Aydın Ayaydın Erdoğan’ın diploması var diyen derslerine girdiğini söyleyen kişi.
Erişah Arıcan’ın dayısı.
Bu fon krizine sebep olan bürokratların merkezinde Erişah Arıcan var.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasını değil Ömer Gönül’ün neden tutuklanmadığını konuşmak gerek.
Böylece diğer Fatma Betül Sayan Kaya’ların kim olduklarını ve bürokrasideki diğer Ömer Gönül’leri, görevden almaları Saray bürokrasisinden kimin engellediğini, o engeli çıkaranın fon soygunundan ne kadar vurgun yaptığını ve diğer suç ortaklarını da öğrenebilir ve hesap sorabiliriz.
Adil Karaismailoğlu’cuğum, Ömer Fatih Sayan’ı EPDK’ya transfer ettirerek kurtarmaya çalıştığın konuya gelelim.
Arkadaşlar, bu keltoş Adil’le Ömer Fatih Sayan’ın HGS’de bulaştıkları yolsuzluk yetmezmiş gibi, “Biraz da elektrikli arabalardan kesemizi dolduralım” dediler. Öyle bir sistem kurdular ki şeytan bile Yüce Allah’a dönüp “Bak, bu benim fikrim değil. Bu ikisinin oyunu” dedi.
Elektrikli arabası olan herkesin telefonunda 10–15 tane şarj uygulaması var. Hangi şarj istasyonunu kullanıyorsanız o istasyonun mobil uygulamasındaki ödeme yöntemiyle ödeme yapmak zorundasınız. Peki, ödemeler neden tek bir uygulamada toplanmadı? Çünkü bu rant bozulur, gelirler düşerdi. (Dikkat edin, şarj noktalarından söz etmiyorum. Ödemenin nasıl yapıldığından bahsediyorum.)
Rant neydi? Ömer Fatih Sayan ve Adil Karaismailoğlu’nun çöktüğü ödeme kuruluşları. Bunlar o kadar şeytan insanlar ki akıllarına her şarj istasyonu işletmecisinden rant sağlama fikri geldi.
Şarj istasyonu işletmecisi başvurusunu yapar. Bütün şartları karşıladığı hâlde bir türlü onay gelmez. Yollarda sık sık görürsünüz. Yeni bir markanın şarj istasyonu kurulmuştur ama istasyon bir türlü faaliyete geçmez. İşte sebebi tam da şimdi anlatacağım şey.,
İntetra’yı anlatırken söylediğim gibi, başvurudan sonra denemeler yapılır, her şey tamamdır ama onay bir türlü gelmez. Ne hikmetse bir avukat, şarj istasyonu işletmek için başvuran şirketi ziyarete gider. Bazen de şirket yetkilileri daha EPDK’dayken “Bakın, EPDK süreçlerini çok iyi bilen bir ticaret avukatı var” denilerek aynı avukata yönlendirilir.
,
Avukat şirketle görüşür, iki taraf arasında anlaşma yapılır. Sonra o avukat rüşvet için devreye girer ve parayı alır. Ardından şarj istasyonu için beklenen onay gelir.
Şirket parayı verdi. Peki, kurtulur mu? Kurtulamaz. Bu kez şirkete bir şart sunulur. “Tahsilatınızı bu ödeme kuruluşu yapsın. Şarj istasyonları için altyapısı zaten hazır. Bankalarla işiniz çok uzun sürer” derler. İşte ödeme kuruluşları böyle devreye girer. Ödeme kuruluşuyla yapılan anlaşmada komisyonun bir kısmı Adil Karaismailoğlu’na, bir kısmı da Ömer Fatih Sayan’a ayrılır. Ödeme kuruluşu müsait bir vakitte bu parayı nakit çeker. Para da bir şekilde doğrudan Ömer Fatih Sayan’a ve Adil Karaismailoğlu’na gider.
Bu para akışı ve o anda el değiştiren rüşvet paraları yüzünden, ödemelerin tek bir mobil uygulamadan yapılması için EPDK’dan asla karar çıkartmazlar. Fon soruşturmasının geleceği belli olunca Ömer Fatih Sayan için geçebileceği en güzel yer EPDK Kurul üyeliğiydi. O da orada nöbetçi gibi, işletmeci ortak gibi kaldı.
Çevrenizde şarj istasyonu işleten şirketlerden tanıdıklarınız varsa bu durumu onlara sorun.