Çankaya bir ilçe değil Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbidir.
Çankaya’ya hukuksuz operasyonlar, kirli oyunlar, yalan ve iftiralar leke süremez.
Bu lekeyi sürmeye kalkışanlar yanıtlarını Çankayalılardan alır.
Soruşturma kapmasında gözaltına alınan belediye çalışanlarımızın, bürokratlarımızın durumunu yakından takip ediyoruz.
Hüseyin Can Güner başkanımızın yanındayız.
Ne takip etmesi ?
İşin hukuki boyutu elbette yargının konusudur!
Ancak burası Çankaya Çankaya
Alooo!
İşin siyasi boyutunda mahkeme kararı ile gelmiş ekip olarak kurumsal yapının desteği telefonla takip ediyoruz değildir heralde!
Üs kuracaksınız üs!
Çankaya burası kendinize gelin!
Kurumsal kimliği düzgün kullanın
Az önce mutlak butlancıların sözcüsü, Trabzon İl Başkanımızın ve Ortahisar İlçe Başkanımızın görevden alındığını açıkladı.
Biz bu kararı tanımıyoruz. Bizim Trabzon İl Başkanımız Mustafa Bak, Ortahisar İlçe Başkanımız da Haluk Batmaz’dır. Trabzon, Ekrem İmamoğlu’nun memleketidir, buranın iradesi bellidir.
“Kemal Bey bağış paraları ne oldu, açıkla!”
Fatih Altaylı, cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde milyonlarca lira bağış toplayan ve banka hesabına aktarılan Kılıçdaroğlu’na bu paraların akibetini sordu:
“Şimdi kamuoyu bir başka paranın akıbetini sormak istiyor.
Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı sırasında toplanan “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Bağış Kampanyası”nda toplanan paranın akıbetini.
Biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında adaylar bağış toplayabiliyorlar.
Muharrem İnce adayken farklı bankalarda açtığı hesaplarda bağış topladı.
İnce son derece şeffaf biçimde 143 bin vatandaştan 25,9 milyon TL bağış topladığını açıkladı.
Bu o günkü kurla 4 milyon 700 bin dolar ediyordu. (Ali Tarakçı’nın araştırması)
Kemal Kılıçdaroğlu da bağış kampanyası yaptı.
İş Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ta açtığı hesaplarda bağış topladı.
Ancak Fizik Öğretmeni Muharrem İnce’nin aksine, maliye müfettişi Kemal Kılıçdaroğlu bu bağışların ne kadar olduğunu, nereye nasıl harcandığını, tamamının harcanıp harcanmadığını hiç ama hiç açıklamadı.
Muharrem İnce 4,7 milyon topladı ise Kılıçdaroğlu büyük ihtimalle bunun birkaç katı bağış toplamış olmalı. Ama biz bunu öğrenemedik.
Her yerde arınmadan, temizlikten bahseden Kayyum Kemal Bey, bu halkın Cumhurbaşkanı seçilmesi için ona yaptığı bağışları hiç ama hiç açıklamadı.
Hesabını vermedi.
Büyük ihtimalle “tıpış tıpış” mantığı ile “Bana bağışladınız, size mi hesap vereceğim?” diye düşündü.
Tıpkı benim iki yıldır sorduğum, “Kemal Bey bunca ofis, bunca çalışan, bunca lüks araç, bunca masrafın finans kaynağı ne?
Emekli maaşınızla mı karşılıyorsunuz, birileri destek oluyorsa kim ve ne için destek oluyor?” sorularıma yanıt vermediği gibi.
Ve kim bilir belki de Kayyum Kemal Bey o bağışlarla gelen parayı cumhurbaşkanı seçilmek için değil, CHP’nin başına yeniden geçme yolunda kullanmayı tercih etti.
Ben yine de soruyorum, arınmadan bahseden Kayyum’a.
“Bağış paraları ne oldu? Açıklayın.”
‼️Eski ve Yeni İddianame Arasında Dikkat Çeken Fark…
Eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile 7 şüpheli hakkında, “nitelikli cinsel saldırı” ve “suç örgütü kurma” suçlamalarıyla hazırlanan yeni iddianame, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Öte yandan, daha önce mahkeme tarafından iade edilen iddianamede Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Basın Müşaviri Furkan Torlak’ın ismine 8 kez yer verilirken, kabul edilen yeni iddianamede Torlak’ın adına yer verilmediği görüldü.
📍Eşinin sesini duyurmak için adeta tüm cihana haykıran vefalı eş Dilek İmamoğlu’nun kısılan sesini duyuralım:
“— Ekrem İmaloğlu’nun belirli bir süre içinde savunmasını bitirmesi istendi. İmamoğlu da bu sürede savunmamı yetiştiremem dedi.
— Ekrem İmamoğlu'nun savunması kısıtlanmak istendi! Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!
— Altını çizerek söylüyorum, Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!..”
Lütfen görüp geçmeyelim, ulaşabildiğimiz her yere bu sesi ulaştıralım.
CHP İstanbul İl binasına gece yarısı zorla girip,İmamoğlu afişini indirerek ne yaptınız?
Savaş mı kazandınız?
Erdoğan’ın,Ekrem Ağrılarına deva mı olacaksınız?
Kendi dava arkadaşlarınıza,böylesine büyük bir kini nasıl edindiniz?
Sizinle yan yana durmak haramdır.
LİDER @eczozgurozel
33 yıldır emek verdiğim, duvarlarında 6 Ok asılı evlerde doğup büyüdüğüm; seçmen-parti ilişkisinden çok daha güçlü bağlarla bağlandığım, baraj altında olduğu günlerde dahi kapısını açıp bayrağını gururla astığım partime, 103 yıllık çınarımıza ve bu zorlu süreçte desteğiyle beni zindanda dimdik ayakta tutan Cumhuriyet Halk Partisi aileme yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.
Savunma vermem nedeniyle hadsizce saldıran, pamuklara sarılı büyümüş ve düne kadar partinin önünden dahi geçmemiş dar bir çevreye en güzel cevabı; İnan Güney’in gençliğini, ilçe başkanlığını, 33 yıllık emeğini ve mücadelesini bilen gerçek parti emekçileri vermiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi aileme hizmet etmek, 103 yıllık çınarımızın bayrağını daha da yukarılara taşımak, bu yangın yerinde benim için hem bir görev hem de bir vefa borcudur.
Sayın Yılmaz Özdil!
Bu kadar kötülüğü neden tercih ediyorsunuz, gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Bu öfkenin ve kişisel kininizin kaynağı nedir, çözebilmiş değilim.
O görüşmede dört kişiydik. Size açıkça, gazetecilerle ticari ilişki kurulmasını doğru bulmadığımı, sosyal medya üzerinden yürütülen kirli ilişki ağlarını benimsemediğimizi söyledim. Ayrıca şahsınızla ilgili kişisel hiçbir sorunumuz olmadığını da özellikle ifade ettim.
Eğer hakkımızda bir önyargınız ya da yanlış bildiğiniz bir husus varsa, bunu yüz yüze konuşup açıklığa kavuşturmak amacıyla geldiğimi de anlattım. Ne var ki, iyi niyetle gerçekleştirdiğim o ziyaretten bile kötülük üretmeyi başardınız.
“Kiralık gazeteci” gibi ifadeler kullanmanız, gerçeği arama niyetinde olmadığınızı; iftira ve algıyı tercih ettiğinizi açıkça ortaya koyuyor. Sözleri bağlamından koparıp kişisel husumetinize malzeme yapmak, haklı olduğunuzu değil, çaresizliğinizi gösterir.
Size tavsiyem; sözlerinizi zehirli ithamlardan ve kişisel hırslarınızdan arındırmanızdır. Sizi, etrafınıza saçtığınız kötülükle, hakikatten uzaklaştıran öfkenizle ve kendi sözlerinizin vicdani yüküyle baş başa bırakıyorum.
@Yilmaz_Ozdill