Uğur Bilgin, İstanbul’a ilk geldiğinde bornoz işinde nasıl battığını anlattı:
🔹 “İstanbul’a ilk geldiğimde bir arkadaşım bornoz satmamızı önerdi.”
🔹 “Bizim de dünyadan haberimiz yoktu.”
🔹 “Bir anda 1000 tane sipariş aldık.”
🔹 “Arkadaşımı arayıp ‘1000 sipariş var’ dedim.”
🔹 “Sonra işin aslını öğrendik.”
🔹 “Meğer istenen renkler değil, artan kumaşlardan bornoz yapıyorlarmış.”
🔹 “O an ‘Bu dolandırıcılık’ dedim.”
🔹 “Yeşildirek’te adamlar ürüne bakıp gramaj söylüyordu.”
🔹 “Biz 10-12 dolar fiyat veriyorduk.”
🔹 “Adamlar 1 dolara üretiyordu.”
🔹 “O gün bornoz işini tamamen bitirdik.”
🔹 “İstanbul’da çok zor zamanlar yaşadım.”
🔹 “Kadıköy’den Harem’e kadar ekmek arası lahmacun yiyerek yürürdüm.”