Can dostlarımızın sıcak birer yuvaya kavuşması için; hayvanseverlerin ve destekçilerimizin gücüyle harika bir buluşmaya imza atıyoruz.
Veteriner İşleri Müdürlüğümüz bünyesinde düzenlediğimiz Köpek Sahiplendirme Festivali’nde, hem farkındalığı büyütüyor hem de can dostlarımızla sizleri bir araya getiriyoruz.
Bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesinde bizlerle el ele veren, sokaktaki canlarımıza umut olan destekçilerimize yürekten teşekkür ediyor; keyif dolu iki gün geçirmek için hayvansever vatandaşlarımızı ve tüm Büyükçekmece ailemizi festivalimize bekliyoruz. 🎉🎈
🎈 2 Gün Boyunca Sizi Neler Bekliyor?
🐶 Sahiplendirme Alanları: Yeni yol arkadaşınızla tanışma fırsatı.
🏆 Patilerin Sahnesi: Köpek Güzellik ve En Komik Fotoğraf Yarışmaları.
🎨 Çocuk Atölyeleri: Minik hayvanseverler için el sanatları ve eğlence.
🐕 Aktivite Parkurları: Can dostlarımızın enerjilerini atabileceği özel alanlar.
👩⚕️ Uzman Söyleşileri: Veteriner hekimlerimizden bakım ve sağlık tüyoları.
🎵 Festival Coşkusu: Konserler, dans gösterileri ve sürpriz hediyeler.
📝 Yarışma Başvuruları Devam Ediyor!
Dostunuzun yeteneğine ya da neşesine güveniyorsanız sahne sırası onlarda! Görselde yer alan QR kodu okutarak yarışma için kayıt oluşturabilirsiniz 📲
🗓️ 27-28 Haziran 2026
🕒 15.00 – 21.00
📍 Mimaroba Büyük Atatürk Parkı – Sanat Sokağı Girişi
6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 ay geçmişti, genel seçim yapıldı,Kahramanmaraş’ta seçim kutlaması ve konvoy yapılmıştı ,o günlerde bu durumu eleştiren muhalif gönderiler beğendim diye Kahramanmaraş’ta yerel bir gazeteci beni “terörist “ ilan etmişti; hem de evlatlarımı kaybettiğim enkaza gidip orada yayın yaparak ; “Bakın Nurgül Annemiz neleri beğenmiş “diyerek. O dönemler muhalif gönderileri beğendiğim için ben “Apocu” olmuştum,”terörist” olmuştum. O gün bana iftira atanlar ve linç ettirmeye çalışanlar ,bugün “Sayın Öcalan” söylemine hiç laf etmiyor hatta alkış tutuyorlar, o gün muhalif aday Kılıçdaroğluna “terörist” diyenler bugün onu haklı bulup destekliyor.
O günlerden bugünlere siyasi olarak çok şey değişti fakat benim adalet mücadelem hiç değişmedi .Sırf adalet aradığımız için bizleri siyasi bir tarafa koymaya ve linç etmeye çalıştılar ama bizim derdimiz sadece “adaletti”.
Elbette herkesin siyasi bir görüşü vardır ,bu anayasal haktır ama seçim çalışmalarının yapıldığı o günlerde ben evlatlarımı kaybettiğim enkazda delil arıyordum, siyaset en son düşüneceğim şeydi.
X’e girip ülke gündemini okuyunca bunları sizinle paylaşmak istedim. Nelerle mücadele ettik ve hala ediyoruz .
Sansürlenen “Vize imparatorluğu” araştırma dosyası yayınlanmaya başlamadan önce yönelttiğimiz sorulara yanıt vermek yerine, cevap hakkını kendisi için “güvenli” bir mecrada kullanmayı tercih etmiş. Herkes kime konuşacağını seçmekte elbette özgür ancak bu tercih, şeffaf olmaktan uzak olduğunu gösteriyor.
bu köpeği geçen sene 700 km yol gidip Bodrum’da bir aileye sahiplendirmiştim.
evlerinde 1 gece bile tutmayıp bir play station salonuna vermişlerdi bağlı tutuluyordı kapıda. geceleri de balkonda bakılacaktı
geri aldım elbette kavga dövüş. alırken de adam dedi ki bana ‘bu köpeğe olabilecek en iyi yuva burası, daha iyisi çıkmaz ‘ dedi
neye göre dedi bilmiyorum ancak Tommy kocaman havuzlu bir villada yaşıyor.
olabilecek en iyi yuva o köhne dükkan değilmiş yani
layık gördüğünüz yerlerde siz yaşayın bakalım
bir de dip not: çipini üzerime yapmasam vermezlerdi.
sahiplendirmelerde çipini bir süre üzerinizde tutmanız çok faydalı olur
son olarak Tommy’e cenneti yaşatan Demet Hanım ve eşine çok çok çokkkkk sevgiler❤️🧿
genel başkanın elleriyle rozet taktığı şu adamın kullandığı dile bakın. bu aşağılık ve ırkçı dilden rahatsız olan chp'liye de akp'li diyebilecek kadar basiretsiz. nasıl bir gaz verildiyse öz güven arşta. ne akp'lilerin onunla dalga geçtiğinin, sevinçten zil takıp oynadığının, ne de kendisinin cinsiyetçi bir faşist olduğunun farkında. kendi ayağına sıkıyor chp yönetimi. seçeneksizlikten dolayı seçmenin her türlü rezilliğe, hakarete katlanabileceğini düşünüyor. bir adım ileri, iki adım geri atılıyor sürekli. ırkçı ithalinin sakarlıktan kaynaklandığını, bir strateji olmadığını umsam da bu benim düz salaklığım. yazık ki ne yazık.
Olayın kötülüğünü, vehametini şöyle anlatayım:
Valinin oğlu t*cavüz etmiş, öldürmüş;
Valinin koruması da gömmüş.
Alenin yaşadığı acı tarifsiz.
Sim kartı, emekli bilişimci “polise” verip şifreyi kırdırmışlar. Mesajları da silmişler.
Sonra?
Askeri, dalgıçları, ambulansı, personeli…
devletin imkanlarını kendi pisliklerini örtmek için kul-lan-mış-lar.
Dönemin Jandarma Komutanı, Başsavcısı, İl Sağlık Müdürü hepsi hesap vermeli. Periferde çalışan herkes bilir ki, vali hepsini etkiler.
Devletin, senin, benim, yetimin, emeklinin emeğini, vergisini, kendi pisliklerini örtmek için kullanmışlar!!
This heartbreaking handwritten note left on a ballot in today's Hungarian election, the remnants of sixteen consecutive years of Viktor Orban's regime.
"I cast this vote in memory of my parents, who died with fear and hatred in their hearts."
💔🕯️🕊️
📷 From László Ágoston
@JohnCarreyrou Ever since the Theranos saga, I had a feeling that it will either be you or someone you work with that will clear the mystery. Well done sir. 👏
Gözaltına alınan muhabirimiz İsmail Arı'dan kamuoyuna mesaj:
"Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni tweetler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir! Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler..."
https://t.co/sguqE5IowK