Bazen hayatın belli yerlerde durması gerektiğini düşünüyorum mesela bu filmde keşke hayat gece 12 sularında dursaydı. Bir saniye ilerlemeseydi mevcut hâlleri neyse öyle kalsalardı. ‘’Ne bahtiyarlık’’ derdik.
Dünya üzerinde kötü birini görüyoruz daha kötüsü yoktur diyoruz ve anında bir Yahudi bu söylemi bozuyor. Yenidoğan çetesinin bebekleri öldürürken arkada şaka yapmaları gibi hiçbir pişmanlık yok. Hepsi aynı bokun çeşitleri dünyadan silinmeliler
Kendinizi kötü hissetmemeniz için insanların size işe yarıyormuşsunuz gibi davranması nasıl zorunuza gitmiyor hayret ediyorum. Bir iş yaptığın yok, bir yeterliliğin de yok sadece boş boş konuşmak ve orada durmakla bir önem arz ettiğini düşünüyorsun. Halbuki acınası ve zavallısın.
Öyle bir kıskanıyorlar ki babam vefat ettiğinde o acılı halimizde, hasetler geldi ve şöyle demişti: dört dörtlük gibi hayatınız vardı, Allah işte bir yerden sille vuracaktı ki vurdu, gördünüz mü?
Yıllar geçti ama bu cümle hala kulağımda yankılanıyor.
Fatmanur ve Hifa İkra'nın bazı erkek akrabalarının toplanıp “bu bizim cenazemiz” demesi... yeğeniniz cinsel istismara uğrarken, mahkeme önünde “beni öldürecekler" derken, 3 yaşındaki çocuk istismar travmasıyla bezini bile çıkaramayıp hastaneye yatırılmışken NEREDEYDİNİZ?