Sevgili arkadaşlar bu vesileyle bir duyurum olacak. Önde gelen bilim-teknoloji dergilerinden WIRED, Türkçe edisyonu ve sitesiyle ülkemizde de yayına başladı. Ben de naçizane katkılarımı sunuyorum, yazılarımı paylaşıyorum.
Burada Ebola dosyamız var. Ne yazık ki hantavirüs kadar ses getirmedi ama son derece büyük bir sağlık kriziyle karşı karşıyayız.
Hem hantavirüsün hem de Ebola'nın çok daha nadir gördüğümüz türleri arka arkaya salgına neden oldu. Bunlar dünyamızın gidişatına dair önemli alarm işaretleri ve de derin eşitsizliğin tezahürleri.
WIRED Türkiye'yi takibe alıp yazımı da okursanız dadından yinmez. Mutlu bayramlar.
Bu gönderiyi olabildiğince geniş alana duyurmakta bana destek verebilirseniz, Türkiye'de tabiatı koruma yönündeki hukuk mücadelesine önemli destek vermiş olursunuz. Minnettar olurum.
Hem X hem Instagram hesaplarımdan, Milas Akbük mevkiindeki tabiatı katleden madenlerle hukuk mücadelesi başlattığımı ve kendi adıma dava açtığımı 11 Ağustos 2025 tarihinde duyurmuştum.
Gururla ve mutlulukla bildirmek isterim ki, ÇED raporu olmadan madenlere izin veren Aydın Valiliği’nin işlemi, kendi adıma bizzat açtığım dava sonucunda iptal edilmiştir.
Orman alanlarında çevre etki değerlendirmesi yapılmadan madencilik işlemleri yürütülemez. Devlet buna himaye veremez. Hukuk, kamu menfaatini dengeleyen ve gözeten tedbirlerin alınmasını emreder. Gerekirse, bir avukat kendi kendisini ağaçlarla ve toprakla beraber müvekkil yapar; mahkemeye emanet eder.
Aydın Valiliği’nin "ÇED Gerekli Değildir" kararını iptal eden Aydın 2. İdare Mahkemesi'ne selam olsun.
Ben konuyu hukuk yoluna götürdüğümde "memlekette hukuk mu var hocam?" diyerek yılgınlık gösterenlere selam olsun. Yollar yürümekle aşınmaz. Hukukçunun elinde bir tek hukuk vardır. Ona asla sırt dönmez.
Aydın 2. İdare Mahkemesinin verdiği bu kararın, Türkiye’nin farklı illerindeki farklı valiliklerin verdiği veya verecekleri “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı iptal davalarında emsal niteliğinde kullanılabileceğini de memnuniyetle belirtmek isterim.
Bu türden durumlar karşısında dava açmak isteyen ve dayanak noktası arayanların ilgisine, detaylar aşağıdadır:
1- Akbük’te yer alan saha için yapılması planlanan “kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi” kapsamında Aydın Valiliği 23.07.2025 tarihinde ÇED Gerekli Değildir kararı vermişti. Proje sahasının ormanın, tarım alanlarının ve yerleşim yerlerinin yakınında bulunduğu, proje kapsamında hukuki gereklerin usulüne uygun şekilde yerine getirilmediği, jeolojik, sismik ve halk üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilmediği ve özetle Valiliğin işleminde kamu yararı olmadığından bahisle bu kararı yargı yoluna taşımıştım.
2- Valilik ve projenin verildiği şirket savunmalarında projenin ÇED Yönetmeliğine uygun olduğunu, gerekli kurumlardan görüş alındığını ve projenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yapılacağını öne sürmüşlerdi. Akabinde Mahkeme dosyanın esaslı incelenmesi amacıyla bir bilirkişi heyeti atamaya karar verdi. Bilirkişi heyetindeki uzmanlar ÇED gerekli değildir kararını çevre mühendisliği, biyoloji bilimi ve orman mühendisliği yönlerinden hukuka uygun bulurken maden ve jeoloji mühendisliği bakımından hukuka aykırı bulmuştu. Ayrıca bir bilirkişi “sahanın olduğu gibi korunmasında parayla ifade edilemeyen üstün kamu yararı” olduğunu vurgulamıştı.
3- Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkeme; (i) proje tanıtım dosyasındaki jeolojik ve sismik analizlerin yetersizliğini ve bölgedeki su sorununu, (ii) orman, zeytinlik, yerleşim yeri ve turizm bölgelerine olan yakınlığı dolayısıyla flora/fauna üzerindeki riskleri ve (iii) bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarımı değerlendirmiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda, proje kapsamında yürütülecek madencilik faaliyetlerinin mevsimsel dereleri ve yeraltı sularını kirletme riski, dere yataklarının yönünü değiştirme ihtimali ve kalker tozlarının deniz turizmine vereceği zararları dikkate alarak, ÇED raporu hazırlanması gerektiğine karar vermiştir.
4- Ayrıca Mahkeme, projenin sadece kazı alanı değil, pasa stok, cevher stok ve tesis alanlarının toplamı üzerinden hesaplanması gerektiğini ve bu durumda 25 hektar sınırının geçildiğini ve kırma eleme tesisi için planlanan yıllık 1.200.000 tonluk üretimin, yönetmelikteki 400.000 tonluk eşik değerin çok üzerinde olduğunu tespit etmiştir.
Sonuç olarak Mahkeme, yukarıda özetlediğim gerekçelerle, oybirliğiyle, “ÇED Gerekli Değildir” kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek Aydın Valiliği’nin davaya konu işlemini iptal etmiştir.
Yurdumuza, Aydın'a, Bozbük'e hayırlı olmasını dilerim.
Mahkemenin gerekçeli kararının tamamı şurada:
https://t.co/Lihe5N3zM1
Günaydın. İstanbul'da Gerçekten çok acil bir yuva aranıyor. Bu zavallı baranakta eriyip gidiyor. Ona sevgi dolu bir yuva bulalım lütfen. İletişim numera
0532 708 89 00
Bir kaldırım taşına bile sığdıramadıkları hayatların ahı her iki dünyada yakalarını bırakmasın .
Tüm kötülükler masumlara yapılan adaletsizlikle başlar
#MatmazelİçinAdalet
Dün gecenin ardından…
Havai fişeklerin etkisi gün ağarınca ortaya çıkıyor. Bugün bir çoğunuza denk gelecektir eminim. Etkilerini göstermek adına lütfen bizimle de paylaşın. Ve tek eğlencemiz var o da yılda bir gün abartmayın diyenlere gösterelim
📣Kastamonu'da Duvarda Çivilenerek Öldürülen Kedi İçin Adalet İstiyoruz!
Bu dilekçeyi göndererek ve dilekçe kampanyasını paylaşarak bana destek olur musun?🙏
https://t.co/hGQl7SXiFH
Sizin sözleriniz bunlar @eczozgurozel Sayın Özel! hatta genel kuruldan sonra odanızda da bu sözü gözümüzün içine baka baka verdiniz! Sonuç bu! Ankara belediye başkanınızın eserinden haberiniz var mı? Hiç mi Allah korkunuz yok? Bu nasıl vicdan? Şimdi de barınağa giden yolu kapatmış belediye başkanınız! KİMDEN NEYİ SAKLIYORSINUZ? Zamanı gelip de oy sandığı gelince, verdiğiniz sözleri tutmadığınızı hatırlamayacak mıyız sanıyorsunuz? Bu kadar mı küçümsüyorsunuz halkı, hayvanları ve YAŞAMI? AÇIKLAMA VAR MI @eczozgurozel ?
Ankara Büyükşehir Belediyesine ait Karataş Barınağı'nda çekildiği söylenen bir video sosyal medyada viral oldu. Videoda barınağın içerisinde bulunan soğuk hava deposunda onlarca poşet içerisinde köpekle ölülerinin bulunduğu, bazılarının can çekişerek poşetleri yırttığı görülüyordu.
İnfial yaratan bu video üzerine Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi üyeleri barınağa gittiler ancak içeri alınmadılar
Baro üyeleri keyfe keder değil delil toplamak için barınağa girmek istiyor.
Yeni yasa ile korkunç bir şekilde binlerce köpeğin katledilmesinin önü açıldı. Adeta bir gözü dönmüşlük söz konusu. Hayvanlar işkence edilerek öldürülüyor.
Ankara ilinde toplam barınak kapasitesi 12.675, toplanan köpek sayısı 41.341. 17 790 köpek doğal ölüm olarak kayıtlara geçmiş!
Bunu nasıl yapıyorsunuz aklım almıyor. Hiç mi bağ kurmuyorsunuz?
Yurtdışından getirip burada sokağa atmışlar muhtemelen.Yurtdışı kayıtlı çipi var ve şokta.Sokakta yaşamaya adapte olması imkansız.Eğer yuva çıkmazsa yakın zamanda ölüp gider. Çok acil yuva arıyoruz,RT eder misiniz🥹
bir belçika kurdu barınakta
enerjisini atması bol bol sevilmesi gerekiyor
istanbul’da yuva arıyor o da
kısırlaştırılmış dişi ve sağlıklı
şunun yavru olanına milyonlar harcamayın da alın bu kızı
60 küsür yaşlarında bir teyze köpeğini aşıya götürüyor aşı vurdurduktan sonra canı acımasın yorulmasın diye pazar arabasında taşıyor güneşten etkilenmesin diye üzerine çalı koyuyor . Bu ülkede milyonlarcası böyle görecekseniz bunları görün ,örnek alacaksınız bunları alın işte .
Manisa-Salihli yolu üzerinde seyir halinde olan sürücü, yol kenarındaki çöpleri toplayan gençleri görüntüledi.
- Nereden geldi aklınıza?
+ Genelde yangın çıkıyor buralarda, çoğu da camlardan çıkıyor. Biz de arkadaşımla böyle bir karar aldık. Yangınlara sebep oluyor bunlar.
Fatih Altaylı’nın gözaltına alınmasına sebep olan, “Cumhurbaşkanını tehdit ettiği” iddia edilen videonun tamamı bu videodur.
Kamuoyuna servis edilen video ise bağlamından koparılmış, kesilip biçilmiş bir şekilde dolaşıma sokulmuş.
Altaylı’nın konuşmasında Osmanlı dönemine ait tarihsel örnekler üzerinden genel bir değerlendirme yapıldığı açıkça görülüyor.
YASA TEKLİFİ GENEL KURUL’A GELİYOR!
📢 YASA TEKLİFİNİN REDDEDİLMESİ İÇİN TÜM PARTİLERDEN MİLLETVEKİLLERİNİZE ACİLEN ULAŞIN❗
Komisyondan geçen teklif tarım topraklarımızı, su varlıklarımızı, ormanlarımızı ve yaşam alanlarımızı madencilik şirketlerinin hizmetine sunuyor.
Teklif ile:
📌 Mevcut ve hızla açılacak yeni madenler sebebiyle su kullanımı artacak ve bu durum su kıtlığına neden olacak.
📌 İçme suyu ve tarımsal sulama için kullanılacak su, madenlerle paylaşılacak.
📌 Madenlerde (altın, gümüş, bakır) kullanılan kimyasallar yer altı ve yer üstü su varlıklarını hızla kirletecek.
❗Doğal ve kültürel varlıklarımız yalnızca sağlıklı bir yaşamın değil, geleceğimizin de temelidir. Onları korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.
#KanunKorumazsaMadenYaşatmaz
#ToprağımızıVermiyoruz #ZeytinimeDokunma