MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMİYORUZ!
Bugün zeytin sökümü durdu. Her an kepçeler yeniden gelebilir. Zeytin talanının devam etmesine izin vermeyeceğiz. Bu şirketi de, yasasını da tanımıyoruz!
Biz köylüyüz. Tek geçerli yasa, bizim hakkımızdır! Dayanışmaya bekliyoruz!
#ZeytinimeDokunma
- Türkçü iktidar gelmiş
- Enflasyon %0-%8
- İstiklal mahkemeleri kurulmuş
- Azınlıklar tehcir edilmiş
- Tek bir Atatürk düşmanı kalmamış, memlekete bitmeyen bahar gelmiş.
Zafer Partisi Genel Başkan Vekili olan Ali Şehirlioğlu:
“26 Ocak’ta İzmir mitingimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz.
Bundan sonra her bir Zafer Partili birer Ümit Özdağ’dır.”
Ümit Özdağ:
• Milli yas ilan ettiğimiz kişi Çin'e gittiğinde 'Çin'in Doğu Türkistan'da yaptığı bir baskı yok' dedi.
• Selahattin Demirtaş ile karşılaştı, 'Diyarbakır'ın özgürleşmesini istiyoruz' dedi.
• AK Parti üzüntü duyuyor olabilir. Biz yas tutmuyoruz.
28 Mayıs günü sandığa gittiğimizde aslında şuna evet veya hayır diyeceğiz.
Kızlarımıza bakıp, gizlice fotoğraf ve video çekip bunları sapıkça kelimelerle kendi dilinde yayınlayanları görmek istiyor muyuz?
Eşimin, kızımın, annemin sokakta bir kaçak göçmen tarafından parmaklanmasına müsade ediyor muyum?
Daha dünün üç paralık Doğu Avrupa ülkeleri bile kendi ülkelerine vasıfsız eleman kabul etmezken biz, dünyanın insan çöplüğü müyüz?
Gazi paşa bile 2.Dünya savaşında Yahudilere zulüm ilk başlatıldığında her zulüm görüyorum diyeni değil, profesör Yahudileri Türkiye'ye getirtip onlara üniversitede kürsü vermişken biz milyonlarca insanı neye güvenerek getiriyoruz?
Rahmetli Atatürk, Türkiye'yi sadece vasıflı ve ona kültürel, bilimsel katkı sağlayacak insanlara layık görürken milyonlarca insanı bol keseden içeri almak, sizce vatana değer vermek midir?
Bu insanlar her bayramda memleketlerine giderken sizce hâlâ savaş mağduru mudurlar?
Bunların sayısı 13 milyon olduğu düşünülürken zaten tarımsal açıdan kendi kendine yeterliliğini kaybetmiş ülkemizde +13 milyonluk nüfus yükü fazlasının gıda fiyatlarına etkisini taşımak zorunda mıyız?
Şehirdeki evleri farklı odalarda kalan 3-4 kaçak aile ile yüksek fiyata kiraya veren işgüzarlar yüzünden asgarî ücretin 1,5 katına yükselmiş ortalama kiralara dayanmak zorunda mıyız?
Bu kaçak ve sığınmacı kimselerin bir süre sonra "anadilimizi konuşma hakkımız vardır,anadilde eğitim yapma hakkımız vardır, kutsaldır" deme ihtimali yok mudur?
Dilimizi konuşmaya tenezzül etmeyen, kültürümüzü benimsemeye yatkın olmayan,bizde bile gençler birbirine sopayla saldırırken kılıç çeken bu farklı insanlara bu topraklar ve medeniyet altın tabakta sunulacak kadar değersiz mi?
Türk vatandaşlığı ve Türkiye Cumhuriyeti pasaportu, evde kalmış kız mıdır ki ucuza verilsin?
O pasaportu alanlar, doğuda askerlik yapıyorlar mı? Şehit verecekler mi? Evlerine bayrak asılacak mı? Sırtlarını bir siyasi sıvazlayacak mı? Yoksa her zamanki gibi Mehmet mi düşecek toprağa? Siz buna razı mısınız? En sıradan olanınız bile askerliği binbir fedakarlıkla en azından bedelli olarak yaparken hiçbir bedel ödemeyen, bu topraklardaki hiçbir değeri bilmeyen, Yunus'u, Aşık Veysel'i, Reşat Nuri'yi, Ömer Seyfettin'i, Yahya Kemal Beyatlı'yı, Mehmet Akif'i hiç okumamış, bilmemiş birinin sizin bizim gibi Türk vatanı şuuruna sahip olabileceğini düşünüyor musunuz?
Bu şuurla kullanacağı bir oy olduğunu ve oyu ile Türklüğün faydası yönünde bir karar alacağını düşünüyor musunuz?
Kendi ülkesinden kaçmış bir topluluğun Türkiye'de işler karıştırıldığı bir gün (mazallah) burada kalıp asayişe katkıda bulunacağını sanıyor musunuz?
Sizce Türklük değersiz mi?
Büyük Ortadoğu projesi ile aslında hedefin baştan Türkiye olduğunu ve bu proje ile Türkiye'nin heterojenleştirilip parçalanması planını duydunuz mu?
Getirilenlerin geride bıraktığı Suriye'de PKK'nın her geçen gün daha da güçlendiğini,toprağında kalıp vatanını PKK'lılardan kurtarması gerekenlerin, konforlu şehirlerde çalışıp yaşayarak topraklarına tamamen alakasızlaştıklarını görmüyor musunuz?
Tüm tüketici enflasyonunu tetikleyen bu kimselerin az ürettikleri hâlde sizin, bizim vergilerimizle en az bizim kadar tüketmelerini, Türkiye'nin içerisinde en az Yunanistan nüfusu kadar bir nüfusa bakmamızın ekonomik, asayiş ve demografik sonuçlarını umursamıyor musunuz?
Şam'da emevi camiinde hâlâ namaz kılamadığımızı biliyor musunuz?
Biz Şam'a girememişken damımıza girenleri asla geri göndermeyeceğini söyleyenlere tepkiniz yok mu? Bu vatan sadece onların mı?
Evinizi bir kaçakla paylaşmaktan da öte, eşinizi, kızınızı bunlardan birinin beğenip kaçırması ihtimalini uzak görüyor musunuz?
Sizce sınır namus değil midir?
Bir ot çeşidi, bir tohum bile ABD'ye sokulmadan önce valizler didik didik edilirken, sırt çantası ile yürüyerek gelenlerin çantalarında ne otu ne maddesi ne silahların olduğunu umursamıyor musunuz?
Siz, tüm bunlara evet diyecek kadar bu ülkeyi dedelerinizden emeksiz mi devraldınız?
Teşekkürler