Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Düşünce ve Hareket Kulübünün düzenlediği Yargı Simülasyonu programı çerçevesinde öğrencilerle hasbihal ettik.
@CavitTatli@NMentes98100@Dicle_duhak
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi sahipliğinde, 20 den fazla Üniversiteden 120 Öğrencinin gerceklestirecegi Düşünce ve Hareket Kulübü DÜHAK Yargı Simülasyonu programı
İçin Anayasa Mahkemesi Üyesi Sayin Selahattin Menteş Beyle birlikte Diyarbakır'a geldik. Program için TBMM önceki Başkan��miz Sn Prof Dr Mustafa Şentop, Yargıtay Üyesi Sn Ömer Faruk Aydıner ve Avukat Meslaktaslar Sn Rıza Yorulmaz, Cavit Tatlı ve Hocalarımız ile buluştuk.
https://t.co/azjCXlISRD
İNCELİKLER MEVSİMİ
Yeni kitap, okuyucunun ve dostların huzurunda. Hayırlı olsun mesajlarınıza şimdiden teşekkür ederim.
@izyayincilik#İnceliklerMevsimi
4-7 Mart tarihleri arasında Tunus’taydım. Gördüm ki halk mevcut durumdan hoşnut değil! Ekonomik sorunlar hala öncelikli sorun olarak görülüyor. Devrik lider olsa daha iyi olurdu diyenlerle karşılaştım. Sn. Gannuşi 3 yıldır cezaevindeymiş. Sanırım bahar yazan çıkartmamış Tunus’u.
Tunus’ta Muhammet Buazizi isimli bir seyyar satıcının 17 Aralık 2010 günü kendini yakmasıyla başlayan “Arap Baharı”nın bugün 15. yılı.
Kışın habercisi olan bir sonbahar mı? Yoksa yazın habercisi ilk bahar mı?
15 yılın sonrasında herkes kendi cevabını verebilir.
Tunus’ta Muhammet Buazizi isimli bir seyyar satıcının 17 Aralık 2010 günü kendini yakmasıyla başlayan “Arap Baharı”nın bugün 15. yılı.
Kışın habercisi olan bir sonbahar mı? Yoksa yazın habercisi ilk bahar mı?
15 yılın sonrasında herkes kendi cevabını verebilir.
Cihannüma Dergisi’nin yeni sayısı "Bilgi – İrade – Düzen" başlığıyla çıktı!
Krizlerin ve arayışların çağında, bilgiyi, iradeyi ve düzeni yeniden düşünmeye davet ediyoruz. İstanbul Forum özel dosyası ve zengin içeriğiyle yeni sayımızı ilginize sunuyoruz.
Link üzerinden ulaşabilirsiniz.
https://t.co/zvgpcpmpvK
ALISHER HOCANIN SINIRDIŞI SÜRECİNE İLİŞKİN HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE AÇIKLAMADIR
Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Alisher hocanın kamu düzeni ve güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle hakkında sınır dışı kararı verildiği belirtilmiştir. Ancak, bu iddianın gerek Türkiye Cumhuriyeti yetkili kurumlarınca gerekse uluslararası kamuoyu tarafından hukuki ve somut bir temele dayanmadığı açıktır. Sayın hocanın ne Türkiye’de, ne Özbekistan’da ne de başka bir ülkede kamu düzeni veya güvenliğini bozacak herhangi bir eylemi veya hakkında kesinleşmiş bir suç isnadı bulunmamaktadır. Açıkça bilinmektedir ki, bu süreç yalnızca Özbekistan makamlarının ilettiği istihbari nitelikteki ve yargısal bir karşılığı bulunmayan bilgilerin etkisiyle başlatılmıştır. Bu bağlamda, ilgili sınır dışı kararının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. ve 55. maddelerinde belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirildiğine ilişkin herhangi bir emare bulunmamaktadır. Bu konuda yapılan başvurularımıza verilen olumsuz cevaplar, hukuki denetim sürecinin işletilmediğini ortaya koymaktadır.
Alisher hoca, daha önce 28.12.2023 tarihinde Özbekistan’dan gelen ve daha sonra hakkında takipsizlik kararı verilen bir suç isnadı gerekçesiyle de evinden alınmıştı. Aynı gün İstanbul İl Göç İdaresi tarafından hakkında sınır dışı ve idari gözetim kararı verilmiş; 31.12.2023 tarihinde sınır dışı kararına karşı dava açılarak idareye sunulmuştur. Yaklaşık iki ay boyunca Geri Gönderme Merkezi’nde tutulduktan sonra, İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararla serbest bırakılmıştır.
Serbest bırakıldığı tarihten itibaren her Pazartesi günü Kumkapı Koordinasyon Merkezi’ne giderek imza yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmiştir. Bu süreçte, tarafımızca yür��tülen sınır dışı davasında İstanbul 15. İdare Mahkemesi tarafından söz konusu sınır dışı işlemi İPTAL edilmiştir. Göç İdaresi Başkanlığı açıklamasında yer alan ret kararına ilişkin herhangi bir tebliğ veya bilgilendirme yapılmadığı gibi, bu karara tarafımızca da erişilememiştir. İlgili mahkeme kararı ekte sunulmaktadır.
Eğer gerçekten kesinleşmiş bir sınır dışı kararı mevcut olsaydı, Sayın hocanın haftalık imza yükümlülüğü sırasında alıkonulması gerekirdi. Ancak bu gerçekleşmemiştir. Bunun yerine, 8 Mayıs 2025 tarihinde evine yapılan operasyonla gözaltına alınmış; ailesi ve avukatlarına haber verilmeden, ilaç ve kişisel ihtiyaçlarının karşılanmasına dahi izin verilmeden, meçhul bir yere sevk edilmiştir. Aradan geçen 8 güne rağmen ailesi ve avukatları kendisine ulaşamamaktadır. Bu durum, hukuka ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Kendisinin Özbekistan’da hayatını kaybettiğine dair iddialar kamuoyunda dolaşmaktadır ve bu endişe giderek büyümektedir.
YENİ YAYIN
Batı Dışı Dünya adlı kitabım @KadimYayin'larından çıktı.
Uzun yılların ürünü olan bu kitap hala üzerinde çokça çalışılması gereken bir metin olup son sözü söylemesi için takdiri okuyucunun kendisine bırakıyorum.
https://t.co/FZgvjBFfaZ
Bekir Develi Abi Boykot Mevzusunu
Çok Güzel Özetlemiş Sonuna Kadar
Dinleyip - Paylaşalım ⚠️
Mobil Uygulamamızı İndirip Boykotu
Hep Beraber Farklı Bir Seviyeye
Geçirelim. ⤵️
https://t.co/mQDcsTuIDq
Emniyet Genel Müd., bu mübarek ayda ülkemize sığınmış muhacirlerin evlerine sahur vakti operasyonları düzenliyor, soruşturma dosyalarında hiçbir somut suçlama yok, zalim ülkelerinin kötü niyetli şahitlikleri ile kirletilen masum erkek, kadın, çocuk ve yaşlılar. @TC_icisleri