saniye.
“Ev sahibine 80 bin TL kira borcum var. markete de 70 bin TL borcum var. Bu benim en temel gerçeğim. Böyle bir yaşantının içindeyiz. Epilepsi hastası bir çocuğum var. Dün akşam nöbet geçirmiş, hastanede”