Bugün Çeşme'den İzmir'e uzun bir yolculuk yapmak zorunda kaldık. Çünkü otoyol #yangın nedeniyle kapalıydı. Bu yolculuk boyunca sönmemiş sigara izmaritini aracından atan üç şöför gördük. Herkesin kolayca katılacağı toplumsal bir çözüm üretilmeli bu duruma.
İzkent ve Atatürk Mahallelerimiz arasında bulunan otluk alanda çıkan yangın kontrolsüz bir şekilde büyümektedir. Belediye ekiplerimiz ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi koordineli bir şekilde müdahale etse de maalesef yeterli değildir.
Acil destek bekliyoruz.
Bu dünyadan bir Ferdi Zeyrek geçti.
Dostlarına, yoldaşlarına, mesai arkadaşlarına, hemşehrilerine kattığın her değer; verdiğin sevgi ve saygı için teşekkür ederiz.
Unutulmayacak, her zaman güzel hatırlanacaksın Manisa’nın Efe’si.
Haramilerin elinden yıllar sonra pırıl pırıl bir ilçeyi alan kadın. Bu kadına da Özgür Özel ile aşk yaşadığı iftirası attılar. Kanser tedavisi için ameliyata giren kadına çocuk aldırdı dediler. Hastalığını ailesi bilmiyordu, iftiralar sonrası açıklamak zorunda kaldı. Mücadele ettiğimi kötülük bu.
Bugün Manisa; dualarla, karanfillerle, gözyaşlarıyla uğurladı evladını…
Türkiye’nin dört bir yanında gelen vatandaşlarımızla, on binlerce hemşehrimizle omuz omuza; duruşuyla, çalışkanlığıyla, herkesin sevgisini kazanan Başkanımız Ferdi Zeyrek’e veda ettik.
Canımız Ferdimizi son yolculuğunda yalnız bırakmayan, acımızı paylaşan, gelemese de dualarıyla yanımızda olan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Nurlar içinde yat kardeşim.
Canım Başkanım,
Güzel yürekli, güler yüzlü ağabeyim, yoldaşım, yol arkadaşım… Yüreğimin orta yerine tarifsiz bir acı yerleşti... Söz manasını yitirdi.
Yattığın yer incitmesin, mekanın cennet olsun.
*İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan aşırı zengin çaycılar*
Başlığı nasıl buldunuz?
Hakları için direnenleri görünce içinizde kabaran öfkeyi biraz yansıtmaya çalıştım. Tam yapamamış olabilirim, çünkü ne yaparsam yapayım, benden olanlara sinirlenme konusunda sizin kadar becerikli olamıyorum.
Sevgili işçi arkadaşlarım, siz aynı sınıftan olduğunuz kişilere niçin kin besliyorsunuz?
Doktor, tesisatçının kazandığı paraya gıcık oluyor. Avukat, terzinin arabası olsun istemiyor. Mühendisin, garsonun kazandığı bahşişte gözü var.
ATIN ŞU İZMİR’DEKİ ŞIMARIKLARIN HEPSİNİ!
Heyt, koçum benim be! Ne güzel yapıştırdın ama cevabı. Bir de ekle üzerine:
O MAAŞA ÇALIŞACAK BİR SÜRÜ İNSAN VAR!
Patron jargonunu ne kadar benimsemişsiniz. Sırtınızdan servet edinenlerin laflarını sırası geldi mi yapıştırıveriyorsunuz benzerlerinizin suratına.
E tabi işçiye düşmanlık etmek olur, patron ağzıyla söylenmek olur da ırkçılık hiç olmaz mı?
Bir de patlat oradan bir “BUNLAR İZMİRLİ DEĞİL” teranesi…
Oh be! Mis gibi döktük içimizi.
İzmir Belediyesi’nde, huzurevinde yaşlıların her gün ilacını takip eden, odalarını temizleyen, “her türlü” temizliği yapan ama doktor ya da hemşire olmayan işçiler var mesela.
Atın gitsin o alçakları!
Gece 3’te çöp kamyonunun arkasında çalışanlar, “koku primi” diye 2000₺ alıyor biliyor musunuz?
Mancınıkla fırlatın!
Mühendisler var, iyi eğitim almışlar ve şimdi belediyede iş üretiyorlar.
Hemen şöyle diyeceksin:
“Beğenmiyorsa üretmesin kardeşim! O da gelsin benimle aynı şartlarda çalışsın. Ya da ben onun yerine belediyede çalışayım.
Ben çok usluyum biliyor musun başkan abi? Hiç isyan etmem. Ne derseniz yaparım. Bayramda falan izin yapmasam da olur başkan abi. Çalışırım ben. Ben bir patron, başkan, aslında zengin gördüm mü hemen hazırola geçerim. Bir tanısan beni çok seversin başkan abi.”
Güzel kardeşlerim,
İzmir Belediyesi’nde, 70 bin lira, hatta 80 bin lira maaş alan işçiler var, evet. Ancak onlar, bu grev yapanlar değil. Belediyenin birçok şirketi var, onlar başka şirkette ve başka sendikaya bağlı.
Grev yapanlar, gelecek 2 sene boyunca alacakları maaş için mücadele ediyor. Şu anda en çok alanı, vergi dilimi daha o kadar yüksek olmayan ayda 46000₺ alıyor. Sana belli sürelerde zam geliyor ya arkadaşım. Heh işte, ona gelmiyor. Bu anlaşmadan ne çıkarsa 2 sene maaşı o.
Bir de zengin başkan der demez, elinde tuzlukla koştuğun o maaş görselleri var ya. Onlar, brüt maaş. Patron, sana da vergi yüklüyor. Senin eline geçen net maaş da onunki gibi. Aslında sen hepsinden çok maaş almaya layık okumuş, akıllı adamsın. Anlaman gerek ama hayret…
Emeğiyle iş yapan herkes, refah içinde yaşamayı hak ediyor. Haksız kazanç arıyorsanız, işçinin sırtından zengin olup semirmiş “peşin satan” tablosu kılıklı kan emicilere bakın;
aynı hastanede tedavi olduğunuz, kira çilesini beraber çektiğiniz, birlikte otobüs beklediğiniz, çocuğunu aynı okula gönderdiğiniz, arabası sizinki gibi olan, kredi kartı borcunu yapılandırmış, ailesini tatile götüremeyen, işçi dostu bir iktidar gelsin diye mücadele eden, Gezi’de yan yana biber gazı soluduğunuz “benzerlerinize” değil.
Siz her şeyin en iyisine layık, okumuş adamlarsınız.
Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler, Nurettin Yıldız’ın konferansını protesto etti. Polis müdahale etti, Öğrenciler ters kelepçeyle gözaltına alındı.
Gazeteci Can Öztürk de darp edilerek gözaltına alındı.
Valiliğin açıklamasına göre 97 öğrenci gözaltına alındı.
Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere ülkemizin yıllardır kesintisiz olarak sürdürdüğü kararlı mücadelenin sonucunda terör örgütü PKK silahlarını bırakma ve örgütü feshetme kararı vermiştir.
Ülkemizin teröre ve terör örgütlerine aman vermeyen politikalarının bir sonucu olarak değerlendirdiğimiz mevcut duruma karşı çıkmamız mümkün değildir.
Elbette Terörsüz Türkiye hepimizin özlemi ve hedefidir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını rahatsız edecek, onları üzecek herhangi bir taviz, terör örgütü mensuplarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devletini pazarlık yapıyor noktasına getirecek hiçbir girişime izin verilemez, verilmemelidir.
Unutulmamalıdır ki bu noktaya verdiğimiz binlerce şehit ile gelindi. Onların hem ruhlarını hem de bize emanet edilen ailelerini hiç bir koşulda üzemeyiz…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, süreci şeffaflıkla, hukuka ve anayasal düzenimize bağlı kalarak yürütmelidir. Bu sürecin yegâne adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Yetki, denetim ve irade yalnızca milletin temsil edildiği bu çatı altında şekillenmelidir. Yapılacak düzenlemelerin gerekmesi halinde ise referanduma başvurularak halkın karar vermesi sağlanmalıdır.
Lozan Anlaşması ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bir vatanın tapusudur; bu topraklarda bir arada yaşamanın teminatıdır. Hiçbir şartta, hiçbir koşulda bu gerçek tartışma konusu yapılamaz.
Tam bunun anlatmaya çalışıyordum.
Tarihi eserler ve bahçeler kimsenin malı değil, tüm İstanbullularındır, hepimizindir.
Hepimizin bahçesi Kadıköy Gazhane’de deprem sonrası toplanan, kendi kararlarıyla burayı deprem toplanma alanına çeviren mahalleli dostlarımıza çok sevgilerimi gönderiyorum ❤️
Restore ettiğimiz tüm tarihi eserler tüm kamusal alanlar iyi günde de kötü günde de İstanbulluların bahçesidir.
Hepimize çok çok geçmiş olsun.
Bugün Trabzon’da yapılan saldırı sadece şahsıma değil özgürlük,bağımsızlık, hak,hukuk ve adalet için mücadele eden iradesini ortaya koyan tüm gençlere,vatandaşlara yapılmıştır.
Bu vurulan bıçak darbesi bizi bırakın yıkmayı bir adım bile geriye götüremeyecek. Biz KAZANACAĞIZ 🙏🏻✊🏻
Boykot sonucu yaşanan ekonomik sıkıntının sorumlusu boykotu yapanlar değil, bunu yapmaya bizi zorlayanlardır. Hesabı hak yiyenlerden, hukuku ayaklar altına alanlardan soracaksınız.