Kartalkaya'da 36 çocuk yanarak öldü...
Öyle büyük bir katliamdı ki savcılık, otelin yalnızca 7'inci katına kadar olan koridorların kamera görüntülerini dosyaya koyabildi.
Asıl kıyamet 8, 9, 10, 11 ve 12'inci katlarda yaşandı. Bu katların koridorlarında çocuklar çaresizce oraya buraya koşarken kameralar çekiyordu. Bu çaresizliği "Türkiye izlemesin" diye son 5 katın kamera görüntüleri dosyaya konulmadı. Kayıtlar "yok" dendi.
Çocuklar, yangında annelerinin-babalarının kucaklarında can verdi. Anneler-babalar çaresizce çocuklarının ölümüne tanıklık yapmak zorunda kaldı bu ülkede.
Kimi babalar, belki kurtulur diyerek çocuklarını üst katlardan aşağı atmak zorunda kaldı.
Ama bu ülkede; oteli denetlemeye gidip yangın güvenliğiyle ilgili ciddi eksiklikleri tespit edemeyen kamu görevlileri halen ellerini kollarını sallayarak geziyor. Devletten maaş alıyor.
10 ay geçti, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı, bu sorumlulara halen neden dava açmıyor?
Yasemin Hanım’ın talebinin ne olduğu tam anlaşılmıyor sanırım. Hukukçuların dahi bunu etraflıca anlatmamasına şaşırıyorum. Ben de sora araştıra öğrendim.
Zaten dünyada da uygulaması olan “trial as an adult” talebi, yani “yetişkin gibi yargılanabilir”, ama bu durum her durumda değil, ‘cana kastedilen cinayet suçunda’ ve ‘çocuğun davranışlarının idrakinde’ olduğu durumlarda, 18 yaş altı çocuklar da, yine yaş grupları ve çocuğun gelişimi dikkate alınarak, özellikle de 15-18 yaş grubu için “yetişkin gibi yargılanabilir” istisnası uygulanabiliyor. Dediğim gibi, bunun dünyada da örnekleri varmış.
Buradaki söz konusu fail çocuklar 18 yaş altı ama
(1) önceden sabıkalılar,
(2) planlı ve organize hareket etmişler; hangi bıçak kullanılırsa yasaklı alet sayılmaz, bunu dahi hesaba katmış olabilirler,
(3) suçu ve şiddeti yücelten bir tavır içindeler, bu cinayet öncesinde de silahlı resimleri var,
(4) cinayet sonrası gülerek resim çektirmişler, nefret suçu işlemişler,
(5) bu çocuklar ya da uzantıları olan kişiler aileyi HALA tehdit ediyorlar.
Tüm bunlar bir araya gelince, bu çocukların ‘suçun bilincinde olduklarının, organize olduklarının ve cana bilinçli olarak kastettiklerinin, planlı cinayet işlendiğinin’ dikkate alınmasını istiyor Yasemin Hanım. Bu durum da çok acayip bir talep değil, dünyada örnekleri var, çocuk suçları ve çocuk çeteleri bir tek bizim ülkemizde yok. Uygun mu değil mi bir çekişmeye dönmeden değerlendirmesini yapmak gerekir.
Suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) tabii ki vardır, tabii ki mağdurdur, ama suçun direkt mağduru çocuklar da var. Bir taraf seçmek zorunda da değiliz. Sistemin hakkaniyetli olmasını ve tüm şartları gözetecek, bir suç oluştuğunda her detayı değerlendirecek hassasiyette olmasını talep etmek yeterli.
SSÇ’ler mağdur, evet. O zaman daha da mağdur olmamaları ve başkalarını da mağdur etmemeleri için adalet sisteminde döner kapı gibi yakalanıp yakalanıp bırakılması da büyük bir sorun değil mi?
Mesela Ata Emre Akman’ın da faili E.Ö. 17 yaşında bir çocuktu. Kasten yaralama suçu da dahil olmak üzere 6 kere sabıkalıydı. Kendi halinde harçlık çıkarmak için sipariş götüren bir üniversite öğrencisi olan Ata Emre’yi öldürdü. “Kasten yaralama suçu” işlemiş bir SSÇ olan E.Ö. serbest bırakılmadan önce uygun rehabilitasyon almış mı, mesela? Cevap hayır ki Ata Emre bugün aramızda değil. Yıllar önce bir Serpil Öğretmen olayı vardı. Serpil Öğretmen de yaşları 15-17 arasında değişen 4 çocuk tarafından tecavüz edilip öldürülmüştü ve içlerinden biri daha o gün salınmıştı, akşamına da bu suçu işlemişti. Demek ki bu “döner kapı” sorunu gerçek bir sorun.
“Sorunu cezanın ağır olması çözmez, sistemin iyileştirilmesi çözer, SSÇ’ler de inanın mağdur” sözleri doğrudur ama gerçeğin bir kısmıdır. Devlet - toplum, SSÇ’lerin oluşmaması için gerekli şartları sağlayacak, uygulayacak. O sırada bir hiç uğruna evladı ölmüş bir anne ve “ya bizim de başımıza gelirse?” diye endişelenen diğer anneler ne yapsın? Her konuda iki uca savrulmamıza gerek yok, bazen aynı anda birden fazla gerçeklik vardır ve dikkate alınabilir.
Dünyada örneği varsa da birileri bunu düşünmüş demek ki. “Hayır, bu olmaz, çok sakıncalı” demeden önce bakın bir, onlar ne şartlar altında düşünmüşler bunu, nasıl uygulanıyor - bunun bir açıklamasını yapın topluma. Şu anda bizim dışarıdan gördüğümüz 4 duruşmadır bir ilerleme yok. Kimseyi suçlamadan bunun değerlendirmesini yapın.
Ve bir hiç uğruna bir nefret suçuna evladını kaybetmiş bir anneye de destek vermek bu kadar şarta bağlı olmamalı. Görüntüleri izlemeniz de yeterli, gerçekten de savunmasız pazarda gezinen bir çocuğu bir hınç uğruna çevirip saldırmışlar. Ne diyecekseniz de bir tartın öyle deyin.
Çocuk suçları konuşması ve uygulamaları zor bir alan. Bununla ilgili ciddi, bilimsel ve topluma faydalı, tüm çocukları koruyan bir sonuç çıkmasına vesile olur inşallah bu olay. Yasemin Hanım ve Andrea Bey’e de sabır ve bir parça bile olsa ferahlık diliyorum.
Depremin merkez üssü Silivri’deki cezaevinde tam beş şehir plancısı hapis durumda yatıyor. Beşi de İstanbul’u depreme hazırlama konusunda yetkin pozisyonda iken tutuklu.
Utanmazlığa bakın.
Aldığı ürüne baktım. İçimino. Ak Gıda üretiyor. Bu şirket, ülkenin en büyük süt üreticisi ama Fransız Lactalis'e satılmış. Yerli ve milli diye yutturmaya çalışıyor.
Bitmedi.
Lactalis, İsrail'i destekliyor ve Filistin dostları tarafından boykot ediliyor.
@museband@ibbfestivalpark We couldn’t love you more! But did you know that the organizer of your concert in Istanbul has accused the peaceful anti-Erdogan protesters of treason? Please reconsider or otherwise we won’t be buying tickets no matter how much we would like to.
Hi @museband
I have been listening to your music for more than 20 years now and you have inspired my music, my life in so many ways.
I, all my friends and people I have worked with throughout my career, are unfortunately never going to attend your concert in Istanbul because the organizer is on the boykott list of pro-democracy movement.
Please check out the news and make a move in the direction of support and solidarity.
ünlülerden ünlü oldukları için değil, yurttaşımız-vatandaşımız oldukları, ortak bir ahlaki-vicdani zemini paylaştığımızı sandığımız için bir duruş bekliyoruz. mesele korkuysa, hepimiz korkuyoruz, bizi korkup korkmamak değil onur ayırıyor ya da birleştiriyor. tepki, onursuzluğa.
İmamoğlu soruşturmasında 4 gizli tanık: 'Meşe, Ladin, Çınar ve İlke...'
Balyoz ve Ergenekon kumpasında da deniz adlı gizli tanık PKK terör örgütü üyesi Şemdin Sakık’tı
PKK’yı tanık TSK’yı sanık yapmaktan dahi çekinmemişlerdi.
#SonDakika | Özgür Özel'den 'Serdar Haydanlı' açıklaması:
"Biz serbest bırakıldığını söylediğimizden beri 'hızla getirin' dediler, bir başka odada duruyor, WhatsApp'ına bakıyor. Serdar Bey bugün 14.38'de görünür olmuş. Savcı Bey, odaya bir gidip baksana, en son kiminle yazışmış? Ben dışarıda olduğunu, bu sabah getirildiğini, telefonunun elinde olduğunu biliyorum. Serdar Bey, ilk telefonunu Sayın Erdoğan'ın koruma müdürü Ali Erdoğan'a açtı!
https://t.co/UaEhZv5bKl
"Operasyon sabahı oluşan karamsar havanın kısa sürede dağılmasında ve direnen kitlelere umut aşılanmasında başrol, elbette teslim olmayan üniversite öğrencilerinindi. Beyazıt’ta aşılan barikat, milyonlarca yurttaşın ülkeye dair inancını tazeledi."
#SonDakika
Özgür Özel: Partiyi olağanüstü kurultaya götürmek suretiyle kayyum girişimlerinin önünü kestiğimizi tüm Türkiye'ye ilan ederiz
https://t.co/mdjpvv7n8p