En sevdiğim alıntılardan birinde Albert Camus der ki: 'Nefretin ortasında, içimde, yenilmez bir sevgi olduğunu buldum. Gözyaşlarının ortasında, içimde, yenilmez bir gülümseme olduğunu buldum. Karmaşanın ortasında, içimde, yenilmez bir sakinlik olduğunu buldum. Tüm bunların içinde fark ettim ki kışın ortasında, içimde, yenilmez bir yaz olduğunu buldum. Ve bu beni mutlu ediyor. Çünkü dünya üstüme ne kadar gelirse gelsin; içimde, onu gerisin geri yollayan daha güçlü, daha iyi bir şey var demektir.'
Eğer geçinemediğin için kaygılıysan, işyerinde mobbinge uğradığın için depresifsen ya da geleceksizlikten ötürü tükenmişsen. Ana akım terapi sana dönüp şunu der: "Dış dünyayı değiştiremezsin, sen buna verdiğin tepkiyi değiştirebilirsin."
İşte apolitikleştirmenin ilk ve en büyük darbesi burasıdır.
Sınıfsal Gerçeklik: Sorun bireysel değil ekonomi-politiktir.
(sömürü, güvencesizlik, eşitsizlik).
Terapi Söylemi: Sorun psikolojiktir (bilişsel çarpıtmalar, zayıf sınır yönetimi, çocukluk şemaları).
Böylece öfkenin yönelmesi gereken yer dışarısı (sistem) değil içerisi (bireyin kendisi) olur. Birey sistemi sorgulamak yerine kendi kusurlarını aramaya koyulur.
Şuan tek öğünle zayıflayacağım desem doktor diyetisyen kim varsa taşa tutulurum.
İğne basanları doktorlar dahil kimse birşey demiyor çok ilginç.
Biyomühendis olarak söylüyorum
Tek öğün beslenme kadın hormon yapısına uygun değil aq bilim camiası sadece erkeklerde deneyip sallıyo
1 Haziran yarın. Hem yılın yarısı sayılır, hem ayın ilk günü, hem haftanın. Yazın da başlangıcı sayılır. Obsesiflerin her şeye baştan başlaması için ideal
CHP birbirine girmedi, CHP’de iç karışıklık yok.
Cumhuriyet Halk Partililer AKP’li Kemal Kılıçdaroğlu ve yancılarına karşı Türkiye’nin kurucu partisini savunuyor!
şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.