Ülkemizde AKP'nin imza attığı hukuksuzluklara ve rezilliklere ne kadar odaklanıyorsak, seçmenlerinin bu konuda bir özeleştiri yapmıyor oluşuna da odaklanmamız gerekiyor.
"Yanlışa yanlış de, doğruya doğru" diye seçim müziği yapanlar, kendi yanlışlarına yanlış demiyorlar. Eskiden bahane olarak öne sürülen "dini hassasiyet" bahanesi de geçerliliğini yitirmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nde kendi değerlerine en çok zararı veren parti, AKP hükümetidir. Körü körüne yapılan bir particilik ne ahlaka ne milliliğe, ne de inanca hiçbir şeye sığmamaktadır. AKP'li vatandaşlarımız artık verdikleri oyların ülkemizi nereye getirdiğini görmeli ve bir özeleştiri yapmalıdır.
Hiçbir AKP'li vatandaş seçimi yüzünden aşağılanmamalı, onlara gerçekler daha net aktarılmalıdır.
Demlihane...
Yaklaşık bir sene önce bugünlerde, meydanlarda farklı siyasi gruplardan grup grup gençler vardı. Ama bugün aynı meydanlarda grup grup DEM sempatizanları ve Grup Yorum dolaşıyor.
CHP'yi eleştirdiğimiz halde, Saraçhane'ye geçen sene biz de destek vermiştik, çünkü siyaset üstü bir tepki vardı, olması gereken de buydu. Ancak CHP bizim gibi düşünen Türk gençlerinin destek vermemesi için çok çaba sarf etti. Bu mühim protestoları CHP mitingine kasten ve bilerek çevirdi. Bu ucuz mitinglerde "Apo'nun heykelini dikeceğiz" diyen Demirtaş'a selamlar gönderdi, ve dahası...
CHP inatla AKP'nin işine yarayacak adımlar atıyor, hem de koşar adım...
Bu ülkede Kürt sorunu yok!
Başta İsrail ve ABD'nin, coğrafyamıza ekmeye çalıştığı ayrılıkçı zehirli tohumlar asla yeşeremeyecektir. Kin ve zulümle sulanan tohumlar günün sonunda kendi kendini eritecektir. Kendi geleceğini başka ülkelerin ellerinde arayanların elleri tarih boyunca daima boş kalmıştır ve kalmaya da devam edecektir.
Bugün sanki onlardanmışçasına Kürt vatandaşlarımızın kulağına eğilip sözde "bağımsızlık" vesvesesi veren şeytan devletlerinin Kürt vatandaşlarımızı manipüle etmesine geçit vermemek gerekir.
Kurucu önder Atatürk'ün döneminde de İngilizler tarafından benzer politikaların Musul meselesi sebebiyle uygulandığı, artık tarihi bir gerçek olarak bilinmektedir. Derdi bağımsızlık gibi görünen ancak tek derdi kendi istikbali olan kesimlerin, aradan bir asır geçmesine rağmen bir noktaya varamadığını görmek düşündürücü değil midir?
Bizler inatla genellemelerden uzak durmak mecburiyetindeyiz. Bugün gerek eğitimsizlikten, gerek düşüncesizlikten kendi milletinin geleceğini başka devletlere düğümleyenler artık bu yanılgıdan uyanmalıdır.
DEM ve türevleri hiçbir zaman Kürtleri temsil etmemiştir, Kürt vatandaşlarımız kendine sormalıdır böyle utanç verici bir suçtan hüküm giyenler mi sizleri temsil edecek? Yoksa elinde sözde devlet İsrail'in bayrağıyla şarkı söyleyenler mi?
Bir asrı aşkın süredir kullanılmaya çalışılan Kürtler artık bu gerçeklerin farkına varmalı ve farkındalıklarını da çekinmeden ortaya koymalıdır. Milliyetçi vatandaşlarımız isabetsiz genellemelerden kaçınmalı ve aldatılmış olan bir toplumu eliyle düşmanın avcuna bırakmamalıdır.
Eleştiri yerine saldırı olduğundan bahsettiniz, şunu açıkça söyleyelim; tabanda onlarca samimi genç varken 50-60 yaşında FETÖ iltisaklı *birden çok şahıs* bu partide aday yapılıyorsa, öne çıkartılıyorsa biz bunu eleştirmeyiz, ifşa ederiz. Zarar göreceklerse dileriz ki daha büyük zarar görsünler bu ifşadan dolayı. Çünkü bunu hak etmişlerdir.
Dokunulmazlık verdikleri şahıslar bu gibi şahıslar olduğu sürece bu şahıslar hükümete de ülkedeki yanlışlara da dokunmayacaktır.
Siz "hatasız kimse yok, mecburuz" dediğiniz sürece hatalarının sayısı artacak. "Hata istemiyoruz, düzgün iş yapacaksınız" deyip baskıyı kurduğunuz zaman hataların azaldığını göreceksiniz.
Siyasilerin bu umursamazlığının, alelade FETÖ iltisaklı şahısların aday yapılabilmesinin arkasında sizin her şeye rağmen "hatasız kimse yok ki" deyişiniz yatıyor.
Bize satın alınmış diyen hesaplara baktığımız zaman şunu görebiliyoruz, profillerinde genelde hep belli bir siyasi parti ya da kişi övülür. Hiçbir kusurundan bahsedilmez, son çareymiş gibi lanse edilir. Fotoğraf koyulabilecek her alana onun fotoğrafı koyulur, onun sözleri alıntılanır, onun hakkında konuşulur.
Bu kişiler satın alınmadıklarını iddia ederler, ama profillerinde genelde halkın çok üstünde standartlarda yaşayan insanlar vardır.
O insanların dokunulmazlıkları, sonsuz imkanları vardır. Ama yine o insanlar bizim yaptığımız muhalefeti de yapmazlar. Dokunulmazlıklarına rağmen...
Kendilerine dokunulduğu zaman hemen burunlarını kıvırıp "bunlar satın alınmış" derler. Biz hep meydan okuyoruz, buyursunlar notere gidelim, mahkemeye gidelim. Tüm yönetimdeki arkadaşlarımızın malvarlıkları araştırılsın. Bir siyasiden, iş insanından ya da bir kurumdan beş kuruş dahi olsa bir gelir söz konusuysa oluşumu dağıtalım.
Bu meydan okuma yazılı bir şekilde burada da sabit, hukuken geçerlidir. Kağıt getirirlerse imza da atarız. Ama getirmeyecekler. Onlar kağıtlarla imzalarla sadece çıkarları söz konusu olduğu zaman uğraşan insanlardır.
Cevap yok engel var.
Bu da haklılığımızın bir tescili olarak burada kalsın.
Raporu oluşturan arkadaşımızı engellemeye çalışmış.
Bu saygısızlığın bir yaptırımı olarak şahsı yarın akşama kadar CBH Arşiv'e de ekleyeceğiz.
Ardından İYİ Parti dosyasını da güncelleyeceğiz.
Ayrıca yedeklediğimiz paylaşımlarını da hesabından kaldırmaya çalışmış.
Arşiv unutmaz.
@2727mmg2727