@ilkerkarli Devletin yaptığı anlaşmayı , kumarbaz bir dolandırıcıyla kıyaslıyor.kafaya gel 😄 Çapulcu tayfa bile bu kumarbazı savunmuyor. İlker halen sıvama peşinde
@realomerfaruk04@SaidAmidi_1 Ehlisünnette bu konuda farklı yaklaşım yok, itikadı bellidir. Allah mekandan münezzehtir. Farklı yaklaşım dediğin vehhabi harici zihniyetinin itikadıdır. Vehhabiler de şiiler gibi artık takiyye yapmaya başladı. Bunları ehlisünnet diye kakalmaya uğraşmak beyhude.
@yunver612 Yurdagül 3 video arasında çelişki yok, ilk videoda efendi hzlerine hadsizlik henüz yapılmamıştı. 2. üstteki video terbiyesizliği yapan kişiye. 3. Video ise Genel kaide bahsediyor. İsim verip Mahmut efendi hzlerinin veliliği gaybi derseniz biri de yurdagül fetöcü olabilir der
@kitappkolikk Cübbeli Ahmet Hoca 'nın videosu var ama sölemediği söz üzerinden suçlama yapılıyor, tıpkı sifilin külli irade iftirası gibi. işöeri güçleri bitmiş, bukadar ehlibidat dururken, ehlisünnet bir alime üstelik iftira ile saldırıyorlar. Yüzü kızarması gerekenler kim acaba
@yunver612@ferdi_parmaksiz Yurdagül , Cübbeli Ahmet Hoca söylemediği söz üzerine mi reddiye yapacak. Her ne kadar Mahmud efendinin evliyalığını tartışma konusu yapıp edepsizlik ettilerse de Hoca yine onlara şefkatle yaklaşıyor. Hadi onlar çocuk, ismailağadakiler hiç mi Efendinin hatrı yok, tan hainler
@ilyascanyildiz Peygamberlerin ismet sıfatı var, evliyanın yok diye evliya tenkit edilebilir anlamı çıkmaz. İlim önce haddi bilmekle başlar.
Kim benim bir veli kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp (savaş) ilan ederim"
Hadisi Kutsi
@Muhammedhakanb Cübbeli Ahmet Hocanın sölemediği sözler üzerinden video çekeceğinize, nurettin yıldızın sölediği sözler üzerine reddiye videosu yapın. Tabi cesaretiniz varsa
@hasan061_@c_ahmethoca@ahmetyesevider Sizin konyadaki beyfendi fatihayı okuyamıyor. Elhamdürillah diyor. Para istemiyorlar gönderin bitane. Diğer kitapla da itikadını düzeltir.
Fıkıh ve tasavvuf, bir bedenin ruh ve vücudu gibidir; ancak bu bütünlüğü kavrayamayanlar, hakikat yolunda büyük bir yanılgı içerisindedirler.
İmam Mâlik Hazretleri’nin, "Kim ki fıkıh öğrenir de tasavvufa girmezse fâsık olur, kim ki tasavvufa girer de fıkıh öğrenmezse zındık olur, her ikisini cem eden ise hakikate varır" şeklindeki meşhur düsturu, bugün bu dengeyi kaybedenlerin elinde bir iftira aracına dönüşmüştür.
Ve görüyoruz ki fıkıh ile iştigal edip, tasavvuftan nasibi olmayan bazı kişiler İmâm-ı Malik Hazretleri’nin buyurduğu gibi fasıklık yapma yarışına girmişlerdir.
Şura Fıkıh Kurulu ve Şura heyeti hocalarımızdan Hüsamettin Vanlıoğlu, Fatih Kalender ve Ahmet Polat gibi ismini burada zikretsek de zikredemesek de cemaatimizin tüm kıymetli hocalarını ve cemaatimizin en kıymetli alimlerini, sadece İsmail Ağa’dan ayrıldıkları için "ilimsiz" ya da "yoldan çıkmış" gibi göstermeye çalışmak, en hafif tabiriyle ilmi bir cehalet ve ahlaki bir düşüklüktür.
Bu büyük alimlerin ilmi derinliğini ve tasavvufi vukufiyetini gölgelemeye çalışanlar, kendi zafiyetlerini örtme telaşındadır.
İlmi, sadece bir kılıf gibi kullanarak tasavvufi terbiyeyi ve zikir meclislerini terk edenler, İmam Mâlik’in işaret ettiği "fasıklaşma" tehlikesinin tam merkezindedir. Bizleri ilimsizlikle itham edenlerin, bugün tasavvufu ve manevi disiplini terk ederek dini sadece kuru bir zahiri kurallar yığınına indirdiklerini açıkça görmekteyiz. Gerçek zındıklık ve sapkınlık, tasavvufun o nezih ve kalbi terbiyesini reddedip, sadece kendi dar kalıplarını ilim zanneden o kibirli zihniyettir.
Şura Fıkıh Kurulu ve heyet hocalarımız, hem fıkhın inceliklerini hem de tasavvufun derinliğini şahsiyetlerinde birleştirmiş, ilmiyle amil nadir şahsiyetlerdir.
Onları hedef alan bu mesnetsiz karalamalar, ancak bu kişilerin irfan yoksunluğunu ve ilmi tutarsızlıklarını tesciller. Hakikat, bu kıymetli alimlerimizin yolu olan "fıkıh ve tasavvufun vahdeti" çizgisindedir; bu çizgiden sapanların ise İmam Mâlik’in uyardığı o karanlık akıbete düşmeleri kaçınılmazdır.