Netanyahu is the PM of an apartheid state that has occupied a defenseless people's lands for 60+ yrs in violation of UN resolutions.
He has the blood of Palestinians on his hands and can't cover up crimes by attacking Turkey.
Want a lesson in humanity? Read the 10 commandments.
@thhsynkrgz@ussal Ahh evet. Beğenerek ve severek takip ettiğim @ahmetyesiltepe üstadın üslubu gitti bambaşka bir yazım dili geldi. Evet çok kolaylaştırıyor işleri ancak duygu gidiyor.
İletişim Başkanlığı tüm dünyada eşi benzeri zor bulunur bir duruma imzasını atmış...
Mossad’ın dezenformasyonunu ortaya çıkarıp geri vitese takmasını sağlamış...
Bravo valla...
Bir şirkete maaşlı genel müdür atıyorsunuz. O müdür şirketin tüm kamu borçlarında şahsi sorumluluk taşıyor.
Belediye başkanı ve ekibi milyarlarlık bütçelere sahipler hiç bir kamu borcu sorumluluğu taşımıyorlar. Belediyeleri insafsızca borçlandırıyorlar hiç bir şahsi sorumluluk taşımıyorlar.
Bu sistem böyle olduğu sürece bozuk düzen…hırsızlık devam eder.
📌 Dostlar❗️❗️❗️❗️
Yazdıklarımın her kelimesini dikkatle okuyun lütfen.
Dediklerime katılıyorsanız destek verin.
Katılmıyorsanız, beni de dediklerimi de boş verin❗️
🔻🔻🔻
📌 Ramazan Hoca olayı...
Ortalığı karıştıran, 15 yaşındaki çocukları yönlendirenler kimler❓️
Amaçları ne❓️
📌 Konu başka yerlere gidiyor.
📌 Koca okulun, onca öğrencinin velinin huzuru bozuldu❗️
📌 Aslında öğretmen, veli, öğrenci milyonlarca insanımızın huzuru bozuldu.
📌 Okullarımızda "jurnal" ortamının oluşmasına sebep olundu.
📌 Sadece öğrenci beyanı ile karalanan ve haklılıkları aileleriyle nice mağduriyet yaşadıktan sonra ortaya çıkan öğretmenler var bu ülkede.
📌 Bunlara yenileri eklenebilir.
📌 Öğrencilerin "jurnalciliğe" teşvik edilmesi pekçok sıkıntıya yol açabilir.
📌 5-10 kız öğrenci gıcık kaptıkları bir hocaya "taciz" iftirası atsa neler yaşanır, bir tasavvur edin.
📌 Ya da ateist bir öğretmen dersteki bir sohbet sırasında Din'in aklına yatmayan yerleri olduğunu söylese, öğrenciler de ağzından daha fazla lâf almak için üzerine gitse ve sonra da bazı öğretmenlerin teşviki ile bine bin ekleyerek şikâyette bulunsa, neler olur❓️
📌 Bu mesele çok sıkıntılı bir mesele oldu.
Kültürel iktidar konusu da bu vesileyle gündeme geldi.
📌 MedyaMIZ'ın hâli de bu vesileyle iyice görüldü.
📌 Şunu ifade edeyim ki...
Hiç kimseden para, pul, mevki, itibar beklemeyen, talep etmeyen bir gazeteci olarak "bizim" dediğimiz medyanın bu hali beni çok üzüyor.
Bazı "eski" dostların savruluşları, kaybetme korkuları beni derinden yaralıyor.
📌 "28 Şubat sürecindeki mücadelelerimiz bunun için miydi?"
düşüncesine sürüklendiğim oluyor.
Elbette bunun için değildi ama üzülüyor insan işte.
Mücahit, müşahit, müteaahhit, her şeye müsait esprisi ete kemiğe bürünüyor maalesef.
Masa, kasa, nisa esprisi de öyle...
Genelleme yapmak istemem ama MANEVİ VATAN'ın zemini kayiyor maalesef.
Bu kayışta medyamızın da büyük etkisi var.
📌 Karşı olduğum CHP Zihniyeti'nin davasına çok daha bağlı ve çok daha cesur olduğunu görüyorum.
📌 Muhalefetteki milli görüşün temsilcisi olma iddiasındaki partiler de milletimize ümit vermiyorlar.
📌 Bizim camiadaki bitmez tükenmez "kompleks", karşı tarafa kendini beğendirme çabasının, bu ruh halinin bir türlü aşılamaması da beni üzüyor.
📌 Ramazan Hoca'yı tanımam etmem,
derste ne deyip ne demediğini de bilemem ama görüştüğüm pekçok hukukçu "Yargılama olacaksa bile tutuksuz olmalıydı❗️" diyor.
Ben, benden nefret eden bazıları da konuşmalarından dolayı içeri alındıklarında "tutuksuz yargilama"yı savundum.
📌 Bana her iki uç da kızdı.
Birileri parayı, pulu götürüyor, bin türlü fırıldak çeviriyor, ülke meseleleri için dertlenmek, uykusuz kalmak bize düşüyor.
📌 Bugün buraya yalakalık yapanlar, yarın iktidara CHP gelsin, bu kez de oraya yalakalık yaparlar....
📌 Yapmazlar mı❓️
Karakter aşınması nedir ki❓️
📌 Hayat o kadar mı uzun❓️
Geldik 60 yaşına.
Küçük hesaplarla avunsun avunan.
📌 Ben sokaklarda büyüdüm, bataklıkta büyüdüm.
Annesiz, babasız, kardeşsiz, dayısız, amcasız büyüdüm.
Bataklıktan çıktım Allah'ın izniyle.
Omurgasızlık bataklığına saplanmam Allah'ın izniyle❗️
📌 Kalemi, kelâmı bırakırım.
Aşağı Maldivler'e çekilirim.
Yine de kimsenin adamı olmam
Allah'ın izniyle❗️
📌 Mezarlıklar ve hastaneler benim tefekkür mekânlarım.
Sık sık oralara gider, bakarım:
Oralarda ne büyük adamlar yatıyor.
Ne büyük adamlar inim inim inliyor❗️
Türkçede Unutulan 4 Kelime 📖
Türkçenin en zarif, en 'vazgeçilmez' ama bir o kadar da unutulmaya yüz tutmuş 4 kelimesi. Kelime dağarcığınıza bir doz estetik katmak için kaydetmeyi unutmayın. 📚
Kimi zevzekler ‘İsrail’in İran’dan sonraki hedefi Türkiye’ diye alttan alta bir korku senaryosu paylaşıyorlar.
Bence sıkıntı yok.
Türkiye’nin hedefi İsrail olursa, ha bakın o zaman İsrail için büyük sıkıntı var!
@eerdincus@TurkTelekom benzer bir sorunu uzun süredir evde yaşıyordum. Modemim eskiydi, değiştirdim sorun çözüldü. Modemi kontrol ettirmenizi tavsiye ederim. Bir de internet servis sağlayıcılardan alınan modemlerin eski stoklar nedeniyle teknolojisinin güncel olmadığı söylenmişti. Piyasadan bakın.
İletişim Başkanlığı panelinde Türkçe konuşan Somalili Bakan Mohamed Nur, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011’deki ziyaretini anlattı:
📌"Dünyanın sırt çevirdiği dönemde Somali'ye geldi."
📌"Bu ziyaret tarihin akışını değiştiren bir irade beyanıydı. 'Düzelmez' denilen yere umut oldu."
Of of of. Aruz veznini şaha kaldırmış genç şairimiz
Muhammed Enis Özel. 😢 👏🤲
Bir şehide yazılmış mükemmel ötesi bir şiir. Defalarca dinledim, gözlerim yaşlı.
Denizlerde ve semalarda millî gücümüzle görev başındayız. 💪🇹🇷
🎯 Steadfast Dart-2026 Tatbikatı
🗓️ 14 Şubat 2026
🌊Baltık Denizi açıkları
TCG Anadolu’ya konuşlu Bayraktar TB-3 SİHA, ilk kez katıldığı bir NATO tatbikatında gemi üzerinden kalkış gerçekleştirerek deniz üzerindeki hedefi 2 adet MAM-L mühimmatı ile tam isabetle vurdu.
TB-3 SİHA, görevini başarıyla tamamlayarak emniyetle TCG Anadolu’ya iniş yaptı.
Bu başarı; Türk Deniz Kuvvetlerinin yüksek teknoloji, operasyonel kabiliyet ve caydırıcı gücünü uluslararası ortamda bir kez daha gözler önüne serdi. 🇹🇷
We are on duty at sea and in the skies with our national power. 💪🇹🇷
🎯 Steadfast Dart-2026 Exercise
🗓️ 14 February 2026
🌊 Off the coast of the Baltic Sea
The Bayraktar TB-3 UAV, deployed aboard TCG Anadolu, took off from the ship for the first time in a NATO exercise and struck a maritime target with precision using two MAM-L munitions.
The TB-3 UAV successfully completed its mission and safely returned to TCG Anadolu.
This achievement once again showcased the Turkish Naval Forces’ high technology, operational capability, and deterrent power on the international stage. 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı | #StrongerTogether | #WeAreNATO | #DeterAndDefend | #SteadfastDart26
@BaykarTech@NATO@SHAPE_NATO@NATOJFCBS@NATO_MARCOM
Keşke babanız size o muhteşem Sabancı Grubu’nun hikayesini öğretse idi!
Devletin koruma duvarları arkasında büyütülen şirketlerinizi,verilen olağanüstü teşvikleri ve bu imkanların neden sağlandığını anlatsaydı.
Devlet; sizi sermaye birikimi yapmanız,bilgi ve teknoloji transferi veya gelişimini sağlamanız,yerlileşme yapmanız,marka ve istihdam yaratmanız ve ihracat yapmanız için destekledi.
2000’li yılların başına kadar Türkiye’nin en büyük sanayi grubu oldunuz bu ülkemizin size yaptığı yatırımların karşılığı idi.Rahmetli Sakıp ve Özdemir Sabancı’nın ülkelerinden aldıklarını,geri ödeme gayretlerinin sonucuydu.
Özdemir Sabancı’nın lanet bir süikast ile öldürülmesi ve ardından Sakıp Sabancı’nın erken ölümü, ülkemiz sanayileşme tarihinin özel sektör eli ile yaratılan en önemli hikayesinin de sonu oldu.
Şimdi siz ve sizin gibiler sahip oldukları servetleri! baba malı zannettiğiniz için böyle uçuk kaçık başarı hikayeleri ile boy gösteriyorsunuz.Koskoca bir sanayi imparatorluğunu nasıl yok ettiğinizin hikayesini de anlatmak ister misiniz?
Devlet size %45 gümrük duvarları arkasında üretim ve ticaret yaptırdı.Evrensel bir gerçeklikten hareket ederek yaptı bunu.Zira bebek endüstriler ancak böyle büyürdü.Büyüyüp Dünya’ya açılır,kurumsallaşmayı ve marka yaratma süreçlerini tamamlar ve rekabete açılırlar.Tıpkı Güney Kore’nin şirketleri gibi.
Siz ne yaptınız? milletin fedakarlıkları ile oluşan sermayeyi kendi malınız sandınız! 60 yıllık sanayi birikimini satıp savıp sanayi dışı alanlarda kurduğunuz işlerin sözde başarı! hikayelerini anlatıp dolanıyosunuz!
Türkiye’nin özel sektör eli ile sanayileşme hamlesi, eğer Özdemir Sabancı kalleşçe öldürülmese idi, bugün çok farklı bir yerde olacaktı.
Özdemir ve Sakıp Sabancı kardeşleri rahmetle anarken,size ve grubun diğer üyelerine bakınca, söylenmesi gereken sözleri, azıcık ülkemizin sanayi tarihi üzerine düşünüp okuyan birileri var ise onlara bırakıyorum.
#özdemirsabancı
@alisabanci
Dün ilk kez yayınlanan "Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeselinde Hakkari'den arayan Aydın Üsteğmen'in hikayesi yer alıyor. Özdemir Bayraktar'ın nasıl bir karakter olduğunu anlamak için bu gerçek hikayeyi okumak yeterli.
2007 yılında Yarbay Melih Gülova terör örgütünün uzaktan kumandalı el yapımı bombasıyla şehit edildi. Bu olay Özdemir Bayraktar'ın moralini altüst etti. Melih Yarbay, Şırnak'ta yürütülen İHA ve helikopter çalışmalarında birçok alanda yardımcı oluyor, yakın bir çalışma arkadaşıydı.
Şehit olayının ardından terör örgütünden uzaktan kumandalı bir mayın cihazı ele geçirildi ve o dönem Şırnak'ta proje geliştiren ekimize destek talebiyle getirildi. Cihaz incelendiğinde seri imalata girmiş, şifreli, teröristler için ileri teknoloji kriptolu, TSK'nın kullandığı jammer cihazların bastıramadığı bir sistem olduğu anlaşıldı. İsmi Tol Qazi.
Selçuk Bayraktar gece gündüz bu cihazı kırmak için çalışmaya başladı. Saatler süren mesaisi sonrası cihazların şifresini kırdı. Bu cihazlar teröristlerce birçok noktaya kurulduğu için buna bir çözüm geliştirmek gerekiyordu. İHA'lar için geliştirdiğimiz otopilot sistemi ile teröristlerden ele geçirilen cihazlar entegre edilerek tüm cihazların şifrelerini gökyüzüne yollayan bir sistem geliştirdik.
Kurulan sistemle askerler hiç hareket halinde değilken mayınları kontrollü şekilde patlattılar. Eğer bunu başarmasalardı, belki oradan geçen askerler patlatılacaktı.
Ancak bu başarı beklenmedik bir şekilde sonlandırıldı.
Ortalık ayağa kalktı. Bu cihazlar bir yıl önce ele geçirilmiş, kimse bir şey yapmamış, rafta duruyormuş. Bizim ekibin bunu çözüyor olması, bazılarının bu konuda nasıl gevşek davrandığını açığa çıkaracağı için rahatsızlık yarattı. Daha sonra bu cihazlar bizden komple geri alındı. Bu bir anlamda şu demekti sahada teröristler tarafından o dönem kurulu tüm uzaktan kumandalı mayınların geliştirdiğimiz cihazlarla patlatılması yerine birilerinin açığı ortaya çıkmasın diye üstünü örtme teşebbüsüydü.
Bu olay Özdemir Bayraktar'ı derinden sarstı. Kendini çok sorguladı. Bırakma noktasına geldi.
Düşünün: Asker şehit oluyor. Askeri şehit eden teröristlerden ele geçirdiğin cihazların şifresini kırıyorsun. Onu kırdıktan sonra bunları her yere yayıp o mayınları kimse yokken patlatıp engelleme şansın var. Ve bu durduruluyor.
Bu olay Özdemir Bayraktar'ın kilometre taşlarından bir tanesiydi. Çok morali bozuldu. Bölgeden ayrıldı, İstanbul'a geri döndü, tüm umutlarını yitirmişti, havlu atma noktasına gelmişti. Melih Yarbay'ın şehit olmasına neden olan uzaktan kumandalı sistem de buydu.
Tam bu dönemde, Özdemir Bayraktar bir gün Sarıyer'deki evinin balkonunda oturmuş, İstanbul Boğazı'na doğru düşüncelere dalmıştı. Her şeyi bırakmayı, bu mücadeleden çekilmeyi düşünüyordu belki de.
Birden telefonu çaldı.
Terörün yoğun olduğu Hakkari'deki dağ karakollarının birinden Aydın Yiğit adlı bir üsteğmendi arayan. Telefonunu nasıl bulmuştu, bilinmez...
"Özdemir Bey, biz burada teröristlerle mücadele ediyoruz. İmkânlarımız da sınırlı. Kantin paralarını topladık, sizin yaptığınız uçaklardan almak istiyoruz."
O an Özdemir Bayraktar'ın içinden geçenler, belki tüm mücadelesinin özeti gibiydi: Allah Allah, biz Boğaz kenarında otururken, adam bize Hakkari'den tokat atıyor.
Bu telefon bir tokat gibi çarpmıştı Özdemir Bayraktar'a. Sahada, en zor şartlarda, teröristlerle göğüs göğüse mücadele eden bir teğmen, kantin parasını toplayarak milli İHA almak istiyordu. Bürokrasinin engellerine takılıp bırakma noktasına gelirken, asıl değişime ihtiyaç duyanlar - sahada görev yapan askerler - ona sesleniyordu.
Özdemir Bayraktar Aydın Yiğit'e dedi ki:
"Kantin parasını falan bir tarafa bırak. Siz şunu yapacaksınız: Bizi çağıracaksınız, 'gelin Mini İHA'yla bize bir sunum yapın' diyeceksiniz. Biz de geleceğiz, size Mini İHA'yla sunum yapacağız. Bize diyeceksiniz ki, 'biz bunları millileştirdik ve bunlara el koyduk.' Sonra bizi oradan sepetleyeceksiniz."
O telefon her şeyi değiştirdi. Bir dönüm noktası oldu.
TOL Qazi krizinde çıkan bürokratik duvarlar önemli değildi artık. Asıl önemli olan, Aydın Yiğit gibi askerlerin sesi, sahadan gelen ihtiyaçtı.
Ve Özdemir Bayraktar o günden sonra hiç bırakmadı.
https://t.co/w7CcncgMNA
https://t.co/5YpCKMTr1q
Soru 4. Zâhiren helâl görünen bir muamelede sonradan bir şer‘î aykırılık ortaya çıkarsa, bunun vebali işlemi yapan avama mı, yoksa o muameleyi tasarlayan ve sunan kuruma mı aittir?
Cevap:
Bir kimse niyetinde helâli gözetmiş, kendince ehil gördüğü bir kuruma uymuşsa, sonradan iç işleyişte bir hata veya şer‘î aykırılık çıkması hâlinde mesul tutulmaz.
Elbette şu denge de korunmalıdır: “Nasıl olsa caizdir” diyerek bilinçsiz bir umursamazlık gösterilmez. “Ben ehil değilim, ehline uyuyorum” demek başka bir şeydir. Bu kapsamda bir davranış sergileyen kişi şer'an mazurdur.
Son olarak, vesvese ile dini zorlaştırmamak gerekir. Nitekim Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Bu din kolaylıktır.” (Buhârî, Îman)
Bu hadis, şüphe üretmek yerine fıkhın çizdiği meşru kolaylık yolunda yürümemiz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Allah Teâlâ kazancınızı helâl, gönlünüzü mutmain eylesin. Vesselam.
FİLİSTİN'İ UNUTMADI
74 numaralı seri başı Macar Anna Bondar’ı 6-2 ve 6-4’lük setlerle 2-0 yenen 23 yaşındaki tenisçimiz Zeynep Sönmez Türkiye’nin gururu oldu. İlkleri başaran Zeynep, yarın Kazak raket Yulia Putintseva ile karşılaşacak
Zeynep Sönmez, tenisçilerin raketlerindeki titreşimi engellemek için kullandıkları aparatta "karpuz dilimi" simgesine yer vererek Filistin'deki soykırıma dikkat çekti. Filistinlilerin azim ve direnişinin simgesini temsil eden "karpuz dilimi"ni raketinde kullanan Zeynep, İsrail'in işgali ve soykırımı altındaki Filistin'e destek verdi. Daha önce de maç kıyafetine 'karpuz dilimi' rozeti takan Zeynep, zulüm altındaki Filistin halkının yanında olduğunu göstermişti.
https://t.co/65GjpNjD4C
📺 Yeni video
"ABD, Suriye'de YPG'ye ihanet mi etti?"
❗Kanalım kapatıldığı için yeni bir kanal ile değerlendirmelerime buradan devam ediyorum.
Takip edip, abone olup, yayılmasına destek olursanız çok sevinirim
https://t.co/rax8HN56gx