🟣 ‘12’nci Yargı Paketi’ne topyekûn karşıyız’
💬 "EŞİK, nafaka gerçekleri serisinde, “Kadın ve çocuklara nafaka ile ilgili yaşatılan ödememe ya da eksik ödeme gibi sorunlar bizzat ekonomik şiddetin kendisidir. Aynı şekilde yasal hakkı olan nafakayı talep eden kadınlara uygulanan sözel şiddet ve aşağılama da ağır bir psikolojik şiddet ve ayrımcılıktır."
✒️ Yadigar Aygün yazdı @kadin_isci
https://t.co/EWVwC68j3J #NafakaHaktır
Şehir hastaneleri Sağlık Bakanlığı bütçesini rehin almıştır
Şehir hastaneleri için 25 yıllık sözleşmelerle milyarlarca dolarlık yükün altına giren Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi, kamu yararı yerine şirketlere aktarılan kaynaklarla rehin alındı. Şehir hastanelerini kamunun üzerinde yük olmaktan çıkartacak bir iktidara gerek var
https://t.co/QrgAp2e0rq
Prof. Dr. Kayıhan Pala yazdı
Tarih 3 Haziran 1963'tü..
O gün Nazım Hikmet ölmüştü..
Can Yücel BBC Türkçe Radyosunda spikerdi..
Nazım'ın ölümünü dinleyicilere duyurma görevi ondaydı...
"Ben bunu okuyamam.. Ben Nazım'ın ölümünü kabul edemem" dedi..
Haberi okumadı...
O gün hiç çalışmadı..
Radyo da yayın yapamadı..
Ertesi gün görevinden istifa ederek, memlekete döndü..
*. *. *
Bakan çocuğuydu..
Cumhuriyet döneminin en önemli bakanlarından birinin hem de..
Çok bakan çoğundan farklıydı..
Çünkü hep geçim sıkıntısı çekti..
Basit yaşamayı seçti..
Malvarlığını soranlara şöyle açıkladı..
1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen..
2- Gökyüzünde bir bulut..
3- Bitlis’te beş minare..
4- Biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili..
5- Islıkla çalınabilen beş anonim türkü..
6- Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı..
7- Palandöken’de bir palan, bir döken..
8- Kastamonu’nda üç kasto..
9- Üç fay hattı..
10- Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma..
11- Dünyada mekân..
12- Ahirette iman..
13- Denizde kum..
14- Bir çuval gazoz kapağı..
15- Bir kibrit kutusu sigara izmariti..
16- Biri İngilizce, 6 adet küfür..
17- Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht..
18- Anne babadan kalma, yarısı yaşanmış bir ömür..
*. *. *
Türkçe'nin en matrak, en lafını esirgemeyen şairiydi..
Cemal Süreya, onun için “Can Yücel kadar değişik teknikler kullanmış bir başka şairimiz yoktur” derdi..
Şiirlerinde resmen ayar verirdi..
Ağır küfürler ederdi..
“Küfür ve argoyu halk kullanıyor. Yazdığımız şey, halkın nabzı ve ağzı olduğuna göre, küfür de kendiliğinden katılıyor işin içine. Aslında küfür bir özgürlük davasıdır” derdi..
Özgürlüğünü mısralara dökerdi.
“Şiirlerinde küfür etme diyorlar usûlsüz,
Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz?”
Her şiirinde kendi ifadesiyle nasıl gol atacağının peşindeydi..
O, Türk şiirinin santrforuydu..
* * *
Şairliğinin yanı sıra, Almanca, İngilizce, Latince ve Yunanca bilirdi..
Çok çeviri yaptı..
Çevirileri başına iş açtı..
12 Mart muhtırasında Mao ve Che çevirileri için içeri attılar..
1974'te genel af ile özgür kalabildi.
Toplumsal sorunları hep gündeme getirdi..
Çarpık düzene mutlaka söyleyecek sözü vardı..
"Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Türk, öğün, çalış güven! demiş a,
Şimdilerde çalışan parasız, pulsuz
Çalışıyor paralıya
Güvenen varsa, parasına güveniyor
Üstyanı öğün babam öğün!
Dövün babam, dövün!"
*. *. *
Edebiyat kadar içkiye de düşkündü..
İyi rakı içerdi..
“İçim rakı, dışım su" derdi.
Nasıl rakı içileceğini de şöyle mısralara dökerdi.
"Rakı sofrasında susulmaz arkadaş,
Hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın..
Arınacaksın gururundan, paşa gibi.
Şerefe ulan diyeceksin..
Şerefsiz Dünyaya inat şerefimize,
Kırar gibi tokuşturup kadehleri,
Gırtlağınla seviştireceksin meyleri..
Gömeceksin kendini şişelerin dibine, ölür gibi
içeceksin!..
Öleceksin arkadaş..
Oturtacaksın karşına geçmişini,
Güle güle küfür edeceksin...
Unutacaksın, unutur gibi içeceksin !
"İçiyorsan Rakıyı öve öve,
Söve söve kusacaksın ne varsa içinde.."
*. *. *
Gırtlak kanserine yakalandığında dostları artık dinlenmesini söyledi..
“Ben şairim, fil değilim.. Azrail'i bir köşeye çekilip bekleyemem. Meydanlarda ölmeliyim" dedi..
"Ömür dediğin üç gündür,
Dün geçti yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin bir gündür..
O da bugündür." der gibi..
*. *. *
27 yıl önce öldü..
Şiir söyleyerek, rakı içerek, küfür ederek..
Vasiyeti üzerine çok sevdiği Datça'da gömüldü..
"Beni kuzum Datça’ya gömün.
Geçin Ankara’yı, İstanbul’u!.
Oralar ağzına kadar dolu..
Alabildiğine pahalı..
Örneğin Zincirlikuyu’da
Bir mezar 750 milyona..
Burası nispeten ucuz..
Ortada kalma ihtimali de yok..
Hayır dua da istemez..
Dediğim gibi, beni Datça’ya gömün..
Şu deniz gören mezarlığın orda..
Gömü sanıp deşerlerse, karışmam ama!"
Anısına saygıyla....
alıntıdır
Utanmazlığın sınırı yok. Söz verip de ödemedikleri işçilerin alacakları, hakları değil. Koca koca bakanlar CEO’lar söz verdiler ilan ettiler, tutmuyorlar sözlerini. A8’lere binince itibarları olacak sanıyorlar. Satın arabaları ödeyin insanlara maaşları #MadencilerAyakta
Sözünüzü tutun!
Beypazarı çıkışında yolumuzun kesildiği yerde geceyi geçirdik.
Doruk Maden işçisi Oğuzcan Türk:
“Bugüne kadar hiçbir verdiği sözü tutmayan Sebahattin Yıldız, üç bakanlık huzurunda verilen sözleri de yerine getirmedi. Bizim artık dayanacak gücümüz kalmadı, sabrımız da kalmadı. Perşembe günü buradan Ankara’ya yürüyeceğiz. Bütün halkımızı da bize destek olmaya çağırıyoruz.”
Ses ver Türkiye!
#MadencilerAyakta
Nuriye Ortaylı'nın - @carice01 kaleminden "Annem Şefika", "büyük tarih anlatılarının dışında kalan, çoğu zaman görünmeyen insan öykülerini görünür kılıyor."
🔗: https://t.co/5I16D3v3dS
Lütfen köyüne, toprağına, doğasına sahip çıktığı için tutuklanan Esra’yı dinleyin. Paradan başka hiçbir değeri olmayanların kötülüğüne ve ona karşı duran bu pırıl pırıl gence tanık olun. Mücadelesine destek olun. Esra Işık: "Babam evini kendi elleriyle yıktı!" I Timur Soykan ile Cevap... https://t.co/ULETaKR3Ne @YouTube aracılığıyla
#HeybeliadaSanatoryumu ve arazisi sağlık içindir. Kamusal sağlık hizmetinde kalmalıdır.
Yerel yönetimleri, meslek örgütlerini, sağlık hakkı savunucularını ve tüm yurttaşları bu ortak kamusal değere sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Metnin tamamı:
https://t.co/ooZrtCS41k
7 senedir köyü,köylüleri,toprağı için mücadele eden 26 yaşında genç bir kadını Anneler Günü'nde annesinden ayrı, sürgünde ve tutuklu tutmak hangi yasada yazıyor? Esra'mızı tutsak etmeniz hangi vicdana sığıyor?
Sesimizi duyun,duyurun!
#EsraTahliyeEdilsin
Bir Cumartesi öğleden sonrayı @remzi_kitabevi ‘nde geçiren, benimle düşüncelerini, duygularını paylaşan herkese çok teşekkür ediyorum. Güzel bir #AnnelerGünü diliyorum.