Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
40 kişinin öldüğü tren kazasından sonra, ölenlere saygıdan Yunan Ulaştırma Bakanı istifa etmiş. Yunanistan'da nasıl bir yönetim şekli var aklım almıyor?İstifa etmek ne ya? Avrupalı hellallik şekli mi bu yani?Ya Kostas aramızda bir deniz var,biraz bakın karşı kıyıya da feyz alın.
Düşünsene savaş çıkıyor, cepheye savaşmaya gitmek istiyorsun. Silahı sana parayla satıyorlar. Abi ben vatanı savunacam. Valla inan maliyetine veriyoruz
ekşi sözlük kurulduğundan bu yana farklı
kesimlerin sesi olmuştur. uygulanan sansür çok
sesliliğe ve farklılıkların birlikteliğine engel olmaktadır.
#ekşisözlüksansürükalksın
◾Doğa Koleji Genel Müdürlüğü önündeyiz. Velilerin çağrısı ile Genel Müdürlük önünde bir araya gelen kitle yetkililerin hasarlı binalar ile ilgili-bir an önce- gereken adımları atması gerektiğini ifade ediyor.
◾Yaşam Hakkı!
◾Yaşamı Savunuyoruz! @tcmeb@istanbulilmem
3- Bu açıklamayı yapanların beni tanımadıklarını düşünüyorum. Zira ben belge ve sağlam bilgi olmadan bir konu hakkında konuşmam,yazmam.
Ben size tek tek raporların kapak ve sonuç sayfasını paylaşayım…7
61 avukat, deprem ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun,bakanlar,depremin yaşandığı kentlerin valileri ile belediye başkanları,GSM operatörleri, müteahhitler ve yapı denetim büroları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Setlerdeki tuvalet karavaninin duş versiyonu olmuş,harika https://t.co/o3WSYNSYB5şka bunu düşünen olmadı sanirim.
Zira depremzedeler nasil duş aliyorlar orada hic bahsedilmedi gibi.
Kahramanmaraş'ta hazırladığımız kadın ve erkek bölümlerinin her biri 50’şer kişiden toplam 100 kişi kapasiteli duş alanlarını bu hafta sonu tamamlıyoruz.
Atıl otobüslerimizden dönüştürdüğümüz mobil duş / çamaşırhane / berber merkezlerimiz de en kısa sürede hizmete başlıyor.
115 milyar 146 milyon 528 bin TL
115 milyar 146 milyon 528 bin TL
115 milyar 146 milyon 528 bin TL
115 milyar 146 milyon 528 bin TL
115 milyar 146 milyon 528 bin TL
115 milyar 146 milyon 528 bin TL
115 milyar 146 milyon 528 bin TL
#YardımParalarıNerede