1666 yılında dört gün süren ve tüm Londra’yı kasıp kavuran ‘Büyük Londra Yangını’ndan sonra getirilen bir kural ile bacaların çapı en fazla 45 cm olacak şekilde ufaltılmış ve periyodik temizlik zorunluluğu getirilmişti. Daraltılan bacalara girmek için gereken cüsse elbette bir tek çocuklarda vardı. Altı, hatta bazen dört yaşındaki çocuklar baca ustaları tarafından satın alınır ya da kimsesiz olanları bedavaya köle yapılırdı..
Bacaya girmekten korkan çocuklar, yukarı tırmanmaya zorlanmak için ayaklarının altına ateş tutulması veya iğne batırılması gibi işkencelere maruz kalırdı..
Çocuklar sürekli is soludukları için akciğer hastalıklarına yakalanır, dar alanlarda tırmanmaktan dizleri ve dirsekleri kalıcı olarak hasar görürdü..
Baca Temizleyicisi Kanseri olarak bilinen hastalık, tarihte işkoluyla doğrudan bağlantılı olduğu kanıtlanan ilk kanser türüdür. İs içindeki kimyasalların sürekli cilde teması sonucu ortaya çıkan bu hastalık, binlerce çocuğun çok genç yaşta hayatını kaybetmesine neden oldu..
Fotoğraf ise Almanya'dan, 1929-1930 civarı..
@balllitereyag İşte farkımız bu sizin her üç kelimenizden biri küfür. Küfür ederek cevap verdiğinizi sanıyorsunuz. Sizler zaten ülkenin kölesi olmuşsunuz, ortada aval aval dolaşıyorsunuz. Sorun ailede sizi böyle büyütüyorlar sonra biz uğraşıyoruz milliyetçi itler sizi
@balllitereyag Terörist işareti dediğin barış işareti ayrıca size göre saldırı. Polisin kaç kişiyi öldürdüğünü bilmeyip gelip polisi savunma bir de bilip hâlâ savunuyorsan o da senin alçaklığın.
İlkokulsa yazmayı öğrenmen lazım bakıyorum ki hâlâ faşistçe yazıyorsun hocan kim senin Tayyip mi?
@balllitereyag Gezi direnişine terörizm demeyip Berkin'e diyorsun. Polise karşı direndiği için mi ya da sizin boş klavye sözleriniz yerine sokaklarda olduğu için mi?
Benim yazılarıma laf ediyorsun ama sen tam bir faşistçe yazıyorsun. Kaçıncı sınıfsın daha 1 mi 2 mi?
@mkacibirisi Yıl olmuş 2026 hâlâ aynı kapasite. Bildiğiniz şeyler tek bu. Gezinin daha ne olduğunu tam bilmeyenler gelip küfür eder. Önce bir araştırmanı öneririm.
Berkin Elvan, 5 Ocak 1999’da İstanbul’da doğdu. Henüz 14 yaşındayken, Gezi Parkı protestoları sırasında evinin bulunduğu Okmeydanı’nda polis tarafından atılan gaz fişeğiyle başından vuruldu. 269 gün komada kaldıktan sonra, 11 Mart 2014’te ölümsüzleşti.
Berkin’in ölümünün ardından ailesi yıllarca adalet aradı. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından annesi Gülsüm Elvan miting meydanlarında hedef gösterildi ve aile hakkında çeşitli davalar açıldı. Berkin’i vuran polis Fatih Dalgalı ise yıllar boyunca tutuklanmadı, gözaltına alınmadı ve görevine devam etti. Aile, adalet arayışı sürecinde yoğun baskılarla karşı karşıya kaldı; davanın avukatı Can Atalay hapse atıldı, annesi ve babası da Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla ceza aldı. Tüm baskı ve yıldırma girişimlerine rağmen Elvan ailesi, adalet talebinden vazgeçmedi.
Berkin’in ailesi ve Türkiye’nin devrimcileri hâlâ Berkin’in katillerinden hesap sormak için meydanları doldurmaya devam ediyor.
Ali İsmail Korkmaz|
Ali İsmail Korkmaz, Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü 1. sınıf öğrencisiydi. Henüz 19 yaşındaydı. Gezi Direnişi’ne destek için Eskişehir’de düzenlenen eylemlere katılmıştı.
3 Haziran 2013’te polisin müdahalesi sırasında girdiği bir ara sokakta polisler ve bazı esnaf tarafından darbedildi. Ardından gittiği hastanede ise tedavi edilmek yerine önce ifade vermesi istendi ve doktor tedavisini reddetti. Polisin, esnafların ve doktor eliyle katledilen Ali İsmail 38 gün boyunca komada kalmış 10 Temmuz günü ise ölümsüzleşmişti. Günler sonra yaşamını yitiren Ali İsmail’in davasında, “ödül gibi cezalar” verildi; dava süreci de takip edilmesini zorlaştıracak şekilde farklı şehirlere taşındı. Ali İsmail’in tedavisini reddeden doktor ise doktorluğa devam etti.
Bugün Ali İsmail’in adı üniversitelerde öğrencilerin sloganlarında, duvarlardaki silüetlerinde yaşamaya devam ediyor.
Mehmet Ayvalıtaş|
Mehmet Ayvalıtaş 1 May��s Mahallesinde büyümüş 19 yaşında bir işçiydi. Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) üyesiydi. AKP iktidarının saldırılarına karşı direnişi büyütmek adına Gezi Direnişinde yer aldı.
2 Haziran 2013 Günü Gezi Direnişine destek kapsamında 1 Mayıs Mahallesinden TEM Otoyoluna düzenlenen yürüyüşün ardından eylemciler tarafından yol kapatılırken Mehmet Görkem Demirbaş’ın aracını kitleye sürmesiyle ölümsüzleşti. Gezi Direnişinin ilk şehidi oldu.
Katilleri basit bir “trafik kazasından” yargılandı. Katledilmesinin ardından yargılama sürecinde katilleri kolluk kuvvetleri tarafından “bulunamadı”, savcı ve hakim haklarında tutuklama kararı çıkarmaya tenezzül dahi etmedi. Katledilişinin MOBESE görüntüleri “kaybedildi”, ancak o görüntüler medya tarafından bulunabildi. Ailesi duruşma sürecinde kolluk kuvvetleri tarafından darp edildi, duruşmaya destek için gelenlere biber gazı ve TOMA ile müdahale edildi. Ölümsüzleşmesinden 6 yıl sonra ise hakim, katilleri için beraat kararı verdi.