Kendisini pazarlamaya çalışan kocasını
öldüren Çilem Doğan’ın tarihi savunması bugün çok daha anlamlı:
“Erkekler takım elbise giyip önüne bakınca cezası iniyor, benim takımım, kravatım yok, annem apar topar bu tişörtü bulabilmiş. Bir de ne yalan söyleyeyim hayatta kalmış olmanın saklayamadığım bir sevinci var içimde. Şu adliye koridorlarında yüzüm mor şekilde çok dolaştım koruma kararları için. Başka bir seçeneğim kalmamıştı. O ölmese ben ölecektim. O size beni pazarlamaya karar verdiğini söylemeyecekti başka adamların koynuna beni sokma planlarını anlatmayacaktı benim patlıcan fazla pişti diye perdeler azıcık kirlendi diye masada kırıntı kaldı diye yediğim dayakları söylemeyecekti. Kaç kere hastanelik olduğumdan bahsetmeyecekti. Çay bahçesinde çekilmiş bir fotoğrafım var. Biraz yan gülmüşüm. Belki de o fotoğrafı gösterip namussuz karılar gibi çıkmış filan diyecekti. Karısını başka adamlara satan o değilmiş gibi “namusumu temizledim” diyecekti. Siz onu 3-5 yılla yargılayıp namusu kirlendi diye mazur görüp yandan gülüşümü tahrik sayıp bir de üzülecektiniz adama. Oysa namus benimdir Hakim Bey bir kağıda imza attık diye kimselere bırakmam.”
@meneymn gerçekten her şey ters işliyor bu ülkede çok yazık yarınların mimarları olan çocuklara verdiğimiz değer göz yaşarttı yani(ben de o gençlerdenim zor bela okumaya çalışıyorum 🤧)
@Onurinal77Inal ne ceza verilirse verilsin(ki verilirse) çocuğun psikolojisi düzelmeyecek kim bilir kimse bilmeden böyle şiddete mağruz kalan kaç çocuk var çocuk benim değil mi ister överim ister döverim zihniyeti😭 çocuğu yapmakla anne baba olsunsa keşke