Bu ülkeye dair hiçbir şey hiçbir zaman benim dilediğim şekilde olmayacak. Yolumuz güzellikten, ahlaktan asla geçmeyecek. Benim gibiler de ömürlerini eleştirerek belki bir ümit küçük bir değişiklik yaratırım ümidiyle üzüntü ve hayalkırıklığıyla tüketecek. Gerçek bir cehennem.
Geçenlerde Kazakistanlı birisiyle tanıştım.
Üç yıldır Türkiye’de yaşıyor ve buradan Kazakistan’a ihracat yapıyormuş.
Türkiye’deki et fiyatlarını görünce şaşırdığını söyledi. “Bu fiyatları görünce aklıma ilk gelen şey Kazakistan’dan et ithal etmek oldu” dedi.
Ancak öğrendiğine göre Türkiye’de et ithalatını yalnızca 8 şirket yapabiliyormuş. Kendisi de bu yüzden yapamamış.
Anlattığına göre,dışarıda kilosu yaklaşık 200 TL’ye alınabilen et, ülkemizde 500 TL civarında piyasaya toptan olarak sunuluyormuş.
Kim olduklarını bilmiyorum ama et ithalatını yapan o 8 şirketi tebrik etmek lazım.
Muazzam bir tekelleşme.
@haskologlu polonyada et şirketi kurup türkiyeye et satan kırmızı et üreticileri merkez birliği başkanı bülent tunç’un oğlu olan akp gençlik kollar mkyk üyesi olan halil efe tunç’a da operasyon çekilecek mi?
Danışanlarına verdiği zarar için o kadar üzgünm ki. Hele kadın danışanlarına. Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi olmayan kadın düşmanı insanlardan terapi almayın. Hatta hiç bir sağlık hizmeti almayın.
Wolkswagen gelmedi, Chery gelmedi, BYD gelmedi, Honda gitti, Toyota gitti. Prestij açısından bence kötü bir durum, şapkayı önüne koyup düşünmesi gereken yöneticiler ne yapıyor acaba.
Doğum oranının 1,14 ile tarihin en düşük seviyesine
gerilediği söyleniyor. Çocuklarla yakından çalışan bir öğretmen olarak düşününce, bu durum bana çok normal geliyor. Çocuklarının ateşi çıksa bile okuldan almaya gelemeyen ebeveynler var.
Konuşmamız gereken önemli bir konu olduğunda bile işten izin alamayan ebeveynler... Çocuğundan önce evden çıkmazsa işe yetişemeyen ebeveynler...
Kısacası, çalışan anne babaların hiçbir esnekliği yok.
İnsanlar böyle ağır ve katı çalışma koşullarına maruz
kalırken, çocuk yapmaya nasıl niyetlenebilir ki?
Adamlar 1 milyar dolarlık fabrika için 1 milyar dolarlık teşvik aldılar. O teşviği de peşin aldılar. Yani önden biz onlara para verdik, sonra onlar yatırım yapacaktı. Ama onu bile yapmadılar. Demek ki neymiş, kötü yönetilen bir ülkede üste para bile alsan yatırım yapılmıyormuş.
@CirakCelal@yaraticidrama23@aykiri Bir yönetici, bir müdür öğretmeniyle o üslupta konuşamaz. Bunun sencesi bencesi öylesi böylesi yoktur. İşin içinde şiddet var, hakaret var. Hatta ve hatta öğretmen hanım her konuda haksız olsaydı dahi karşılığı bunlar olmamalıydı.
kızacaksınız, belki bağıracaksınız sonra vidan azabından siz ağlayacaksınız. tuvalete gitmek, yemek yemek bile lüks olduğunda anlayacaksınız ne demek istediğimi. kötü bir anne değil YORGUN. bi kenara çöküp ben yapamıyorum artık diye çok ağladığımı hatırlıyorum. yine gidip çocuğunuzla sakinleşeceksiniz. “anne olunca anlarsın” dedikleri şey bu tam olarak.
Irmak öğretmenimizle ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Eğer 24 saat içerisinde @tcmeb ilgili okul müdürü ve İlçe Millî Eğitim Müdürü hakkında soruşturmayı başlatıp açığa almazsa 3. paylaşımımı da yapacağım. Olanları olduğu gibi öğretmen arkadaşının dilinden aktarıyorum:
1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı.
Avukatlar günlerdir burada on gün evli olup ya da bir yıl evli kalıp yıllardır nafaka ödeyen insanları arıyor ama bulamıyor. Oysa 25 yıl evli kalıp bir yıl bile nafaka alamayan binlerce kişiyi anında bulabiliyoruz. Nafaka mağduriyeti sadece yalandan ibaret.
Kabullenmekte zorlansam da anne figüründen göremediğim şefkat, temas, her hal ile kabul, anlayış, empati gibi ihtiyaçları anneannemle karşılayan bir çocuktum. Büyümeme her anlamda eşlik eden gözlerinin içiyle gülümseyen biriydi. Şimdi sığınacak limanım kalmamış gibi yalpalıyorum.
Üstünden aylar geçse de yasımla başa çıkamıyorum.Kimseyle konuşamıyorum çünkü 99 yaşında ölmüş bir kadına tuttuğum yas gülünç, tuhaf, absürd. Oysa benim çok temelde bir yerlerim yıkıldı. Chatgbt’den medet umup gece gece konuştum. Harika çıkarımları var. Lakin tokat yemiş gibiyim.
@zindekultur Burada denize girerken bir şezlongun köşesine bir sırt çantasıyla üstünde iki havlu bıraktığımız için para sezlong parası almışlardı benden. Üstelik bir kere bile oturmadığım şezlonga. Mafya gibi hepsi
🔴#SONDAKİKA | Yaptığım haberler sonrasında:
Hollanda, Fransa, Belçika ve Avusturya; VİZE RANDEVUSU konusunda İNCELEME yaptıklarını ve yeni tedbirlerin gündemde olduğunu belirttiler.
Fransız ukala diplomatlar bana 'Biz sisteme %100 güveniyoruz, yetersiz kanıt' diyordu.
Ancak bu iş burada oldu bittiye gelmeyecek. Bu işe bulaşmış 'KİM VARSA' tüm şahıslar ifşa olacak.
Sizlerden ricam [email protected] adresine bu tür randevu satanlarla görüşme yaptıysanız lütfen iletin.
Aylardır bu konunun üstünde çalışıyorum güzel gelşimeler yaşanacak inşallah. Burada bitmeyecek.