💸 Nakit Akışı 101 Topluluğu Sana Ne Kazandırır?
🧭 Hangi nakit akışı çeyreğinde olduğunu netleştirmeni sağlar.
🔁 Gelir–gider döngüsünü ("Fare Yarışı") neden kıramadığını fark ettirir.
🧠 Para harcama ve yatırım yapma zihniyetini kökten dönüştürür.👇
https://t.co/DbTc0b9X0a
Yüzlerce polis tarafından sarıldık!
İstanbul İl Başkanlığımıza giriş ve çıkış yapılamıyor.
Tüm İstanbulluları buraya, milli iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bu ülke bu kötülüğü hak etmiyor!
Yılın ilk yarısında 2022 yılındakine yakın konut satılmış.
2022’de konut kredisi boldu, enflasyon çılgınca fırlamıştı, kredi faizi %18’di.
Peki konut kredisinin kısıldığı ve faizin %43 ile tarihi zirvelerde olduğu bu dönemde ne oluyor? Sadece altın fiyatlarıyla bu açıklanamaz.
Merkez Bankası petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon ve cari işlemler dengesi üzerindeki etkisine dair güncellenmiş bulgularını paylaştı.
Petrol fiyatlarında:
%10’luk artış enflasyonu 1 puan artırıyor.
10 dolarlık artış cari açığı 3 milyar dolar artırıyor.
En büyük banknotumuz 200 TL = 5 $.
Tarihin en düşük seviyesi.
Bu bir tercih. Nakit kullanımı azaltılarak kayıt dışılığın önlenmesi amaçlanıyor.
Bundan önceki en yakın dip değer 2001 krizinde yaşanmıştı (6,6 $).
(Dolar enflasyonunu dahil etmedim.)
Enflasyonun nasıl bir bela olduğunu anlatmaya devam:
Gelişen piyasalarda konut kredilerinin milli gelire oranında açık ara sonuncuyuz👇
Çoğumuz için konut almak hayal olduysa, nedeni tek başına fiyatlar değil yüksek enflasyon ortamında finansmanın pahalı ve kısıtlı olmasıdır.
Enflasyonist ortamda satın aldığım mal ve hizmetlerin kalitesinin sürekli düşmesine bir türlü alışamıyorum. Konuyu, bu defa daha somut bir örnekle paylaşacağım.
Yaklaşık 6 ayda bir gittiğim mütevazı ve görece makul fiyatlı bir restoran var.
Bundan 7-8 yıl önce, sipariş gelmeden 5 çeşit ufak ikramla birlikte sıcak lavaş getirirlerdi. Her masada zeytinyağı-limon olurdu. Yemekten sonra da ikram olarak antep fıstığı verirlerdi (yanlış duymadınız, mütevazi ama verimli bir restoran bunu yapabiliyordu).
Bir süre sonra fıstığı sadece isteyince getirmeye başladılar. Sonraki aşamada da ikramdan tamamen çıkardılar.
Ardından lavaşı küçülttüler ve sadece özel olarak isteyince getirmeye başladılar.
Bir sonraki yıl ikram tabağını üçe, sonra ikiye düşürdüler (lezzetsiz salatamsı küçük bir tabak ve kalitesi düşmüş bir turşu).
En son gittiğimde de masalardan yağ ve limonu da kaldırmışlardı.
Literatürde bunlara shrinkflasyon ve skimpflasyon deniyor. Türkçesi, kalitesizleşme.
(Restoranlara hiç erişemeyenler var, halinize şükredin diyebilirsiniz, haklısınız ama yazının konusu bu değil. Her alanda, her gelir düzeyindeki insanlar bir şekilde kalitesizleşmeyi yaşıyorlar.)
Enflasyon sadece alım gücünü azaltmakla kalmıyor, kaliteyi düşürüp insanları vasata mahkûm ediyor, ahlaksızlığı da besliyor. Yüksek enflasyonla yaşayıp kalkınabilen tek bir ülke bile bulamazsınız.
Bu nedenle toplum olarak ülkeyi yönetenlerden düşük enflasyonu her fırsatta talep etmeliyiz.
Hatta bana göre fiyat istikrarının sağlanması ve paranın satın alma gücünün korunmasını anayasaya koymalıyız.